Türk bilim insanlarından kanserle mücadelede yerli teknoloji atağı: Radyasyonsuz yerli mamografi cihazı geliştirdik
Türkiye, sağlık teknolojilerinde önemli bir başarıya daha imza attı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türk bilim insanları tarafından geliştirilen ve klinik testleri tamamlanan Mikrodalga Meme Kanseri Tarama ve Teşhis Sistemi’nde (MMT sistemi) cihaz geliştirme süreçlerinin tamamlandığını açıkladı.
İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Akduman’ın ekibiyle geliştirdiği yeni nesil Mikrodalga Tomografi Sistemi kanserin erken teşhisinde umut vadediyor. Meme dokusunu farklı açılardan inceleyerek 3D görüntüler elde edilmesini sağlayan ve kanserli dokuları tanımlamaya yardımcı “Mikrodalga Meme Kanseri Tarama Sistemi (MMT)” buluşunda klasik görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak radyasyon kullanmıyor. Mikrodalga teknolojisiyle çalışan sistem, insan sağlığı açısından risk oluşturmadan tarama yapılmasına imkân sağlıyor. Uzmanlara göre bu özellik, cihazın istenilen sıklıkta güvenle kullanılabilmesinin önünü açıyor.TÜMÖRÜ ERKEN YAKALIYOR
Yerli cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise çok küçük boyuttaki oluşumları bile erken dönemde tespit edebilmesi. Araştırmacılar, yaklaşık 2 milimetre büyüklüğündeki şüpheli dokuların görüntülenebildiğini belirterek, erken teşhisin tedavi başarısını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca genç kadınlarda veya yoğun meme dokusuna sahip kişilerde görüntü kalitesinin daha yüksek olması sebebiyle, kanseri erken dönemde yakalaması bekleniyor. Geliştirilen bu sistemin sahaya entegre edilmesiyle birlikte, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) gibi kurumlarda standart tarama protokollerinin daha konforlu hâle gelmesi hedefleniyor.
AĞRI YOK RADYASYON YOK
Klasik mamografilerle karşılaştırıldığında sıkıştırma işlemi yapılmadığı için ağrı oluşmuyor. Hastalara daha konforlu bir deneyim sunan sistemde, klasik yöntemlerde olduğu gibi sıkıştırma işlemi uygulanmıyor. Tarama işlemi özel bir havuz sistemi içerisinde gerçekleştiriliyor. Bu sayede hem işlem süresi kısalıyor hem de hasta konforu artıyor.
Bugüne kadar yüzlerce hasta üzerinde test edilen yerli teknoloji, yalnızca erken teşhis açısından değil, tıbbi cihaz alanında dışa bağımlılığı azaltma potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Uzmanlar, Türkiye’de geliştirilen bu sistemin sağlık teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini belirtiyor. yenibakış gazetesi-kktc son dakika