Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, KKTC’de gerçekleşen yerel
seçimlerde halkın büyük bir kısmının adayları bireysel değerlendirerek sandık
başına gittiğini ifade etti. Şafaklı, “Lefkoşalı dedi ki geçmişe nazaran
Harmancı’nın yaptığı en iyisi. Parti oyu çok etkili olmadı. UBP-DP’nin parti
oyu 2 katı daha fazla olmasına rağmen vatandaş değerlendirirken geçmiş düşünerek
Harmancı elinden geleni yaptı dedi ve bir dönem daha şans verme düşüncesi ile
hareket etti” diye konuştu
Yerel seçimlerin partisel anlamda değerlendirmesine
bakıldığında en başarılı partinin CTP olduğunun görüldüğünün altını çizen
Şafaklı, “UBP’nin ise seçimlerde bir başarısızlık elde ettiğini görüyoruz. Buna
da parti içi çekişmelerinin yanında birçok etken neden olmuştur” dedi
Şafaklı: UBP’de bu durumu başarısızlık değil, başarı
sayan kesim de çoğunluktadır çünkü bu gösteriyor ki artık bir köklü değişimin
gelmesi gerekmektedir. Bir lider değişimine ihtiyaç var algısı ile bu krizi
olumlu dönüşümün anahtarı olarak görüyorlar
Halkın Partisi’nin ise seçimde topyekun bir başarısızlığa
uğradığına dikkat çeken Şafaklı, “Ülkeyi adil, şeffaf ve başarılı yönetmeye
talip olunarak başa gelindi ancak çıkarttıkları 5 adayda da sıfır başarı
sağladılar. Dolayısı ile Halkın Partisi’nin bundan sonra kurumsallaşarak ileriye
gitmesi çok güç” diye konuştu
Türkiye’deki seçimlere yönelik ise Şafaklı, beklenin
dışında bir sonuç çıkmamış olmasına rağmen mevcut iktidarın yeniden
seçilmesinin yanında oransal olarak da öne geçmesinde muhalefetin
başarısızlığından kaynaklandığını ifade etti
Özlem ÇİMENDAL
KKTC’de haftasonu gerçekleşen yerel yönetim ve Türkiye’deki seçimin sonuçlarını Yeni
Bakış’a değerlendiren Prof. Dr. Okan Veli
Şafaklı, halkın hem KKTC’de hem de Türkiye’de ihtiyatlı iyimserliğini
koruyarak, adaylarda partisel değil, kişisel düşünerek irade ortaya koyduğunu
dile getirdi.
Yerel seçimlerde partiler değil, şahıslar kazandı
Şafaklı, KKKTC’de gerçekleşen yerel seçimlerde halkın büyük
bir kısmının adayları bireysel değerlendirerek sandık başına gittiğini ifade
etti. Şafaklı, “Bugün Güzelyurt’ta tüm ittifaka rağmen Mahmut Özçınar,
Mağusa’da ise İsmail Arter kazandı. Buradaki tablo vatandaşın oy kullanırken
değerlendirmesini bireysel olarak yaptıkları ve partilerin yönlendirme ve
desteklemelerinin göz ardı edilmiş olmasıdır. Seçimlerde parti aidiyeti çok
etkili olmadı” dedi.
Halk ihtiyatlı iyimser davrandı mevcut düzenin
bozulmasını istemedi
Her ne kadar da ağır aksak ilerleyen bir yerel yönetimler
sistemi olsa da halkın mevcut düzenin bozulmamasından yana irade ortaya koyduğu
değerlendirmesinde bulunan Şafaklı, “Mevcut yapı ile yeni yüzlerin bir
değişimin önünü açamayacağına toplum da kanaat getirmiş görünüyor. Bugün belki
Lefkoşa’da çok büyük değişimler olmadı ama en azından geçmişi toparlama ve
geçmişin kötüye gidişini mevcut bir performansa getirme bile Sayın Mehmet
Harmancı’yı güçlü bir farkla sandıktan çıkardı. Lefkoşalı dedi ki geçmişe
nazaran Harmancı’nın yaptığı en iyisi. Parti oyu çok etkili olmadı. UBP-DP’nin
parti oyu 2 katı daha fazla olmasına rağmen vatandaş değerlendirirken geçmiş
belediyeyi düşünerek Harmancı’nın performansına bakarak en azından elinden geleni
yaptı diyerek, en az bir dönem daha şans verme düşüncesi ile hareket etti” ifadelerini kullandı.
En başarılı CTP iken UBP hüsrana uğradı
Yerel seçimlerin partisel anlamda değerlendirmesine
bakıldığında en başarılı partinin CTP olduğunun görüldüğünün altını çizen
Şafaklı, “UBP’nin ise genel seçimlerde bir başarısızlık elde ettiğini
görüyoruz. Aday seçiminde başarısızlık, toplamda genel kitle üzerinde stratejik
hata yaptığını, parti içi çekişmelerinin hepsi etkili olmuştur” ifadelerini
kullandı.
UBP’de lider değişimine gidilmesi kesinleşti
Şafaklı: “UBP’de bu durumu başarısızlık değil, başarı sayan
kesim de çoğunluktadır çünkü bu gösteriyor ki artık bir köklü değişimin gelmesi
gerekmektedir. Bir lider değişimine ihtiyaç var algısı ile bu krizi olumlu
dönüşümün anahtarı olarak görüyorlar.”
“HP’nin artık kurumsallaşarak ilerlemesi çok güç”
Halkın Partisi’nin ise topyekun bir başarısızlığa uğradığına
dikkat çeken Şafaklı şöyle konuştu: “Ülkeyi adil, şeffaf ve başarılı yönetmeye
talip olunarak başa gelindi ancak çıkarttıkları 5 adayda da sıfır başarı
sağladılar. Dolayısı ile Halkın Partisi’nin bundan sonra kurumsallaşarak
ileriye gitmesi çok güç. Bu sonuç aslında bir yerde de partinin aldığı
tepkilerin geri dönüşümü şeklinde de yorumlanabilir.”
“Partiler değil, isimler yarıştı. Toplum artık yeni
maceralar peşinde koşmak istemiyor”
“Toplumun yerel seçimlere giderken mevcut düzenin mevcut
kişilerle gidişi düzleminde ve yeni liderlerin değerlendirmesi çerçevesinde bir
sonuca ulaştı” diyen Şafaklı, “Vatandaş bir mevcut lidere baktı bir de yeni
aday ve liderliğe gelmek isteyen kişilere baktı. Vatandaşın bir sağduyusu
vardır, o sağduyu partisel düşündürmedi. Kişisel ve bireysel isimler üzerinde
düşündürdü. Yapılan icraatlara bakıldı mevcut yapı ve düzenin içerisinde yeni
mi yoksa eski ile mi yola devam edilebilirin düşüncesinde yoğunlaşıldı. Belediye
başkan adaylarının partilerinden ziyade kişilikleri ve şahsiyetleri ve
görevleri başında iken yaptıkları icraatları vatandaşın gözünde iyisi ile
kötüsü ile etkili oldu. Partiler değil, isimler yarıştı. Toplum artık yeni
maceralar peşinde koşmak istemiyor. Tüm bunların dışında hükümetin artık yerel
yönetimlerde silbaştan bir reforma gitmesi gerekiyor. Gelecek dönemde belediye
sayılarını azaltma, mali yapılarını, kurumsal, yasal yapılarını düzenleyerek
etkin denetimini sağlamazsa şimdiki tablonun çok dışında olmayacak yine batık belediyeler
ile seçime gidecek” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de muhalefetin başarısızlığı oy oranlarını
etkiledi
Türkiye’deki seçimlere yönelik ise Şafaklı, beklenin dışında
bir sonuç çıkmamış olmasına rağmen mevcut iktidarın yeniden seçilmesinin
yanında oransal olarak da öne geçmesinde muhalefetin başarısızlığı olduğuna
değindi. Şafaklı şunları söyledi: “Anketlerde yüzde 48 ile Sayın Recep Tayyip
Erdoğan’ın seçimleri kazanacağını söylüyordu ancak hesaplanmayan bir şey oldu,
Sayın Meral Akşener, Demirtaş ve diğerlerinden beklenen performans alınamayınca
Sayın Erdoğan kazandı. Sayın Akşener partisinden de az oy aldı ve performansı
düşük geldi, Sadet Partisi ise toplum tarafından kabul edilmedi bu da
beraberinde 3-4 puanlık bir kaymayı getirdi. Demek ki toplum geçmişi, yapılan
icraatları değerlendirildiği toplumun yarısından biraz daha fazlası Sayın
Erdoğan’a bir dönem daha prim vermiş görünüyor. Muharrem İnce ise partisine
nazaran iyi bir performans gösterdi ancak topluma inandırıcı gelmemesindeki en
büyük unsur, topluma yaptığı vaatlerin inandırıcılıktan biraz uzak olması idi.
Bu toplumun gözünü korkuttu. Sayın Akşener’in de Sayın Kılıçdaroğlu’nun da
partilerinin başında lider kalmalarının bu performanstan sonra imkanı yok” diye
konuştu.
Döviz Türkiye’de değil, Kıbrıs’ta etkili
Seçimler sonrası ekonomideki beklentileri de yorumlayan
Şafaklı, seçim sonrası büyük tahribatların beklendiği ancak bunun Türkiye’den
ziyade Kıbrıs için geçerli olduğunu ifade etti. Şafaklı, ithalat ve birçok
sektörün dövize endeksli olduğu KKTC’de dövizin gelişen olaylardan
etkilenmesinin faturasını ağır ödediğine işaret etti. Şafaklı, bu durumun
Türkiye’de daha farklı olduğunu dövize endeks durumunun KKTC’ye göre
kıyaslanamayacak seviyede olduğunu vurgulayarak, dövizin etkisinin Türkiye’de
nispeten hissedilmediğini ancak KKTC’de ciddi yansımalarının olabileceğini
ifade etti.