Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu, Mısır’da düşürülen Rus uçağının ardından Rus pazarından pay alabilmek adına yapılan girişimlerin birtakım olumlu sinyallerinin alındığı bir ortamda Türkiye tarafından Rus jetinin düşürülmesinin bu pazardaki umutları söndürdüğünü vurguladı
Sucuoğlu, “Geçen haftalarda özellikle Mısır’a turist yollayan büyük tur operatörlerinden en büyüğü KKTC’ye geldi ve bizimle toplantı yaptı. Tüm KKTC’ye inen bize bağlı ya da Kıbrıs’la bağlantısı olan özel uçak şirketlerinin yetkilileri bakanlığa davet ettim ve bu pazardan pay alabilmek adına birtakım formüller ürettik. Ama biz Rus pazarına adımımızı atmaya çalışırken bu olayın olması bizim için çok kötü oldu” şeklinde konuştu.
Sucuoğlu, bu olumsuz gelişmenin ardından Türkiye ve KKTC’yi “Yasaklı” listesine alan Rusya’nın bu tavrı karşısında tur operatörlerinin de çok da istekli olmamalarına rağmen mecburiyeten Güney Kıbrıs’a yöneldiklerine işaret etti.
Ülke turizminin içinde bulunduğu sıkıntılara da değinen Bakan Sucuoğlu, turizmin “Lokomotif” sektör olarak adlandırılmasına karşın bakanlıklar arasında en az bütçenin turizme ayrılmasını eleştirdi.
Bakan Sucuoğlu, Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun geçtiğimiz günlerde istifa etmesinin ardından ortaya çıkan yeni durumla ilgili ise, “Sn. Aşıkoğlu’nun istifası siyasi bir karardır. Aramızda hiçbir sorun yaşanmadı hatta birçok katkılarını gördük. Bu artık geride kaldı bizim şimdi beklentimiz Sn. Cumhurbaşkanının bir süreden beridir önünde bekleyen Sn. Dana’nın atama kararını imzalamasıdır” dedi.
Özlem ÇİMENDAL
Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu, Turizmin çok kırılgan bir alan olduğunu ifade ederek, Türkiye tarafından Rusya uçağının düşürülmesi olayının Türkiye’nin yanında KKTC’yi de dolaylı olarak etkilediğini söyledi. Ülkeler arası herhangi bir olayın, o ülkeleri ve işbirliği içerisinde olan ülkeleri de doğrudan etkilediğini anlatan Sucuoğlu, “Rusya-Türkiye arasında yaşanan gerginlik şüphesiz Türkiye’ye olumsuz yansıdı. Türkiye’ye Rusya’dan çok turist geliyordu özellikle Antalya’ya. Bize çok belirleyici bir etkisi yoktu. Ancak Mısır’da uçak düşmesi olayından sonra Rusya, Mısır ve Afrika’yı iptal etti” dedi. Sucuoğlu, Turizm Bakanlığı olarak gerginlik öncesi birçok çalışma yaptıklarını ve KKTC’nin Rusya pasta payından ne kadar alabilirin peşine düştüklerini ancak son yaşanan olayların bu çalışmalara olumsuz etki ettiğini dile getirdi.
“Rus pazarına adım atmaya çalışırken Türkiye-Rusya gerginliği oldu”
Türkiye-Rusya arasındaki gerginlik tırmanmadan önce KKTC Turizm Bakanlığı olarak Türkiye’nin Rusya’yla yumuşak ilişkiler kurmasından faydalanmak amacıyla birtakım çalışmalar yaptıklarını ifade eden bakan Faiz Sucuoğlu, “Geçen haftalarda özellikle Mısır’a turist yollayan büyük tur operatörlerinden en büyüğü KKTC’ye geldi ve bizimle toplantı yaptı. Tüm KKTC’ye inen bize bağlı ya da Kıbrıs’la bağlantısı olan özel uçak şirketlerinin yetkilileri bakanlığa davet ettim ve bu pazardan pay alabilmek adına birtakım formüller ürettik . Ama biz Rus pazarına adımımızı atmaya çalışırken bu olayın olması bizim için çok kötü oldu” şeklinde konuştu.
