

Ağız gargaraları uzun süredir ağız hijyeninin önemli bir parçası olarak tanıtılıyor. Ancak diş hekimleri, düzenli kullanımın herkes için gerekli olmadığını ve diş fırçalamanın yerini tutamayacağını belirtiyor.

Uzmanlara göre ağız gargaraları florür ve antibakteriyel maddeler içerse de, diş fırçalamaya kıyasla çürük ve diş eti hastalıklarını önlemede daha zayıf kalıyor. Ayrıca bazı ürünlerde bulunan alkol ve güçlü antiseptiklerin uzun süreli kullanımda sağlık riskleri oluşturabileceği belirtiliyor.
Bazı araştırmalar, ağız gargarasının aşırı kullanımının ağız kanseri ve kalp sağlığıyla ilgili risklerle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Yapılan araştırmalar, klorheksidin ve setilpiridinyum klorür içeren bazı ağız gargaralarının kalp hastalığı riskini artırabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu maddeler, ağızdaki zararlı bakterileri yok ederken vücut için faydalı bakterilere de zarar veriyor. Özellikle sebze ve salatalardan alınan nitratların, kalp ve damar sağlığı için önemli olan nitrik okside dönüşmesine yardımcı olan bakterilerin azalması endişe verici olarak görülüyor.
Birmingham Üniversitesi’nden Dr. Praveen Sharma, ağızdaki bakterilerin görevlerini yeni yeni anlamaya başladıklarını belirterek, “Tüm bakterileri ayrım yapmadan yok etmek doğru olmayabilir” diyor.
Uzmanlar ayrıca, ağız kokusunu sadece gargara ile gidermeye çalışmanın sorunun kaynağını çözmediğini, asıl nedenin çoğu zaman diş eti hastalıkları olduğunu vurguluyor.

Bunun yanında bazı gargaralar özel durumlarda faydalı olabiliyor. Özellikle diş çürüğü riski yüksek kişilerde, diş hekiminin önerisiyle kısa süreli kullanımın destekleyici olabileceği ifade ediliyor.
Uzmanların görüşüne göre ağız gargarası, düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımının yerine geçmemeli. Çoğu insan için günlük kullanım gereksiz görülürken, en doğru yaklaşımın diş hekimi tavsiyesiyle ve ihtiyaç halinde kullanmak olduğu belirtiliyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika