DOLAR 47,84220,10%
EURO 55,37960,31%
ALTIN 6.737,190,68
BITCOIN 30164620%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Esnaf karamsar, sanayici umutlu

ABONE OL
3 Aralık 2018 17:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

KTEZO Başkanı Mahmut Kanber, Ekonomik ve temelli sorunların aşılmasının en temel birinci maddesinin üretim olduğunun altını çizen Kanber, ülke içerisindeki üretimin ithalattan daha önde olması gerektiğini ifade etti. KKTC’de ekonomik planlamanın üretim temelli ele alınarak yapılamaması durumunda ne ekonomik ne de sosyal olarak ayakta durmanın mümkün olmadığını da vurguladı


Bütçe planlamalarında esnaf grubunun hep göz ardı edildiğine dikkat çeken Kanber, oysa üreten ve ürettiği ile katma değer yaratan, yarattığı katma değer ile iç piyasadaki aktivitelerin gerçekleşmesini ve canlılığı sağlayan kitlenin esnaf ve küçük işletmeler olduğunun altını çizdi 


Kanber, 2019’da iflas etmiş bir KKTC istenmiyor ve var olan iflasların önüne geçmek isteniyorsa, toplumu anlayan, toplumun gücünü artıracak önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı


KTSO Başkanı Candan Avunduk da, Sanayi Odası olarak başlattıkları indirim kampanyasının direkt hane halkına yönelik olduğunun altını çizdi. Avunduk, vatandaşın cebini direkt etkileyecek bir uygulama ile alım gücü noktasında olumlu geriye dönüşlerin olacağını kaydetti. Avunduk, KKTC’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyleyerek, yeni durum ve düzene alışmanın, adapte olmanın kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı


Özlem ÇİMENDAL

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kanber ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, 2018 yılının sanayi sektörü ve orta-küçük esnafa etkilerini Yeni Bakış’a değerlendirerek, 2019’da sektörleri bekleyen tehlikelere dikkat çekti.   

KTEZO Başkanı Mahmut Kanber: Tek kurtuluşumuz üretim, üretim, üretim

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Başkanı Mahmut Kanber, KKTC’nin son 10 yılının ekonomik anlamda bir önceki yıla oranla daha aşağıya doğru giden bir ivme ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Kanber, bunun en büyük sebebinin de KKTC coğrafyasının ekonomik ölçekli planlamasında söz sahibi olamaması olduğuna işaret etti. 

KKTC’nin dışında cereyan eden olaylar, ülkeyi direkt etkiliyor 

Kanber, “Coğrafyamızın dışında olan ve cereyan eden tüm olaylardan gerek ekonomik gerek sosyal anlamda doğrudan etkilenen bir konumdayız. Dolayısıyla bu etkilerin bizim üzerimizde yaptığı ekonomik göstergeler bizi direkt olarak etkiliyor ve aslında bunun çözümleri de bizde değil. Bir ülkede var olan ekonomik sorunu çözmenin yolu o sorunla ilgili alınacak önlemler paketidir. Bizim ise o önlemleri alabilmemiz için ülkedeki ekonomik yapının ölçeğinin bizim elimizde olması gerekmektedir. Yani Merkez Bankamızın kontrolü bizde olmalı” dedi. 

Sorunların tek kurtuluş kaynağı üretim 

Ekonomik ve temelli sorunların aşılmasının en temel birinci maddesinin üretim olduğunun altını çizen Kanber, ülke içerisindeki üretimin ithalattan daha önde olması gerektiğini ifade etti. Kanber, ekonomik iyileşmenin sağlanması için gerekli olan hayati materyallerin hiçbirinin var olmadığını kaydetti. KKTC’de ekonomik planlamanın üretim temelli ele alınarak yapılamaması durumunda ne ekonomik ne de sosyal olarak ayakta durmanın mümkün olmadığını da vurgulayan Kanber, “Üreteceğiz, gayret edeceğiz ürettiklerimizi iç piyasada eritmeye çalışacağız. Doğru projelerin peşine düşerek, siyasi iradenin de desteği ile bu sorunları aşmaya çalışacağız” dedi.  

“Ekonomik ölçeğin içerisindeki en büyük pay esnafa aitken, ülke ekonomisinin planlamasında en az etkiyi gören yine esnaf”

TL’nin hızlı değer kaybı ve dövizden kaynaklı ekonomik krizin vurduğu KKTC’de bir diğer önemli sorunun da ülke esnafının içerisine düştüğü sıkıntı olduğunu anlatan Kanber, ülkede var olan 30 bin işletmenin 18 binini de küçük ve orta boy işletmelerin oluşturduğunu söyledi. Ekonomik ölçeğin içerisindeki en büyük payın esnaf kitlesine ait olmasına rağmen, ülke ekonomisinin planlamasında en az etkiyi gören grup olmasından kaynaklanan çok büyük sıkıntılar yaşandığını dile getiren Kanber, “Yıllık bütçeler içerisinde ekonomik göstergeler planlanırken turizm, yüseköğretim, inşaat diye başlar ve diğerleri diye adlandırılan kısımda da esnafların adı geçer” diye konuştu. 

Bütçede esnaf grubu hep göz ardı ediliyor

Bütçe planlamalarında esnaf grubunun hep göz ardı edildiğine dikkat çeken Kanber, oysa üreten ve ürettiği ile katma değer yaratan, yarattığı katma değer ile iç piyasadaki aktivitelerin gerçekleşmesini ve canlılığı sağlayan kitlenin esnaf ve küçük işletmeler olduğunun altını çizdi. Kanber,  “Olaylara makro açıdan bakan, mikro ölçeklerin, mikro işletmelerin çokluğu ile makronun oluşacağını anlayan ve bu vizyona sahip siyasi iradelerin var olması gerekir. Biz bunu 10 yıldır söylüyoruz ancak 10 yıldır henüz bu yönde atılan bir adım görmedik” şeklinde konuştu.

2018, 2017’den daha kötü geçti 

2018’in 2017’den olumlu anlamda hiçbir farkı olmadığı gibi ekonomik krizin de etkisi ile daha da çıkmaza girilen bir yıl olduğuna işaret eden Kanber, “2018’de bir de TL’nin yüzde 70’leri bulan değer kaybının yarattığı erozyonu yaşıyoruz. Hiç kimse sorumluluklarını yerine getiremediği gibi borçlarını da ödeyemiyor, çünkü çoğunluk TL kazanıp ödemelerin büyük bölümünü döviz üzerinden yapıyor. Elektriğini döviz üzerinde hesaplayarak TL’ye çeviriyor, arabasının, evinin taksitini döviz üzerinden ödüyor. Peki soruyoruz esnaf bu ölçekte nasıl yaşayıp, nasıl tutunabilir? Tutunamaz, bunların çözümleri yok mu, tabii ki var” ifadelerini kullandı. 

“KKTC planlama ile yaşamayı redden bir statükoya sahip”

KKTC’nin planlama ile yaşamayı redden bir statükoya sahip olduğuna dikkat çeken Kanber, “Planlı yaşamayı ve başka ülkelerde nasıl olduğunu tarif eder ancak iş uygulamaya gelince durum hiç de öyle olmaz. Biz planlı yaşamanın getireceği bazı sorumlulukları yerine getirmek istemiyoruz. Çünkü biz her istediğimiz olsun isteriz. Bunu isteyerek de plansız ekonomi, plansız büyüme, plansız nüfus, plansız inşaatlaşma, plansız öğrenci nüfusunun çoğalması, turizmin döviz getirisi lokomotif sektör olmasına rağmen yerel istihdam ve iç piyasaya etkisinin yetersizliğine neden olmuş oluyoruz” diyerek, KKTC’de sistemsizliğin sistem olarak kabul gördüğü bir yapının devam ettirildiğini ifade etti.    

