Yusuf KISA: 9 Kilo Uyuşturucu ve Sınırlarımızdaki Acı Gerçek

KKTC’de yine bir “başarı” haberiyle karşılaştık. Polis, 9 kilo uyuşturucuyu yakaladı. Mahkemede yapılan açıklamada, bir ihbar üzerine harekete geçildiği ve maddenin “piyasaya sürülmeden” ele geçirildiği vurgulandı. Elbette, sokaklara çıkıp gençlerimizi, ailelerimizi zehirleyecek bu zehirin bir kısmı engellendiği için sevinmeliyiz. Peki bu gerçekten bir “başarı” mı, yoksa sistematik bir başarısızlığın makyajlanmış hali mi? Eğer o ihbar olmasaydı, 9 kilo uyuşturucu, Dağıtılacak ve kim bilir kaç gencimizi, kaç aileyi mahvedecekti. Yani asıl mesele, polisin kahramanlığı değil; ihbarın şansı. İhbar mekanizması çalışmasaydı, aynı miktarın sokaklara karıştığını ve “sonradan” yakalama operasyonuyla övünüleceğini rahatlıkla hayal edebiliriz. Bu, tesadüfi bir zafer değil, kronik bir güvenlik zaafının itirafıdır. Peki asıl sorgulanması gereken soru şu: Ülkeye bu kadar yüklü bir miktar uyuşturucu nasıl olup da sınırları, limanları, havaalanını aşarak içlere kadar gelebiliyor? KKTC gibi küçük bir coğrafyada, sınırlarda ve gümrüklerde neden erken aşamada yakalanamıyor? Polis ve Gümrük yetkilileri bu konuda kendilerini sorgulamalı mı? Elbette sorgulamalılar. Hem de en sert şekilde. Her uyuşturucu yakalama haberinde aynı senaryo tekrarlanıyor: “İhbar üzerine”, “takip sonucu”, “operasyonla”… Ama kök nedenlere inilmiyor. Sınır kontrolleri yetersiz mi? Teknolojik takip sistemleri eksik mi? Görevlilerde ihmal, yetersizlik ya da daha kötüsü, göz yumma mı var? Limanlarımızda, özellikle de Türkiye’den gelen yük ve yolcu trafiğinde denetimler neden bu kadar gevşek? Uyuşturucu kaçakçılığı organize bir suçtur; tek bir “ihbar”la çözülmesi beklenemez. Bu, istihbaratın, gümrüğün ve polisin koordineli, proaktif bir mücadele vermesi gereken bir alandır. Küçük suçlular yakalanıyor, büyük ağlar ve arkalarındaki güçler sorgulanmıyor. Uyuşturucu, gençlerimizi bitirirken, aynı anda kara para aklama, casinolar ve diğer gri alanlarla iç içe geçmiş bir endüstri haline geliyor. Bir ihbarla 9 kilo yakalamak güzel ama, tonlarca malzemenin ülkeye sızmasını önleyememek büyük bir sorundur. Bu yakalamayı “büyük başarı” diye lanse etmek yerine, “Nerede hata yaptık, neden sınırda yakalayamadık?” diye hesap verin. Gümrük ve Polis teşkilatı, kamuoyuna şeffaf bir rapor sunmalı. Sınır denetimlerini güçlendirmek, istihbaratı modernize etmek, görevlilerin eğitimini ve maaşlarını iyileştirmek, siyasi iradeyle mümkün. Yoksa her seferinde “ihbar sayesinde kurtarıldık” diye teselli bulmaya devam edeceğiz. Uyuşturucuyla mücadele, lafla, basın açıklamasıyla olmaz. Gerçekçi, cesur ve sistematik bir politika şart. Aksi takdirde, bugün 9 kilo yakaladık diye sevinenler, yarın 90 kilo için “yine ihbar geldi” demek zorunda kalacak.  
Benzer Videolar