DOLAR 46,8805 0.09%
EURO 53,6909 0.28%
ALTIN 6.123,19-0,21
BITCOIN 2906777-1.15364%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Gidişat iç açıcı değil

ABONE OL
27 Kasım 2018 08:28
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Uzman Psikolog Şerife Çelik, bireylerin siyasal, toplumsal ve ekonomik nedenlerden dolayı göç yolunu seçtiğini ifade etti


Çelik, KKTC’de hem dışarıdan içeriye hem de içeriden dışarıya olan göç dalgasının  eğitim temelli gerçekleştiğini belirtti


Son 10 yıldır KKTC ekonomisinin sağlıklı bir yükseliş göstermemesinin de bireylerin yaşam şartları ve refah düzeylerindeki bozulmalara paralel olarak göç nedenleri arasında gösterebileceğine işaret eden Çelik, “Ekonomik açıdan göç yolunu seçen birçok birey oluyor” dedi


Kendi ait olduğu köklerinden bir başka kültüre, bir başka ülke bayrağının altına gitme ve farklı bir toplumsal yapıya girmenin bireylerde beraberinde bir karmaşayı da getirdiğinin altını çizen Çelik, bunun da toplumda uyum sorununun yaşanmasına neden olduğunu söyledi


Göç etmiş bireylerin çoğunda görülebilmesi oldukça yüksek olan diğer bir önemli sorunun da aidiyet duygusu olduğunun altını çizen Çelik, bu aidiyet kavramının birey üzerinde olumlu veya olumsuz çok ciddi etkileri ve çatışmaları da beraberinde getirebileceğine dikkat çekti


KKTC’de içeriden dışarıya olan beyin göçünün üzücü boyutlara ulaşmasına da değinen Çelik, aynı oranda dışarıdan içeriye olan yoğun göçün de ülke toplumsal yapısında farklılaşma, dönüşüm ve değişime neden olduğuna işaret etti. Her iki şekildeki göçün yüksek boyutlarda olduğuna vurgu yapan Çelik, bu yapıdaki göçün olumlu değil, aksine önüne geçilmesi gereken bir durumu doğurduğunu kaydetti

Özlem ÇİMENDAL

Hızla dışarıdan kontrolsüz göç alırken, bir yandan da hızla dışarıya göç veren KKTC’nin kanayan yarası olan “göç” sorununu Uzman Psikolog Şerife Çelik, Yeni Bakış’a değerlendirdi. 

Siyasal, ekonomik, toplumsal nedenler göçe zorluyor 

Bireylerin siyasal, toplumsal ve ekonomik nedenlerden dolayı göç yolunu seçtiğini ifade eden Çelik, toplumsal nedenlerin içerisinde eğitimin de sayılabileceğini kaydetti. Çelik, KKTC’de hem dışarıdan içeriye hem de içeriden dışarıya olan göç dalgasının eğitim temelli gerçekleştiğini söyledi. 

Son 10 yıldaki gelişmeler oldukça önemli 

Son 10 yıldır KKTC ekonomisin sağlıklı bir yükseliş göstermemesinin de bireylerin yaşam şartları ve refah düzeylerindeki bozulmalara paralel olarak göç nedenleri arasında gösterebileceğine  işaret eden Çelik, “Ekonomik açıdan göç yolunu seçen birçok birey oluyor” dedi. 

Başka kültür, başka bayrak altında yaşam kabul ediliyor 

Göç eden bireylerin çeşitli birçok sorunsalla karşılaşmanın yanı sıra hiçbir sorun ile karşılaşmama durumları da olabileceğine dikkat çeken Çelik, en önemli şeyin de göç eden birey tarafından her şeyden önce bir başka ülke bayrağı altında yaşamayı kabul etmesi olduğunu dile getirdi. Çelik, “Belki bir başka dille, belki bir başka yaşam şekli ile belki bir başka ülke kuralı ile alışılagelmiş ülke kurallarının dışındaki tüm bu olguları kabul ederek göçe karar veriliyor. Tüm bunların ötesinde toplumsal sıkıntılar ve siyasi, ekonomik iniş çıkışlar da bireyleri çeşitli şekiller ve boyutlarda etkileyebilir” şeklinde konuştu. 