Geçmişin bedeli şimdi ödeniyor 

Geçmişten günümüze kadar gerek siyasi istikrarsızlık gerekse de ekonomik-sosyal sorumsuzluğun bedelinin bugün ödendiğine dikkat çeken Kanber, mevcut yapının devam ettiği bir ortamda 2019’dan da çok fazla beklenti içerisine girilemeyeceğine işaret etti. Kanber, “2019’da TL’nin nasıl bir seyir izleyeceğini bilen biri varsa ancak o zaman öngörüde bulunabiliriz. Ancak şu an için bunu bilen veya gelişmeleri öngörebilecek bir durum söz konusu değildir” diye konuştu. 

“2019’da iflas etmiş bir KKTC istenmiyorsa harekete geçilmeli”

2019’da iflas etmiş bir KKTC istenmiyor ve var olan iflasların önüne geçmek isteniyorsa, toplumu anlayan, toplumun gücünü artıracak önlemlerin alınması gerektiğini savunan Kanber, aksi takdirde TL ile ilgili önlem veya plan yoksa ve öngörü üzerinden hareket edildiği surette ekonomik ve sosyal çıkmazın daha da içinden çıkılmaz bir hal alacağını söyledi. KKTC’nin Türkiye’nin pozitif ya da negatif seyrinden direkt etkilenen bir ekonomisi olduğunu söyleyen Kanber, pozitif gelişimin seyrinin olumlu negatif gelişimin etkisinin ise kat be kat daha fazlasının hissedildiğine dikkat çekti. Kanber, negatif etkinin KKTC’de daha fazla hissedilmesinin en büyük nedeninin de döviz endeksli ödeme ve girdi maliyetleri olduğunu ifade etti. 

KTSO Başkanı Candan Avunduk: KKTC’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, yeni durum ve düzene alışmalıyız

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Candan Avunduk da, 2018 yılının hem siyasi değişim yılı hem de ekonomik krizin kendini derinden hissettirdiği bir yıl olarak ülkeye çeşitli olumsuzluklar anlamında yansıyışının olduğunu kaydetti. 

2018 bütçe onayı gecikmesi olumsuz yansıdı 

2018 yılında bütçe onayının gecikmesi nedeni ile ekonomik aktivitelerin ciddi anlamda etkilediği KKTC’de siyasi istikrarsızlığın da ciddi zararlar vermesinin dörtlü koalisyon hükümetinin kurulması ile önüne geçildiğini savunan Avunduk, şiddetin bir nebze de olsa azaltıldığına işaret etti. 

Alınan önlemlerin 2019’da olumlu yansıyışı olacak 

Avunduk, KKTC’nin dövizin hızlı yükselişi TL’nin ciddi oranda değer kaybetmesinin sonucu olarak yaşanan ekonomik kriz içerisinde boğuştuğuna dikkat çekti. Avunduk, Türkiye Cumhuriyeti ile paralel bir ilerleyişe sahip olan KKTC’de de Türkiye’de alınan önlemlerin etkisinin hissedildiğini ifade etti. Avunduk, “2019’da tünelin ucunda ışık görülmeye başlandı” dedi. 

Avunduk, Türkiye ile paralel şekilde ekonomik seyrin yukarıya doğru hareketinin 2019’da kendisini olumlu anlamda göstereceğini kaydetti. 

“Direkt halkı etkileyen, vatandaşın cebini rahatlatan indirimler yaptık”

Sanayi Odası olarak başlattıkları indirim kampanyasının direkt hane halkına yönelik olduğunun altını çizen Avunduk, vatandaşın cebini direkt etkileyecek bir uygulama ile alım gücü noktasında olumlu geriye dönüşlerin olacağını kaydetti. Ticaret Odası’nın başlattığı kampanyaların etki alanlarının daha büyük ve genel ürünler üzerinden olduğu için halkı direkt rahatlatma adına etkisinin beklenen düzeyde olmadığına da işaret eden Avunduk, “Sanayi odasının atmış olduğu adım, halkın günlük ekmek, süt benzeri gibi maddelerde indirime gidilmesi yönünde oldu. Bu da vatandaşın cebine olumlu yansıdı” dedi. 

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, yeni duruma alışmalıyız”

KKTC’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyleyen Avunduk, yeni durum ve düzene de alışmanın, adapte olmanın kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı. 

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle