Yusuf KISA: Borsada Preferred Stocks Kavramının önemi

Türkiye’de yaşanan fon skandalı, bize bir kez daha preferred stocks kavramının önemini gösterdi. Borsada uzun süredir yaşanan dalgalanmalar, yatırımcıların sinirlerini bozuyor. Bir gün yükselen hisse, ertesi gün sert düşüşle karşılık verebiliyor. Bu ortamda “volatilite hisselerinden uzak durmak” sadece bir temkin değil; uzun vadeli sermaye korumasının temel şartı haline geldi. Klasik hisse senetleri, şirketin kârına ve piyasa algısına bağlıdır. Beklentiler bozulduğunda fiyatlar hızla eriyebilir. Oysa imtiyazlı hisseler (preferred stocks) farklı bir yapı sunar. Bu enstrümanlar, kâr payı dağıtımında öncelik hakkı verir ve çoğu zaman sabit veya öngörülebilir bir getiri taahhüt eder. Böylece yatırımcı, hisse senedinin günlük savrulmalarından daha az etkilenir. “Garanti ve net gelir” ifadesi abartı değildir; imtiyazlı hisselerin temettü politikası, adi hisselere göre çok daha istikrarlıdır. Özellikle faiz oranlarının yüksek seyrettiği dönemlerde bu avantaj daha da belirginleşir. Ancak asıl kritik nokta, getirinin döviz cinsinden olmasıdır. Türkiye gibi enflasyonist ve kur riskinin yüksek olduğu ekonomilerde, TL cinsinden sabit getiriler hızla eriyebilir. Döviz bazlı gelir üreten yatırımlar ise hem enflasyona karşı koruma sağlar hem de uluslararası satın alma gücünü muhafaza eder. İmtiyazlı hisseler arasında döviz temettüsü ödeyen veya döviz endeksli getiri sunan yapılar, bu ihtiyacı doğrudan karşılar. Portföyün bir kısmını bu tür enstrümanlara kaydırmak, “sadece getiri” peşinde koşmak yerine “satın alma gücünü koruyarak getiri” elde etmek anlamına gelir. Elbette hiçbir yatırım riskten tamamen arındırılamaz. Şirketin mali yapısı bozulursa imtiyazlı hisse de etkilenebilir. Bu yüzden seçici olmak, bilançoları ve temettü geçmişini incelemek şarttır. Yine de volatiliteye karşı savunma duvarı örmek isteyen yatırımcı için imtiyazlı hisseler, adi hisselere kıyasla çok daha öngörülebilir bir alternatif sunar. Sonuç olarak, borsada uzun süre yüksek volatiliteye maruz kalmak, çoğu bireysel yatırımcı için gereksiz bir stres ve sermaye kaybı riskidir. İmtiyazlı hisselerin sağladığı öncelikli ve daha istikrarlı gelir akışı, özellikle döviz cinsinden olduğunda, hem psikolojik hem de mali açıdan daha güvenilir bir zemin oluşturur. Yatırımın amacı sadece “kazanmak” değil, aynı zamanda “korumak”tır. Bu dengeyi kurabilenler, dalgalı piyasalarda ayakta kalanlar olacaktır.
Benzer Videolar