“Türkiye ve KKTC tur operatörlerine yasaklandı, Güney kazançlı çıktı”
Faiz Sucuoğlu, gerginlik sonrası KKTC’de ağırladıkları büyük tur operatörlerinden olumsuz cevaplar aldıklarını belirtti. Sucuoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “KKTC’ye gelen büyük tur operatörleriyle toplantıdayken grup grup turların iptal edildiğine şahit oldum. Toplantı esnasında telefon trafiğiyle iptal kararlarının üzerine acaba bunları KKTC’ye çekebilir miyiz diye, teklifte bulundum ancak Türkiye ve KKTC’nin kesinlikle yasak olduğu talimatı verildiği bilgisini aldım” dedi. Büyük tur operatörlerinin Türkiye ve KKTC’nin yasak listesine alınmasıyla, istemedikleri halde turları Güney Kıbrıs’ta Baf’ta eski bir otele yönlendirmek zorunda kaldıklarına şahit olduğunu anlatan bakan Sucuoğlu, yaşanan gerginliğin Türkiye’ye olduğu kadar KKTC turizmine de önemli kayıplar yaşattığına değindi.
“Ortaya çıkacak rekabet ortamı KKTC’ye kaybettirir”
Bakan Sucuoğlu, Türkiye-Rusya arasında yaşanan bu gerginliğin devam etmesi halinde iki tarafın da ciddi zarar göreceği ve 2016 turizminin kaybettireceği görüşünü ortaya koyarak “Bizim Rusya’yla direkt bir bağlantımız olmamasına rağmen bu gerginliğin bize dolaylı olarak etkisi mutlaka olacaktır” şeklinde konuştu. Sucuoğlu, bu durumun Türkiye’nin özellikle Antalya’nın otellerinde boşluk oluşturacağı bunun da ciddi bir rekabet ortamı yaratacağına değinerek, KKTC turizminin de bu rekabetin ortaya çıkaracağı fiyatlar karşısında zarara uğrayacağını vurguladı.
Tüm bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra Türkiye ve Rusya arasında yaşanan gerginliğin devam etmesi halinde doğal gazının büyük bir bölümünü Rusya’dan alan ve kendi beyaz etini Rusya’ya ithal eden Türkiye’nin bu gerginlikten olumsuz etkileneceğine de dikkat çeken bakan Sucuoğlu, “Türkiye’nin doğal gazının büyük bölümünü aldığı kendi beyaz etini sattığı bir ülke bu gerginliğin yansımasının baskıları, her alana yansıyacaktır ama iki ülkenin çıkarları bu yanlış anlaşılmanın daha önündedir” dedi.
“Erdal Camgöz’ün ve yaptığım rehberlik mesleğinin çok katkısı oldu…”
Konuşmasında bir hekim olmasına karşın turizimle olan ilgiisinin uzun yıllar öncesine dayandığını anlatan Bakan Sucuoğlu, KKTC turizmine katkıları yadsınamayacak olan eski turizmcilerden Erdal Camgöz’ün eniştesi olduğunu ve ondan turizm alanında bilimsel olarak birçok şey öğrendiğini belirtti. Faiz Sucuoğlu, “Erdal Camgöz rahmetli eniştem turizmi yaşam şekline sokan biriydi ve ondan ben çok şey öğrendim. Yıllarca süren turizm sohbetlerimizin bana çok katkısı oldu. Bilimsel anlamda A’dan Z’ye turizmi anlatması aslında bana farkında olmadan bilinçaltında turizmi aşıladı” dedi.
Rehberlik yaptığı dönemlerdeki bilgi birikiminin de şu anda çok faydasını gördüğünü inkar edemeyeceğini söyleyen bakan Sucuoğlu, “Rehberlik yaptığım dönemlerde duyduğum şikayetlerin hepsi 35 sene sonra yine aynı. Üzüldüğüm taraf da bu. Hala bunları duyuyorsak demek ki bir şeyleri biz yapıyormuşuz gibi yaptık şimdiye kadar” ifadelerini kullandı ve 35 senede hiçbir şeyin değişmediğini görmenin üzücü olduğunu söyledi.
“Turizm üvey evlat muamelesi görüyor”
Turizmin lokomotif bir sektör olarak değerlendirilemediğini, hep boş nutuklar atıldığının altını çizen bakan Sucuoğlu, bir diğer sorun olan bakanlığa ayrılan bütçenin yetersizliği konusuna da değinerek şu ifadeleri kullandı: “En düşük bütçe bu bakanlıkta. Turizm üvey evlat muamelesi görüyor. Devlet planlama örgütünün istatistiklerine göre; Tüm ülkenin ihracatı 140 milyon. Turistin ise bu ülkeye soktuğu 750 milyondur gerisini siz düşünün. Ülkenin yöneticileri ve bu işin karar vericileri önce şuna karar verecek; eski usul popülist yaklaşım, o alınmasın, bu üzülmesin politikasıyla mı yoksa gerçekçi olarak bilimsel gerçek metotlarla mı bu iş yürütülecek? Buna karar verilip öyle hareket edilecek.”
“Üniversiteler ve turizm KKTC’nin iki önemli lokomotifi”
Bu ülkenin iki önemli lokomotif sektörü olduğuna dikkat çeken bakan Sucuoğlu, bunlardan ilkinin yükseköğrenim ikincisinin ise turizm olduğunu vurguladı. İngiltere’de yıllardır KKTC’nin reklamının yapılmadığını anımsatan Faiz Sucuoğlu, “Reklam yapılmadığı ve gerekli önem verilmediği için İngiltere’deki sektör çöktü. Bu işin reklamı için şu an 3 aylık bir bütçe çıkardık ve bu bütçeyle bir şeyler yapabilmek için çaba harcıyoruz. Bize ayrılan reklam bütçesi değil diğer Avrupa ülkeleri, Türkiye’de yapacağımız reklamın yarısına yetmez. Turizm hak ettiği değeri, ne yönetim kadrolarından ne de halktan görmüyor. Turizmde emeklemeye devam ediyoruz” dedi.
“Anadolu insanı KKTC’yi bilmiyor”
Ülkede turizmin hak ettiği yerde olmadığını bakanlıklara ayrılan bütçede bile en az bütçeye sahip olduğunu yineleyen bakan Sucuoğlu, “Bütçemiz yeterli olmadığı için biz de gidip sponsor arıyoruz. Projelerimiz karşılığında Anavatan’dan destek almak için çalışıyoruz. Bu yılı Türkiye’de Kıbrıs yılı ilan etme çalışmalarımız oldu ancak Türkiye’deki seçimler ve sürenin kısa oluşu nedeniyle bize 2017’ye bırakmamızın daha uygun olacağı söylendi. Tabii ki bu oturup bekleyeceğiz anlamına gelmiyor” dedi. Ankara ziyaretleri kapsamında KKTC’yi tanıtmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını ve toplantıda KKTC’nin Anadolu halkı tarafından tanınmadığını vurguladığını söyleyen bakan Sucuoğlu şu ifadeleri kullandı: “Katıldığım toplantıda kendimizi tanıtmak için Avrupa’yı ön sıraya koyduk ama siz de bizi tanımak için çaba göstermiyorsunuz dedim. Anadolu insanının KKTC’yi tanımadığından bahsettim. Bu çerçevede turizm açısından Türkiye’den kültür turizmi olarak KKTC’ye gelecek ve bizden de Türkiye’ye gidecek olan insanlarla bu tanıtımı yapabileceğimizi ve gelinen noktaya dikkat çektim.”
“Muhatabımızı projelerimize inandırmalıyız”
Türkiye’den turizme katkı sağlayabilecek turist potansiyelinin azımsanmayacak derecede önemli olduğuna dikkat çeken bakan Sucuoğlu, “Bu konuda ciddi çalışmalarımız var. 8 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, yurt dışına gidiyor. Bunların yüzde 10’u bize gelse KKTC ekonomisine katkısı mükemmel olur. Kültür turizmi altında bize Türkiye’den gelecek olan turistler, hem birbirimizi tanımamız açısından yararlı olacak hem de KKTC ekonomisine katkı sağlayacak. Önümüzdeki haftalarda bir ziyaretimiz daha olacak Türkiye’ye ama sunacağımız projelerimize inanarak bunları yapmamız gerekiyor. Muhatabımıza da bunu inandırarak bu işi yürüteceğiz. Gidip aman bizim bütçemiz yok mızmızlanmalarıyla değil. Gerçekçi çabalayan bir imajla bu işi yapmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“KKTC turizmi büyük tur operatörleriyle boy ölçüşemiyor”
KKTC’nin turizm kapasitesinin standartların altına ve büyük tur operatörleriyle boy ölçüşemeyecek seviyede olmasından yakınan bakan Sucuoğlu, “Bizim şu an 19 bin 320 civarı bir yatak kapasitemiz var. Biz bu kapasiteyle hiçbir büyük tur operatörüyle anlaşamayız” diyerek başka bir eksiğimiz olan turizm mantığı konusundaki farkındalığa dikkat çekti. Sucuoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir ülkede turizmin yapılabilmesi için o ülke insanının 7’den 77’ye o farkındalığı yaşaması lazım. Halka bir sitemde bulunmuyorum ama halkta da o farkındalık yaratılmadı. Halkta şu mantığın oluşması lazım ‘ben KKTC’de bir turisti memnun edersem, o bir kişi de bana 10 kişi getirir.’ Bizde henüz bu mantık yerleşmiş değil. KKTC’ye gelen turistlerden alınan eleştirilerden açık ara anlıyoruz ki çevre kirliliği bu konuda çok belirleyici. Turizm ülkesi dediğinizde bunlardan artık söz edilmemesi gerekir. Bizim yaşadığımız bu sorunlar 30 yıl öncesindeki turizm ülkelerinde yaşanırdı. Bir kedi ya da köpek ölüsü haftalarca yol kenarlarında duruyor. Bunlar turist için çok önemli. Burada sadece görev bakanlık ve belediyelere düşmüyor, burada halka da 7’den 77’ye görev düşüyor.”
“Zekai Altan olayında suçlu yetkililerdir”
Geçtiğimiz haftalarda Eko turizmi yapan Zekai Altan’ın iş yerini yakması olayında sorumluların devlet yetkilileri olduğu ve devletin turizme sahip çıkmadığı eleştirilerine yanıt veren bakan Sucuoğlu ŞÖYLE KONUŞTU: “Zekai Altan’ın yaptığı ilgi turizmi, dünyada da var olan bir turizmdir. Bu olayda aslında evet suçlu yetkili kişilerdi neden derseniz. Bu turizm için yetkililer insanlara gösterdikleri yer çok yanlış bir seçimdi. Zekai Bey sadece bunun bir örneği. Eko-argo turizmiyle uğraşan işletmelerin birçoğu şu an borç batağında. Bunların çoğu aile işletmesidir. Ve bir iki istisna dışında hepsi dibe vurmuş durumda. Bu turizm için izinler Çatalköy, Beşparmaklar, Tatlısu bölgelerine verilmeliydi çünkü bu bölgelerin alt yapıları bu turizm için uygundu. Zekai Bey eko-argo turizmi meslek olarak görüp bu işe soyunan bir isim. Göreve geldiğimde olayla hemen ilgilendim. Çaba gösterdik, haczi erteletmeye çalıştık ama olmadı. Biz sahip çıkılacağını bekledik ama çıkılmadı. Son olarak da bir kampanya başlattık ve bu işi hallettik. Duyarlı insanlara da çok teşekkür ederiz. Bu kampanya sayesinde avukata gerekli ödemeyi yaptık.”
“Aşıkoğlu’nun istifası siyasi bir karardır”
Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun görevinden istifa etmesinin ardından ortaya çıkan durumla ilgili bir soruya ise Bakan Sucuoğlu şu yanıtı verdi: “Aşıkoğlu’nun istifası siyasi bir karardır. Bu kararın ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu ileriki zamanda yaşayarak göreceğiz. Benim kendisiyle hiçbir problemim olmadı. Şüphesiz çok da katkıları oldu ama alınan karar, siyasi bir karardır. Günü geldiğinde ödenmesi gereken bir bedeli olursa bu da ödenir. Bu olayın tartışılmaya devam etmesi sektöre artık zarar verecektir. İnanıyorum ki boşalan makama gelecek olan eski kaymakam Sayın Kemal Deniz Dana disiplinli çalışma sistemiyle mevkie adapte olacaktır. Bu aşamada bizim beklentimiz Sn Cumhurbaşkanı bir süreden beridir önünde bekleyen Kemel Deniz Dana’nın atamasını imzalamasıdır”