Göç, kültürel-sosyal çatışmaları ve uyum sorununu getiriyor 

Kendi ait olduğu köklerinden bir başka kültüre, bir başka ülke bayrağının altına gitme ve farklı bir toplumsal yapıya girmenin bireylerde beraberinde bir karmaşayı da getirdiğinin altını çizen Çelik, bunun da göç alan büyük ülkelerde de görüldüğü gibi toplumda uyum sorununun yaşanmasına neden olduğunu söyledi. Çelik, “Aslında birçok göç almış büyük ülkelerin de sorunları tam da budur. 

Göç etmiş birçok kişinin ısrarla kendi kültürünü devam ettirmeye çalışması o toplumda bazı problemler yaratabilir. 

Bireyin en önemli özelliklerinin başında gittiği her yere ve duruma uyum sağlayabilmesi gelmektedir. Ancak bazen öyle olamayabiliyor. Uyum sağlayamayarak başka bir ülkede kendi kurallarını koyup, kendi kültürlerini devam ettirerek, yaşatmaya çalışıyorlar, bu da beraberinde çeşitli sorunları getiriyor.

Bu da kabile yaşamına dönüyor ve biz aslında bu yaşam biçimini toplumun geneli içerisinde çok da doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı. 

Çocuklar da çatışma yaşıyor 

Kendi köklerinden başka bir yere göç eden bireylerin çocuklarının da çeşitli sorunlarla karşılaşabileceği gerçeğinin de var olduğuna işaret eden Çelik, “Çocuklar da küçük yaştan itibaren belki birden fazla dil öğrenmek veya başka bir kültürde büyümek zorunda kalabiliyor. Ait olduğu farklı bir kültürden gelen çocuk sosyal yaşamını ve hayatını idame ettirdiği toplumun kültürüne uyum sağlama konusunda zaman zaman bazı noktalarda çatışmalar yaşayabilir. Evde farklı kültür ve farklı bir dil, dışarıda farklı bir dile, farklı bir kültüre uyum sağlamak zorunda olmak çocuklar üzerinde bir ikilemin doğmasına ve zorlanmalarına neden olabiliyor kimi zaman” dedi. 

Bireyde “aidiyet” duygusu olmuyor

Göç etmiş bireylerin çoğunda görülebilmesi oldukça yüksek olan diğer bir önemli sorunun da aidiyet duygusu olduğunun altını çizen Çelik, bu aidiyet kavramının birey üzerinde olumlu veya olumsuz çok ciddi etkileri de beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. Çelik şöyle konuştu: “Bireyde aidiyet duygusu çok önemli bir kavramdır. Göç etmiş kişilerde genelde bu aidiyet duygusunda bir bocalama yaşanır. Bu bireyler çoğu zaman kendilerinin nereye ait olduklarını çözümleyememektedir ve beraberinde birçok çatışma yaşamaya başlamaktadır. 

Bu da bireyin karakteri ve özgüveni için çok önemli bir etkendir.

Kökleri farklı bir kültür ve dile ait olan bireyin doğduğu-büyüdüğü başka farklı bir kültür ve dil içerisinde kimlik bunalımı yaşaması olağandır. Kendisine ‘ben Türk müyüm, İngiliz miyim, ya da ben Türk müyüm, Fransız mıyım?’ diye sormaları da kaçınılmaz olabiliyor zaman zaman.”

Köklere duyulan özlem bireyi güçlü şekillerde etkiliyor 

Göç etmiş bireylerde ağır basan bir diğer önemli duygunun da göç ettiği ülkeye, toprağa veya aileye özlem duyması olduğuna vurgu yapan Çelik, bu özlem duygusunun da bireyin hayatını birçok yönüyle olumlu veya olumsuz şekilde etkileyebilecek güçlü bir etken olduğunu dile getirdi. 

İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye olan hızlı göç engellenmeli 

KKTC’de içeriden dışarıya olan beyin göçünün üzücü boyutlara ulaşmasına da değinen Çelik, aynı oranda dışarıdan içeriye olan yoğun göçün de ülke toplumsal yapısında farklılaşma, dönüşüm ve değişime neden olduğuna işaret etti. 

Her iki şekildeki göçün yüksek boyutlarda olduğuna değinen Çelik, bu yapıdaki göçün olumlu değil, aksine önüne geçilmesi gereken bir durumu doğurduğunu da hatırlattı.

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle