Vekile 1700 TL, vatandaşa 240 TL
HÜR-İŞ Genel Sekreteri Ali Yeltekin, yeni asgari ücretin net 2 bin 55 liradan, net 2 bin 250 liraya ancak çıkabileceğini ifade ederek, “Ya bu olacak ya da toplantıdan çekileceğiz” dedi. Yeltekin, salı günkü toplantıda bu rakamı hükümet tarafı kabul etmez ve bize yüzde 1 artış veriyoruz derse “onu da milletvekillerine verin yesinler diyeceğim” diye konuştu
Yeltekin, “HÜR- İŞ olarak en azından devletin vermiş olduğu 1 Mart’tan sonraki hayat pahalılığının asgari ücrete yansımasını talep ettik. Bu miktar brüt 2 bin 600 - 2 bin 700 arasıdır. Bana bu miktar geçinebilmek için yeterli mi diye sorarsanız, hayır, yeterli değildir. Ben bu rakama kalpten imza atmam. Ancak, reddetmem durumunda ve toplantıdan çekilmemiz durumunda bu insanlar 6 ay daha aynı ücrete talim edecekler” dedi
Yeltekin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun son toplantısında işveren tarafının toplantıdan çekildiğini anımsatarak, hükümet kanadının ise “ülkede ekonomik kriz var, döviz arttı, 2 bin 800 ve üzeri yapalım gibi bir gailesi yok. Hatta para yok bile diyen var. Ancak milletvekiline bin 700 lira artışı uygun görüyorlar” diye konuştu
“Bu artış nedir ki diyenler olacaktır. Biliyorum, ben de biliyorum, bu devirde para değildir. Ama en azından bir depo benzini karşılar” diyen Ali Yeltekin, “Meclis acil bir kararname çıkartarak çok alana az, az alana daha çok artışı sağlayıp, başka unsurlardan oluşacak olan yapıyı başka kesimlere aktarması gerekirdi. Ancak yapmadılar. Kendilerinin bin 700 lira artış alacaklarını bildikleri için bunun üstüne yattılar” dedi
Deniz ABİDİN
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yeni asgari ücreti henüz belirleyememesi ve toplantının bir kez daha ertelenmesi tepkilere neden olurken, HÜR-İŞ Genel Sekreteri Ali Yeltekin, asgari ücrette gelinen son durumu Yeni Bakış’a değerlendirdi.
Yeltekin, asgari ücret tartışılırken, devletin eski kamu görevlilerine 7/79’u kapsayanlara yüzde 12,11, Göç Yasası denilen yasaya dahil olanlara ise yüzde 15 hayat pahalılığı verdiğini belirtti. Yeltekin, TC Merkez Bankasının faiz artırımına gitmemesinden dolayı dövizin bir kez daha patladığını ve bunun günlük gıda fiyatlarına yansıdığını kaydetti. Yeltekin, önümüzdeki günlerde akaryakıta bir zammın daha olası olduğunu kaydetti. Yeltekin, “Devlet gelirlerini toplayabilmek için başta akaryakıt olmak üzere zam yapılması kaçınılmaz görünüyor. Her an yeni zamları bekliyorum. Devlet memurlarını ödeyebilmek için başka çareleri yok” diye konuştu.
“Dış temsilciliklerin kapatılmasını önerdik”
Yeltekin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun son toplantısında işveren tarafının artış yapılmasını desteklemediği için toplantıdan çekildiğini belirterek, hükümete, HÜR-İŞ temsilcisi olarak dış temsilciliklerin kapatılmasını, hava sahası ücreti alınmasını, RHA’ların daha az maliyetli çalıştırılmasını, zenginden gerçek vergilerin ortaya konularak bütçeyi güçlendirmek adına bir fon oluşturularak yerel istihdamın desteklenmesi açısından kullanılabilmesini önerdiğini kaydetti.
“Kabul etmezsek asgari ücret aynı kalacak”
“Ali Yeltekin, “Bu saydıklarım, bu gibi durumlarda, bir kriz döneminde yapılması gereken şeylerdir” diyerek, hükümetin bunların hiçbir tarafında yer almadığını, böyle bir düşüncesinin olmadığını söyledi. Bu konuları Maliye Bakanlığı Müsteşarı ile de görüştüklerini ifade eden Yeltekin, gelinen aşamada ortaya konulan rakamları HÜR-İŞ olarak kabul etmemeleri durumunda asgari ücretle geçinmek durumunda olan insanların en az 6 ay ya da üçüncü toplantıya kadar 2 bin 365 lira brüt, 2 bin 55 lira nete talim edeceklerini söyledi.
“Bu rakama kalpten imza atmam”
“Bu insanlara günahtır” diyen Yeltekin, şöyle devam etti, “Önceki günkü toplantıda sendikacılığı bir kenara bıraktım. İnsani olarak düşündüm. Büyük bir sıkıntı yaşadım. Yaklaşık 4 saat süren toplantıda öneri olarak devletin vermiş olduğu 1 Mart’tan sonraki hayat pahalılığının asgari ücrete yansımasını sunduk. Bu miktar brüt 2 bin 600 - 2 bin 700 arasındadır. Bana bu miktar geçinebilmek için yeterli midir diye sorarsanız, hayır, yeterli değildir. Ben bu rakama kalpten imza atmam. Ancak, reddetmem durumunda ve toplantıdan çekilmemiz durumunda bu insanlar 6 ay daha aynı ücrete talim edecekler. Çünkü işveren tarafı artık çekilmiştir. İşveren tarafının eline koz vermiş olacağız. İmza atmam durumunda ise yaklaşık 200 TL yansıyacak. Bir sonraki asgari ücret toplantısında bir 150 lira daha artırırsak ve 2 bin 800 civarına yaklaşırsak, iyi olur mu? Hayır, kötüdür ama kötünün iyisini yakalamak gibi olur sanırım.”
“En azından bir depo benzini karşılar”
“200 TL nedir ki diyenler olacaktır. Biliyorum, ben de biliyorum, bu devirde para değildir. Ama en azından bir depo benzini karşılar” diyen Ali Yeltekin, “çok sıkıntılıyım” diye konuştu. Yeltekin, devletin vermiş olduğu hayat pahalılığının asgari ücrete yansımasının yaklaşık olarak 240 TL olduğunu belirterek, işveren tarafının çekilmesi nedeniyle devlet ile uzlaşma aşamasında olduklarını belirterek, bu durumda devlet kanadıyla asgari ücreti belirleyebilme şansını daha fazla gördüğünü kaydetti.
“Taş çatlasa 2 bin 250 lira”
Ali Yeltekin, bu durumda yeni asgari ücretin net 2 bin 55 liradan en fazla taş çatlasa 2 bin 250 liraya çıkacağını ifade ederek, “ya bu olacak ya da çekileceğiz” dedi. Yeltekin, salı günkü toplantıda bu rakamı hükümet tarafı kabul etmezse ve bize yüzde 1 artış veriyoruz derse “onu da Milletvekillerine verin yesinler diyeceğim. Ne yapayım? Toplantıya girip yüzde 1’e imza mı atayım?” diye konuştu. “Her şeyi HÜR-İŞ’e bağlamak da doğru değildir. Maliye Bakanlığı orada kale gibi duruyor” diyen Yeltekin, “hükümetin olağanüstü durum var, döviz arttı, 2 bin 800 civarı yapalım gibi bir gailesi yok. Hatta para yok bile diyen var. Ancak milletvekiline bin 700 TL artışı uygun görüyorlar” dedi.
Yeltekin, gelmiş geçmiş hükümetlerin yaptığı en büyük yanlışın her şeyi asgari ücrete bağlamak olduğunu belirterek, şimdi kolaya kaçmanın cezasının çekildiğini söyledi.
“Çok üzgünüm, elimiz kolumuz bağlı”
Yeltekin, çok üzgün olduğunu, yapılacak olan artıştan dolayı sevinç duyamadığını belirterek, “birçok insan geçim derdinde ve açlıkla mücadele ediyor, ben bunları biliyorum” diye konuştu. Ali Yeltekin, işverenin çekilmesi ve devlet ile hiçbir pazarlığa girmemesinden dolayı da elinin kolunun bağlı olduğunu söyledi.
“240 liranın kavgasını yapıyoruz”
Yeltekin, milletvekilleri ve müsteşarların ay sonunda brüt bin 700 lira hayat pahalılığı artışı alacakken, “Ali Yeltekin ise bugün 240 liranın kavgasını yapıyor” diye konuştu. Yeltekin, “Meclis oturup acil bir kararname çıkartarak çok alana az, az alana daha çok artış sağlayıp, başka unsurlardan oluşacak olan yapıyı başka kesimlere aktarması gerekirdi” dedi. “Yapmadılar” diyen Yeltekin, “kendilerinin bin 700 lira artış alacaklarını bildikleri için bunun üstüne yattılar” şeklinde konuştu.
“İstikrarı yakalayamadık”
Yeltekin, hükümetin ekonomi politikasını da değerlendirerek, şimdiki hükümet dahil, son 10 yıldır hiçbir hükümette başarılıdır dediği bir yön bulamadığını belirterek, siyasi iktidarların çok sık değişmekte olduğunu, bu nedenle herhangi bir istikrarın yakalanamadığını kaydetti.
Yeltekin, siyasi partilerin muhalefette başka, iktidarda başka söylemlerinin vatandaşı siyasetten soğuttuğunu belirtti.
Yeltekin, ancak Türkiye Cumhuriyeti’nden kaynaklı olan döviz karşısında ve bunun getirdiği ithalat ve ihracat rakamlarının dengesiz olmasının hükümeti zora soktuğunu söyledi.
“Teşvik fonu kullanılsın”
Ali Yeltekin, hükümetin elinde yeterli bir kaynağın olmadığını dile getirerek, kuraklığın söz konusu olduğunu, arpa ve buğdayın üreticinin elinde kalmadığını, hayvanlara yedirilecek kaba yemin olmadığını kaydetti. Yeltekin, bir yandan elektriğe yüzde 30 zam, akaryakıta yüzde 20 zam olduğuna dikkat çekerek, ekonominin bizim kontrolümüzde olmadığını, KKTC hükümetinin de yapacak hiçbir şeyinin olmadığını söyledi.
Yeltekin, hükümetin yapabileceği tek şeyin, ihtiyat sandığında bulunan teşvik fonunun yerel istihdamda acil olarak kullanmasını sağlamak olduğunun altını çizdi. Zenginlerden devletin ekstra bir vergi alması gerektiğine vurgu yapan Yeltekin, “küçük bir evi olan evinin metrekaresine 1 TL emlak vergisi verirken, 1 milyon dolarlık havuzlu villası olan da emlak vergisi olarak 1 TL öder. Bu nasıl adalettir? Devlet nasıl para kazanacak?” diye sordu.
“Hükümet yerel istihdamı desteklemeli”
Alkol ve sigara gibi lüks tüketim maddelerinde bir durgunluk olduğunu, biranın sütten ucuz olduğu bir ülkenin dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığını söyledi. Kurumsal ve kişisel vergilerden toplanan paranın sosyal devlet için harcandığını ifade eden Yeltekin, lüks tüketim maddelerinin tekrardan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yeltekin, hükümetin yerel istihdamı desteklemeyi bir an önce yürürlüğe koyması gerektiğini söyleyerek, aksi takdirde krizin gittikçe derinleşeceğini, içinden çıkılamayacak bir hal alacağını kaydetti.