

Merkez Bankası (TCMB), artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişlerin etkisiyle, enflasyon tahminlerinde güncellemeye gitti.
Dün açıklanan İkinci Enflasyon Raporunda yıl sonu TÜFE beklentileri 2026 için %26, 2027 için %15 ve 2028 için %9’a yükseltildi. Enflasyon ara hedefi de bu yıl %16’dan %24’e revize edildi.
TCMB’nin 2026 yılı projeksiyonlarına baz oluşturan varsayımlarda da güncellemeler öne çıktı. Bu kapsamda küresel büyüme endeksi %2,3’ten %1,7’ye çekildi. Petrol fiyatları tahmini de 60,9 dolardan 89,4 dolara yükseltildi.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bölgedeki gerilimin ve enerji arzındaki baskıların ne kadar süreceğinin en temel soru olarak durduğunu, enflasyonist etkilerin de kısa vadede canlı kalacağını değerlendirdiklerini belirterek “Bu bağlamda dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü, yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Yaşanan etkilerin orta vadede enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşuyla şekillenecek. Fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçları kullanmaya devam edeceğiz” dedi.
Enflasyonda yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin olduğunu da vurgulayan Karahan, “Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak” ifadelerini kullandı.

Raporun ardından Kuveyt Türk Yatırım tarafından yapılan değerlendirmede, TCMB’nin daha temkinli bir politika patikasına geçtiği ve sıkı para politikası duruşunun uzun süre korunacağına yönelik yönlendirmesini güçlendirdiği belirtilerek, “Önümüzdeki dönemde de enerji fiyatlarının seyri, kur geçişkenliği ve enflasyon beklentilerindeki katılık, para politikası görünümü açısından belirleyici ana unsurlar olmaya devam edecektir” görüşü dile getirildi.
İş Yatırım ise TCMB’nin 11 Haziran’daki ilk Para Politikası Kurulu toplantısında “pas” geçeceği tahmininde bulunarak “Hürmüz Boğazı’nın tanker trafiğine haziranda açıldığı, petrol fiyatlarının ise jeopolitik risk primi sebebiyle savaş öncesinden daha yüksek bir seviyede dengelendiği baz senaryomuzda, temmuz-ağustos aylarında fonlamanın kademeli olarak %37 düzeyindeki politika faizine kaydırılacağını öngörüyoruz” denildi.
Raporda; eylül, ekim ve aralık aylarındaki PPK toplantılarında ise 100’er baz puanlık 3 faiz indirimi yapılabileceği ve yılın %34 politika faizi ile tamamlanabileceği tahmini paylaşıldı.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika