Tüccarı değil vatandaşı destekleyin


Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, ekonomik krizin en fazla etkilediği kesim olan “Dar Gelirli”ler için kart uygulamasına geçilmesinin gerektiğine dikkat çekti


Şafaklı, tarafsız kurumlarca verilecek olan “Dar Gelirli” kartı ile sabit gelirli ve asgari ücretlilere birçok muafiyetin önü açılarak, yerli ürünlerden vergisiz faydalanmalarının sağlanması gerektiğini ifade etti 


Şafaklı, Türkiye ile yapılan görüşmelerde ise daha iradeli ve ciddi bir heyete ihtiyaç olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin KKTC’yi ciddiye alması için profesyonel adımlar atılmasının şart olduğunu belirtti 


Şafaklı, “Bizi ciddiye almalarını istiyorsak, uzman kişiler ile hazırlanmış raporları çantamıza koyup öyle görüşmeye gitmeliyiz, aksi takdirde ne ciddiye alınırız ne de dikkate” dedi


Şafaklı, ekonomik krizin atlatılabilmesi ve bütçe tasarrufunun sağlanması için, ciddi bir para akışı sağlanan gereksiz dış temsilciliklerin lağvedilmesi, gezme maksatlı yurt dışı gezilerinin kaldırılması, izaz-ı ikramları vatandaş gibi siyasilerin de kendi ceplerinden ödemesi, 10 bin ve 15 bin üstü maaş alanlardan da kesintiye gidilmesi gerektiğini vurguladı


Özlem ÇİMENDAL

Ekonomist Okan Veli Şafaklı döviz krizinin KKTC’ye etkileri, Türkiye’nin mevcut durumdaki konumu, yaklaşımı ve alınabilecek kısa vadeli önlemleri Yeni Bakış’a değerlendirdi. 

Türkiye ile kriz istişarelerinin köklü çözümü getiremeyeceğine işaret eden Şafaklı, bugüne kadar Türkiye ile imzalanan ancak hayata geçirilmeyen ekonomik paketlerin ardından gelen krizin Türkiye hükümetinden aktarılacak katkı anlamında hükümetin elini oldukça zayıflattığına dikkat çekti. Şafaklı, “Görüşmeye bile gizli saklı gidiyorlar, ne bir basın açıklaması var ortada. Bir ziyaret gerçekleştirilecekse amacı, nedenleri ve önerileri açıklanarak yapılır” dedi.


“Türkiye bizi ciddiye alamıyor”

Türkiye ile yapılan görüşmelerde daha iradeli ve ciddi bir görüşme heyetine ihtiyaç olduğunu dile getiren Şafaklı, Türkiye’nin KKTC’yi ciddiye alması için profesyonel adımlar atılmasının şart olduğunu ifade etti. Şafaklı, “Bizi ciddiye almalarını istiyorsak, uzman kişiler ile hazırlanmış raporları çantamıza koyup öyle görüşmeye gitmeliyiz, aksi takdirde ne ciddiye alınırız ne de dikkate” ifadelerini kullandı. 

 

“1 milyara yaklaşan reform kaynağı kullanılarak piyasaya sıcak para akışı sağlanmalı”

Şafaklı, “Bir Milyar TL’ye yaklaşan reform kaynağının süratle hayata geçirilerek yapısal reformlar yoluyla hem daha etkin ve verimli KKTC devleti yaratılması hem de ülkenin ihtiyaç duyduğu sıcak paranın piyasaya aktarılması gerekir” ifadelerini kullandı. 


KKTC bütçe dengesi bozuldu, iflas riski arttı 

Krizin en belirgin etkilerinin başında bütçe dengesinin bozulmasının geldiğine vurgu yapan Şafaklı, üretim maliyetlerinin artması, dar gelirli kesimin ekonomik darboğaza girmesi, bazı işletmelerin iflas riski yaşamasının da ciddi anlamda hissedilen diğer etkiler olduğunu kaydetti. Şafaklı ayrıca KKTC’de düşen refahtan dolayı toplam talebin de düştüğünü söyledi. 


“Gazino, bet, gece kulüpleri vergileri ve zenginlik vergileri kullanılmalı”

Kısa vadede alınacak önlemlerin ilki olan bütçe gelirlerinin artırılması için gerekli enstrümanların olduğuna dikkat çeken Şafaklı, “Bir defaya mahsus gazino, bet ofisi ve gece kulüplerinden alınacak servet vergisi, ülkede belirli ciro ve varlık üzerindeki büyük işletme ve zenginlerden bir defalığına servet vergisi (zenginlik vergisi) alınması gereklidir, sadece halkın değil, zenginlerin de bu ortamda fedakarlık yapması gerekmektedir” şeklinde konuştu. 


“Merkez Bankası deposunda 10 yıldır bekleyen altın, elmaslar nakde çevrilebilir”

Okan Veli Şafaklı, bir diğer kaynak yaratma ayağının devletin 100 Milyon TL’yi aşkın mahkeme kararı ile kesinleşmiş alacaklarını tahsil etmesi olduğunun altını çizerek, “Gümrükte alıkonulan ve yaklaşık 10 yıldır Merkez Bankası deposunda bekletilen altın, elmas gibi değerli madenlerin nakde çevrilmesi, devlete ait arazileri peşkeş çekmek yerine açık artırma veya ihale usulü ile şeffaf olarak satılması ve/veya kiralanması da diğer önlem adımlarıdır” ifadelerini kullandı. 


“15 bin maaş alandan %25, 10 bin alandan da %20 kesinti yapılsın”

Bu ortamda, bütçe giderlerinden de tasarruf edilmesi gerektiğinin altını çizen Şafaklı şöyle konuştu: “15,000 TL’den fazla olan dış temsilci ve siyasilere %25, 10,000 TL’den fazla olan kesimlere % 20 kesinti yapılabilir. Bu şekilde şikâyet edilen maaş dengesizlikleri de bir nevi düzeltilmiş olur. Devlette çalışanlar için öngörülen kesintinin DAÜ, LAÜ, BRTK, KIB-TEK, KOPBANK, Vakıfbank GİBİ kamu kuruluşları ve Tüm Belediye çalışanlarına uygulanması gerek. 7000 TL ve yukarı alan çalışanlara 2018 yılı ikinci yarısı için eşel-mobil ödemesi yapılmaması, devlet yangın yeri iken yabancı konuklara yönelik olanlar haricinde izaz-ikramlar kaldırılmalı.”


“Bankanlar, müsteşar ve müdürler misafirlerine bizim gibi cebinden kahve ısmarlasın”

İzaz-ikramların kaldırılmasının da ciddi bir katkı sağlayacağına işaret eden Şafaklı, Bankanlar, müsteşar ve müdürler ziyaretçilerine bizim gibi cebinden kahve ısmarlasın. Bütçede kalan hane halkı harcama kalemlerinin kaldırılması, sağlık gibi elzem durumlar hariç devlet, hizmet ve mal alımlarından vazgeçmesi, faydası olmayan birçok dış temsilcinin lağvedilmesi,  sadece gezme maksatlı olan birçok dış ziyaretin iptal edilmesi, siyasi partilere yapılan bütçe katkısının %10’a düşürülmesi, bakanlar da dahil resmi makam araçlarının yabancı konuk ziyaretleri haricinde kaldırılması ve sadece sağlık ve yangın gibi zaruri alanlarda makam aracı kalması, çalışanların bizim gibi kendi araçları ile daireye ulaşması gerçekleştirilerek, kısa vadede gelirlerin artırılması sağlanabilir.”


“İthal girdilerde vergi sıfırlanmalı, ihracatçı firmalara elektrik desteği verilmeli”

Bir an evvel atılması gereken adımlar arasında üretim maliyetinin düşürülmesinin de olduğuna dikkat çeken Okan Veli Şafaklı, ithal girdilerin tüm verilerinin sıfırlanması gerektiğini dile getirdi. Şafaklı, fizibil, rekabet edebilirliği yüksek ve ihracat potansiyeli olan işletmelere elektrik başta olmak üzere Kalkınma Bankası ve KOBİGEM tarafından girdi desteği verilmesi gerektiğine işaret ederek, güneş enerjisine işletmeler tarafından geçişin teşvik edilmesinin de sağlanması gerektiğini söyledi.

 Yerli istidam ve sendikalı işçi çalıştıran işletmelere sosyal güvenlik desteği verilmesi gerektiğine vurgu yapan Şafaklı, sosyal güvenlik katkılarının Güney Kıbrıs’taki seviyeye çekilmesinin gerektiğini belirtti. 


“Önlemlerle dar gelirliyi değil, mutlu azınlığı düşünüyorlar”

Ekonomik krizin kırılma noktasının dar gelirli kesim olduğuna vurgu yapan Şafaklı, hükümetin aldığını söylediği önlemler ile dar gelirli ve asgari ücretlileri değil, tüccar ve mutlu azınlığı düşündüğünü ifade ederek, eleştirdi. 


“Dar gelirlilere kart verilmeli ve birçok konuda muafiyet sağlanmalı”

Dar gelirli kesimlerin ekonomik darboğazdan çıkarılması için özellikle asgari ücretli ve zaruri olarak döviz kredisi alan hanelerin Kaymakamlıklar ve bağımsız kurullar tarafından belirlenip “Dar Gelirli” şeklinde belirli süre için kart dağıtılması önerisinde bulunan Şafaklı, sosyal hukuk devletinin artık işletilmesi gerektiğini kaydetti.  “Dar Gelirli” kesimlerin sağlık ve benzeri devlet vergilerinden belirli süre muaf tutulması gerektiğine dikkat çeken Şafaklı, “Dar gelirli kesimlerin belirli süre askeri kantin ve benzeri imkânlardan yararlanmasının sağlanması yanında, dar gelirli kesimlere ayni veya nakdi destek vermek için Hane Halkı Harcama Kalemleri ve Örtülü Ödenek gibi kalemlerin kullanılması da sağlanabilir” dedi. 


“Vakıflar İdaresi devreye girmeli, döviz kredilerine destek sağlanmalı”

 Vakıflar İdaresi’nin misyonuna uygun olarak kaynaklarının “Dar Gelirli” kesimlere ayni veya nakdi destek vermek için kullanılması gerektiğinin de altını çizen Şafaklı, “Vakıflar Bankası’nın yaptığı gibi kârlarından feragat ederek dar gelirli kesimlerin döviz kredilerine destek verilmesi gerekir” şeklinde konuştu. 

Şafaklı, bankaların da fedakarlık yapması gerektiğine vurgu yaptı. Merkez Bankası’nın yaptığı kârlardan fedakarlıkta bulunarak “Dar Gelirli” kesimlerin döviz kredilerine destek verilmesi gerektiğine vurgu yapan Şafaklı şunları söyledi: “Yaklaşık 20 yıldır tahsil edilemeyen batık banka borçlarının cebren/metazori behemehâl tahsil edilerek ‘Dar Gelirli’ kesimlerin döviz kredilerine destek verilmek için kaynak yaratılması gerekiyor.”


“Dar Gelirli” için yerli temel gıda ve temizlik malzemelerinde vergiler sıfırlanmalı

Düşen refahtan dolayı toplam talebin artırılması gerektiğine de dikkat çeken Şafaklı, talebi artırırken ithalatın değil özellikle yerli üretim ve istihdamın artırılmasına dikkat edilmesi gerektiğine işaret et-ti. 

Şafaklı, “Dar Gelirli” kesimlerin ihtiyaç duyduğu ülkemizde üretilen temel gıda ve temizlik malzemeleri, mobilya ve benzeri ürünlerin vergilerinin tüm kesimler için sıfırlanması veya sadece “Dar Gelirli” kesimler için muaf tutulmasının da yapılacak bir diğer uygulama olduğunu kaydetti. Şafaklı, dar gelirli kesimlerin zaruri olarak alması gerekli mobilya, beyaz eşya ve elektronik eşyaların KDV’sinin devlet tarafından muaf tutulmasının da mümkün olduğuna değindi. 


“Güney’deki ticaretin Kuzey’e kaçması büyük fırsat”

Döviz krizinin yarattığı fırsatların başında gelen Güney’deki ticaretin Kuzey’e kaçması olgusuna da dikkat çeken Şafaklı, “Geçişlerin teknik olarak kolaylaştırılması, hızlandırılması ve farkındalık için pazarlama desteği verilmesi gerekir” dedi. 

Benzer Videolar