YILDIRIMHAN uluslararası dengeleri etkiledi!

Türkiye'nin savunma sanayiinde geliştirdiği YILDIRIMHAN füzesi, Somali'deki stratejik hamleleri ve Yunanistan'ın Meis Adası üzerinden verdiği mesajlar yeniden gündemde. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ASAM Başkanı Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı seviyenin uluslararası dengeleri etkileyen bir noktaya geldiğini vurguladı.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ASAM Başkanı Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin son dönemde attığı adımların yalnızca savunma alanıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda uzay programının da temelini oluşturduğunu söyledi. Güçlüer, YILDIRIMHAN'ın Türkiye'nin yeni güç projeksiyonunun en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

YILDIRIMHAN füzesiyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkarken, Somali'deki Türk varlığı ve Yunanistan'ın Meis Adası üzerindeki son hamleleri yeniden tartışma konusu oldu. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ASAM Başkanı Dr. Eray Güçlüer, Türkiye Gazetesi'nden Gülcan Ayboğan'a yaptığı açıklamalarda, YILDIRIMHAN'ın sadece bir füze projesi değil, Türkiye'nin uzay vizyonunun da önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

‘YILDIRIMHAN BEKLENENDEN ÇOK DAHA İLERİ BİR PROJE’

Türkiye'nin savunma sanayisinde yeni bir dönemin kapısını aralayan YILDIRIMHAN füzesiyle ilgili son gelişmeleri değerlendiren Dr. Eray Güçlüer, kamuoyuna tanıtılan sistemin bir prototip değil, gerçek bir füze olduğunu belirtti. Yaklaşık 14-15 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ifade eden Güçlüer, projenin yalnızca füze geliştirmekle sınırlı kalmadığını, üretim ve test altyapısının da eş zamanlı olarak inşa edildiğini söyledi. YILDIRIMHAN'ın menziline ilişkin resmi bir açıklama bulunmadığını hatırlatan Güçlüer, kamuoyunda konuşulan 6 bin kilometrelik menzilin üzerinde bir kapasiteye sahip olabileceğini ifade etti.

SAHA TESTLERİNDE KRİTİK AŞAMAYA GELİNDİ

Füzenin laboratuvar testlerini tamamladığını belirten Güçlüer, şu anda saha testlerinin sürdüğünü söyledi. Motor testlerinin başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Güçlüer, 40 ton ağırlığındaki sistemin denge ve stabilizasyon testlerinden de geçtiğini kaydetti. Yapay zeka destekli kontrol sistemlerinin denendiğini aktaran Güçlüer, geliştirilen yeni nesil sıvı yakıt teknolojisinin de dikkat çekici sonuçlar verdiğini belirterek, "Dünyada benzeri olmayan bir yakıt üzerinde çalışıldığı ve şu ana kadar testlerde herhangi bir aksaklık yaşanmadığı biliniyor" dedi.

‘YILDIRIMHAN SADECE BİR FÜZE DEĞİL, UZAY TEKNOLOJİSİ’

Güçlüer'e göre YILDIRIMHAN projesi yalnızca savunma alanıyla sınırlı değil. Füzenin atmosfer dışına çıkabilen bir sistem olarak tasarlandığını belirten Güçlüer, Çelik Kubbe'nin gelecek bloklarının da benzer şekilde uzay kabiliyetleri kazanacağını söyledi. Türkiye'nin uzay teknolojileri alanında önemli bir eşiği geçtiğini ifade eden Güçlüer, "YILDIRIMHAN ve Çelik Kubbe projeleri Türkiye'nin uzay yolculuğunun da temel taşlarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

SOMALİ VURGUSU: STRATEJİK VE TEKNOLOJİK MERKEZ

YILDIRIMHAN'ın Somali'de test edilebileceğine yönelik iddiaları da değerlendiren Güçlüer, Türkiye'nin Somali'de kurmayı planladığı uzay üssünün son derece stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi.

Somali'nin Ekvator'a yakınlığı nedeniyle atmosfer dışı sistemlerin fırlatılması açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Güçlüer, Türkiye'nin bölgedeki varlığının yalnızca füze veya uzay programlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Aden Körfezi'nin küresel enerji ve ticaret hatları açısından kritik bir noktada bulunduğunu ifade eden Güçlüer, Türkiye'nin Somali ile kurduğu ilişkilerin enerji, güvenlik, ticaret ve Afrika açılımı açısından çok boyutlu bir stratejiye dayandığını söyledi.

‘MEİS ÜZERİNDEKİ UÇUŞ TÜRKİYE'YE MESAJ VEREMEZ’

Yunanistan'ın Meis Adası üzerinde gerçekleştirdiği son uçuşlara ilişkin de konuşan Güçlüer, bu tür hamlelerin Türkiye'nin artan caydırıcılığı karşısında anlamını yitirdiğini savundu. Türkiye'nin artık bölgesel değil küresel ölçekte stratejik kapasiteye sahip bir ülke haline geldiğini ifade eden Güçlüer, Yunanistan'ın geçmişteki gibi ABD ve Avrupa'nın desteğiyle Türkiye üzerinde baskı kurabilecek durumda olmadığını söyledi. Güçlüer, "Yunanistan'ın Türkiye karşısındaki tek seçeneği iyi ilişkiler kurmaktır. Yeni dönemin gerçekliği bunu zorunlu kılıyor" ifadelerini kullandı.

YERLİ MOTOR PROJELERİNDE YENİ DÖNEM

Savunma sanayisindeki yerli motor çalışmalarına da değinen Güçlüer, KAAN için geliştirilen Güçhan ve helikopterler için geliştirilen Onur motorlarının önemli bir aşamaya ulaştığını belirtti. Üretilen motorların yalnızca mevcut platformlar için değil, gelecekte geliştirilecek yeni nesil hava ve kara araçları için de kritik öneme sahip olduğunu söyleyen Güçlüer, Türk savunma sanayisinin artık birbirini besleyen entegre bir teknoloji ekosistemine dönüştüğünü ifade etti.

"TÜRKİYE YENİ BİR GÜÇ SEVİYESİNE ULAŞIYOR"

Türkiye'nin füze teknolojilerinden uzay programlarına, motor geliştirme projelerinden hava savunma sistemlerine kadar birçok alanda eş zamanlı ilerleme kaydettiğini belirten Güçlüer, önümüzdeki dönemde çok daha büyük projelerin kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı seviyenin uluslararası dengeleri etkileyen bir noktaya geldiğini ifade eden Güçlüer, "Dünya artık Türkiye'nin gücüne, kapasitesine ve yeni vizyonuna alışmak zorunda" değerlendirmesinde bulundu.   yenibakış gazetesi-kktc son dakika
Benzer Videolar