

Pasifik Okyanusu’nda ortaya çıkan ve ekvator çevresindeki suların normalden daha fazla ısınmasıyla oluşan El Nino, küresel hava sistemlerini etkileyen doğal bir iklim olayı olarak biliniyor. Ancak bilim insanları, yaklaşan El Nino’nun sıradan bir döngüden çok daha güçlü olabileceğini belirtiyor. Bazı iklim modelleri, bu olayın 1950’den bu yana kaydedilen en şiddetli El Nino olabileceğini gösteriyor.
Geçmişte yaşanan 1982-83, 1997-98 ve 2015-16 El Nino olayları dünya genelinde ciddi ekonomik ve çevresel krizlere yol açmıştı. Araştırmalar, özellikle 1997-98 dönemindeki “Yüzyılın El Ninosu”nun trilyonlarca dolarlık ekonomik kayba neden olduğunu ortaya koyuyor.

Bilim insanları, El Nino’nun etkilerinin her bölgede farklı hissedileceğini vurguluyor. Bazı ülkelerde sel ve fırtınalar yaşanırken, bazı bölgelerde uzun süreli kuraklık ve tarımsal kayıplar görülebilecek. Okyanus sıcaklıklarının artması nedeniyle mercan beyazlaması ve deniz ekosistemlerinde ciddi hasarlar da bekleniyor.
İklim uzmanları, El Nino’nun tek başına her hava olayının nedeni olmadığını da belirtiyor. Bu sistem, belirli bölgelerde aşırı hava koşullarının görülme ihtimalini artırıyor. Örneğin ABD’nin güneyinde yağışların artması, kuzey bölgelerinde ise daha ılıman bir kış yaşanması bekleniyor.

Bilim insanlarına göre iklim değişikliği nedeniyle bu El Nino geçmiş örneklerden farklı sonuçlar doğurabilir. Küresel okyanus sıcaklıklarının zaten rekor seviyelerde olması, hava sistemlerini daha öngörülemez hale getiriyor.
Uzmanlar, yaklaşan Süper El Nino’nun yalnızca geçici bir hava olayı değil, uzun vadeli ekonomik, çevresel ve insani sonuçlar doğurabilecek küresel bir kriz riski taşıdığı görüşünde. Özellikle iklim değişikliğiyle birleşen bu süreçte, dünya genelinde milyonlarca insanın aşırı hava olaylarından etkilenebileceği belirtiliyor.

yenibakış gazetesi-kktc son dakika