

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği” Resmî Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile Türkiye’de ilk kez “yeni gıda” kavramına ilişkin kapsamlı bir mevzuat oluşturulurken, piyasaya sunulacak ürünler için sıkı denetim ve izin şartları getirildi. Tebliğle birlikte hangi ürünlerin yeni gıda kapsamında değerlendirileceği de netleşti.
‘Mucize’ ürün adı altında internet üzerinden satışa sunulan yeni nesil takviyeler ve ithal gıdalar açısından bu düzenleme kilit öneme sahip. Tebliğe göre artık firmalar yalnızca ürün etiketiyle başvuru yapamayacak. Bakanlığa kapsamlı teknik dosyalar sunmaları gerekecek.
Dosyada, ürünle ilgili toksikolojik çalışmadan, risk değerlendirme analizine, üretim sürecinden, güvenilirlik raporuna her veri ayrıntılı şekilde yer alacak.

Yeni sisteme göre bir ürünün piyasaya çıkabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki bilimsel komisyon tarafından değerlendirilmesi gerekecek. Başvurularda ürünün üretim süreci, bileşimi, insan sağlığı açısından risk oluşturup oluşturmadığı ve tüketiciyi yanıltıp yanıltmayacağı gibi kriterler incelenecek. Bir ürünün insan sağlığı açısından risk taşımaması, tüketiciyi yanıltmaması ve beslenme açısından dezavantaj oluşturmaması gerekecek.
Düzenlemede dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise domuz ve böcek kaynaklı ürünlere ilişkin madde oldu. Yönetmeliğin 7’nci maddesinde, “Domuz ve böcek kaynaklı bir yeni gıda ile ilgili başvuru/bildirim kabul edilmez ve bu gıdalar yeni gıdalar listesinde yer almaz” hükmü yer aldı. Böylece bu tür ürünlerin yeni gıda statüsü kapsamında piyasaya arz edilmesinin önü kapatıldı.

Bakanlık ayrıca Avrupa Birliği mevzuatına uyum kapsamında hareket edecek. Yönetmelikte, AB’nin 2015/2283 sayılı “Yeni Gıdalar Tüzüğü”nün esas alındığı belirtildi. Böylece Türkiye’de yeni nesil gıdalar için AB benzeri bir izin ve denetim mekanizması kurulmuş oldu.
Öte yandan yönetmelik, “geleneksel gıda” başlığı altında başka ülkelerde uzun yıllardır tüketilen bazı ürünler için özel prosedür de içeriyor. Bir ürünün başka bir ülkede en az 25 yıllık güvenli tüketim geçmişine sahip olduğunun belgelenmesi halinde, daha hızlı değerlendirme süreci uygulanabilecek.
Yeni düzenleme ile birlikte Bakanlık, piyasaya arz sonrası izleme sistemi de kurabilecek. İnsan sağlığı açısından risk oluşturabilecek durumlarda ek veri talep edilebilecek, gerektiğinde ürünlerin kullanım koşulları değiştirilebilecek veya piyasadan kaldırılması gündeme gelebilecek.
Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, mevcut işletmelere uyum için 30 Haziran 2027’ye kadar süre tanındı. Bu tarihten önce piyasaya arz edilen ürünler ise raf ömrü sonuna kadar satışta kalabilecek.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika