Yusuf KISA: YDP’nin yıllarca rumcu dediği CTP’i destekleyeceği öğrenildi
YDP Parti Meclisi’nin gerçekleştirdigi toplantıda, yaklaşan yerel ve genel seçimlere ilişkin önemli kararlar aldığı ögrenildi.YDP, hiçbir bölgede UBP adaylarına destek vermeme kararı aldı. Yıllarca “Rumcular” diye hakaret yağdırdıkları, “Gidin Rum tarafında yaşayın” dedikleri partiyi bir günde destekleme kararı almak… Bu, sıradan bir siyasi manevra değil; YDP’nin kendi seçmenine, kendi geçmişine ve Kıbrıs’ın gerçeklerine karşı yaptığı açık bir ihanettir.
Seçim arifesinde CTP’ye destek açıklaması yapmak, partinin yıllarca beslediği kin ve nefret söyleminin ne kadar sahte olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Çünkü bu kararın arkasında ideoloji, barış ya da “ortak gelecek” arayışı yok. Arkasında panik var. Arkasında gemide yaşanan skandallar, canlı yayınlarda sergilenen ayıplar, bakanlık koltuğunun elden gitmesi ve seçmenin yükselen tepkisi var.
Ayhan Arıklı’nın “dangalak” diye nitelendirdiği insanlara karşı yıllarca sürdürülen aşağılayıcı dil; BRT’de “herkesi listeye alıyoruz” tehdidi; Bertan Zaroğlu’nun “birilerini öldürmemek için kendimi zor tutuyorum” diye canlı yayında kusduğu kin… Bunlar birer “sıcak tartışma” değil, iki toplumu birbirine düşürmeye çalışan, nefreti normalleştiren siyasetin ta kendisiydi. Aynı isimlerin şimdi CTP’ye kol kanat germesi, o nefretin ne kadar samimi olduğunu da ortaya koyuyor.
Gemizade ailesine gösterilen saygısızlık, alay, gülüşmeler de unutulmadı. Kıbrıs’ta acının, kaybın ve trajedinin üzerine bu kadar rahat oturulabilmesi, partinin ahlaki zeminini çoktan çökertmişti. Seçmen de bunu gördü. Ne Kıbrıslı Türkler ne Türkiye’den gelenler, bu dilin ve bu tavrın artık karşılık bulmadığını fark etti. Çünkü Kıbrıs’ta nüfusun önemli bir kısmı karma evliliklerden geliyor; “öteki” diye kurgulanan düşmanlık, gerçek hayatta tutmuyor. YDP de bunu geç de olsa anladı. Anladığı için de tehdit savurmaya, panik içinde manevra yapmaya başladı.
Bakanlık makamının elden çıkması, seçim döneminde o gücün kullanılamayacak olması, partiyi iyice köşeye sıkıştırdı. Şimdi “destek” adı altında yapılan hamle, aslında bir kaçış hamlesidir. Yıllarca “Rumcu” diye yaftaladıkları partiyi kucaklamak, kendi seçmenine “biz sizi kandırıyorduk” demekten farksızdır.
Kıbrıs’ta siyaset, nefretle değil, gerçeklerle yapılır. İki toplumun birbirine düşman edilerek oy toplanamayacağı artık ortada. YDP’nin bir günde yaptığı bu U-dönüşü, partinin hem geçmişini hem de bugününü mahkûm ediyor. Seçmen de bunu unutmayacak. Çünkü unutulan şeyler sadece seçim vaatleri değil; unutulan şey, insanların onuruna, acısına ve aklına yapılan saygısızlıktır.
Ve o saygısızlığın faturası, sandıkta ödenir.