DOLAR 50,14210,20%
EURO 55,9072-0,62%
ALTIN 6.556,39-0,60
BITCOIN 38155390.60848%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

“Devlet cinayetlerin üzerini örtüyor”

ABONE OL
20 Nisan 2017 09:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg

Kadın aktivistler, hem cinslerine yönelik
şiddet ve cinayetler hakkında farkındalık eğitimleri ve yasaların hayata
geçirilmediği sürece ne şiddetin ne de cinayetlerin önüne geçilmeyeceğini
savundu

YKP-FEM aktivisti Münevver Özakalın,
devletin kadın cinayetlerinin intihar adı altında üzerini kapamaya çalıştığını
savunarak, kadına yönelik şiddet ve cinayetler hakkında farkındalık çalışmaları
yapılmadığı ve erkeklerin kadınların hem bedenen hem de zihnen kendilerine ait
olduğu algısı değiştirilmediği sürece kadına şiddet ve cinayetlerin önüne
geçilemeyeceğini vurguladı

Feminist Atölye Aktivisti ve Öğretim Üyesi
Fezel Nizam ise, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi yasasının onaylanmış olmasına
rağmen hayata geçirilmemiş olmasının yanı sıra, hükümetin kadına yönelik şiddet
çalıştayı yaparak rapor yayımlamasına rağmen hiçbir adım atılmamış olduğunun
altını çizdı.

Nizam, polisin olaylara aile içi mesele
dediği, boşanma aşamasında yargıçların ikinci şans tanıdığı bir ortamda
kadınların öğrenilmiş çaresizliğe itilmesine tepki gösterdi

Özlem ÇİMENDAL

Ülkede hızla artan kadına şiddet ve kadın
cinayetleri konusunda aktivistler isyan etti. 
Aktivistler, KKTC’de kadınların sadece 8 Mart’larda hatırlanmaktan öteye
geçmediği ve her zaman ikinci planda tutulduğunu vurgulayarak yetkilileri
suçladı.

YKP-FEM
aktivisti
Münevver Özakalın:

“Kadının hem beden hem zihni üzerinde
egemenlik anlayışı var”

KKTC’de kadınların devlet tarafından sadece 8
Martlarda hatırlanmaktan öteye geçemediğini belirten YKP-FEM aktivisti Münevver
Özakalın, “Ülkede eril biz düzen var, erkeler kadının hem bedeni hem de zihni
üzerinde bir egemenliği anlayışı var” dedi.

“İntihar diyerek, devlet cinayetin üzerini
örtmeye çalıştı”

Geçtiğimiz aylarda yaşanan bir başka kadın
cinayetini hatırlatan Özakalın, “4 ay önce yaşanan  Akile cinayetini hatırlayalım ailesi
tarafından öldürüldüğüne dair ifadeleri olmasına rağmen, kocası tarafından bariz
bir şekilde hayatı elinden alınmıştır. İntihar etti şeklinde devlet bunun
üzerini öretmeye çalışsa da gerçekler bu yönde değil” dedi.

“Farkındalık artmadıkça ne kadına şiddetin
ne de cinayetlerin önüne geçilemeyecek”

 Mağusa’da karısının hayatına son vererek
kendisini de yaralayan bir kişinin neden olduğu olay hakkında da
değerlendirmelerde bulunan Özakalın, “Ülkedeki farkındalığın yeterli olmadığı
ve kadının erkeğe ait olduğu yanılgısından vazgeçilmediği sürece ne erkeklerin
hoşlarına gitmeyen bir şey nedeniyle kadınların hayatlarını sonlandırmalarının
ne de bu ölümlerin önüne geçilemeyecek. Erkekler kendilerine ait olarak
gördükleri kadını her zaman öldürme eğilimi içerisinde olacak” ifadelerini
kullandı. 

“Kadın Sığınma Evleri önleyici bir girişim
olacak”

Kadın cinayetlerinin önüne geçmede en önemli
girişimin Kadın Sığınma Evleri olduğuna vurgu yapan Özakalın, “Kadınların
şiddet gördükleri ya da tehdit edildikleri zaman başlarını sokacakları bir yer
olsaydı kadın sığınma evi gibi belki de birçok kadın şiddet görmeyecek ve
cinayete kurban gitmeyecekti. Şu an dışarda yüzlerce aynı durumda kadın
olduğuna eminim. Belki küçük bir önlem gibi görülüyor ancak bu adım atılmalı.
Bu farkındalık okullara kadar inilerek eğitimler verilmelidir” şeklinde
konuştu.  

Polis aile içi diye karışmıyor, Yargıçlar
bir şans daha veriyor

Şiddete uğrayarak ölümle tehdit edilen
kadınların, güvenlik güçlerini aradığında “Aile içi mesele biz müdahale
edemeyiz” yanıtı ile karşılaşacağını bildiğini, bir sonuç alamayacağı için
öğrenilmiş çaresizlik yaşadığını dile getiren Özakalın, “Boşanma sürecine
girilse, Yargıç tekrar denemeleri yönünde karar verecek. Bu ortamda da kadının
gittiği bütün kapılar ve çare aradığı bütün yollar bir çıkmaza girecek” diye
konuştu.

Feminist
Atölye Aktivisti
Fezel Nizam:

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin
yasası hazır, onaylı ama beklemede”

Kadın cinayetlerinin en büyük sorunun toplumsal
cinsiyet eşitliği ve kadın haklarının hiçbir zaman öncelikli konu olarak
görülmemesi olduğunu vurgulayan Feminist Atölye Aktivisti ve Öğretim Üyesi
Fezel Nizam da, “Hükümetler bütçe çalışmalarında dahi cinsiyet eşitliği
konularında herhangi bir bütçe ayırmamaktadır. Dolayısıyla bu yönde hem
farkındalık yaratacak hem kadınları koruyucu hem de şiddeti önleyici
mekanizmalar geliştirilmemektedir. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin
yasası hazırlanmış, onaylanmış olmasına rağmen hayata geçirilmemiş olması başka
bir sorun. Hükümetin kadına yönelik şiddet çalıştayı yapıp  rapor yayınlamasına rağmen herhangi bir
sığınma evinin ya da şiddet önleme merkezinin henüz daha hayata geçirilmemiş
olması da başka bir konudur” dedi.

“Kadınlar hep ikinci plana atılıyor”

Nizam, KKTC’de kadına şiddetin ve kadın
ölümlerinin ikinci plana atıldığı  ve
ciddi politikalar üretilmediği sürece hiçbir şeyin önüne geçilmeyeceği gibi
artacağının da korkutucu olduğunu ifade etti. Nizam ayrıca, ülkede bulunan eril
zihniyetin de ortadan kaldırılarak, kadın hakları ve şiddeti hakkında
farkındalık oluşturulması gerekliliğinin önemine işaret etti. 

“Polis ve hastanelerde farkındalık
çalışmaları yapılmalı”

Kadına şiddet ve cinayetleri ile sonuçlanan
olayların yaşandığı ya da başladığı safhada aile içi meselelerin özel hayat
kavramı içerisinde görüldüğü için güvenlik güçlerinin ya da ilgili çevrelerin
özel alana müdahil olunmayacağı şeklinde algı da oluşturulduğunu belirten
Nizam, “Polis ve hastanelerde farkındalık çalışmaları yapılmalı. Bu gibi
durumlarda nasıl davranacağını bilen eğitimli kişiler de gerekmektedir. Bu
aşamada şiddete uğrayan kadınlar defalarca aynı travmaya maruz kalabilmektedir.
Hastaneler ve polislerde bu iş ile eğitilmiş uzman kadroların varlığı
gerekmektedir” şeklinde konuştu. 

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle