“Toplumsal çürümeye doğru gidiyoruz”

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, federasyon temelinde bir çözüm modelinin konuşulmamasının sadece Güney Kıbrıs’ın reddettiği bir şey olmadığını belirterek, 2020 yılından beri federasyon yönünde bir ilerleme yaşanmadığını söyledi

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, New York görüşmelerinden bir şey çıkacağını ummadığını belirterek, “Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidisin eline daha fazla koz verip ‘biz masaya oturmaya hazır tarafız’ demesi sağlanacak. Rum tarafının federasyon tezinde samimi olduğuna ve bizlerin anladığı anlamda bir federasyona ılımlı olduklarına inanmıyorum” diye konuştu Kıbrıs Türk toplumu olarak uluslararası toplumun dışında çözüm sürecinden son derece uzakta kendi iç meselelerimizle bir toplumsal çürümeye doğru gitmekte olduğumuzu söyleyen Baybars, BM kararları ortada dururken, Uluslararası hukuk oradayken bunun aksine BM parametrelerinde bir değişim ve dönüşüm yaşanması için diplomasi ve müzakere yürütülmeden çözümün adı ne olursa olsun pek mümkün görünmediğini söyledi Baybars, 2018 yılından bu yana tazminatların ödenmesinde sıkıntı yaşandığını, hükümetin belki de en iyi yaptığı işlerden birisinin tapu devirlerinde alınan vergilerden taşınmaz mal komisyonuna kaynak yaratmak olduğunu kaydetti. Ayşegül Baybars, bir miktar ödemelerin bu şekilde yapıldığını söyleyerek, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin bir iç hukuk yolu olduğu tartışmalarını AİHM nezdinde bir miktar bu konunun tartışma dışı kaldığını söyledi Baybars, “AİHM, TMK işlevini yitirdi gibi bir karar vermiş olsaydı biz iyice hukuksuzluğun içine gömülecektik. Bu saatten sonra bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçime kadar ne Türkiye’nin politikasında ne de herhangi bir müzakere için bir yakınlaşma öngörüyorum. 2025 yılında değişecek bir cumhurbaşkanı olması halinde Kıbrıs Türk toplumunun iradesi yönünde değişebilir” şeklinde konuştu Yeni Bakış Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, BM nezdinde şu günlerde yapılacak görüşmeler ışığında birtakım birlik ve örgütlerin ortaya çıkardı ve aslında Kıbrıs’ta çözüm istencinin nereye doğru evrileceğine yönelik seslerin yükselmeye başladığını belirtti. Baybars, Mayıs TV’de Mayıs Manşet programında Meltem Sakin’in sorularını yanıtladı. Baybars, 2020 yılında Tatar’ın cumhurbaşkanı seçiminin demokratik olmadığını herkesin bilmekte olduğunu belirterek, orada insanların toplum olarak vermiş oldukları oyun Ersin Tatar’ın iki devletli politikası üzerinden ilerlemediğini söyledi. Baybars, 2020 yılında kişiselleştirilmiş bir seçim yaşandığına vurgu yaparak, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM ‘de yaptığı konuşmada hala açıkça iki devletli çözüm dışında başka çözümün olmayacağını söylediğine vurgu yaptı. Baybars, “Federasyon bitti” söylemlerinin Kıbrıs Türk toplumunu bağladığını ifade ederek, bu söylemlerin Rum tarafının eline ciddi bir koz verdiğini kaydetti. Baybars, BM kararları ortada dururken, Uluslararası hukuk oradayken bunun aksine BM parametrelerinde bir değişim ve dönüşüm yaşanması için diplomasi ve müzakere yürütülmeden çözümün adı ne olursa olsun pek mümkün görünmediğini söyledi. Baybars, Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin son derece önemli olduğunu ifade ederek, “elbette iki devletli çözümü savunan insanlar da var. Ben önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminin iki devletli çözüm mü yoksa federasyon mu temelinde kişilerden bağımsız olarak referandum niteliğinde bir seçim olacağını düşünüyorum” dedi. Ayşegül Baybars, Türkiye’nin bir miktar da olsa bir yumuşama içinde olduğu, AB ile ilgili kendi çıkarları doğrultusunda yapmış olduğu müzakerelerle Kıbrıs’ta da bir politika değişikliği yapabileceğinin konuşulduğunu ifade ederek, “ancak görülüyor ki kamu önünde söylenenler federasyon zemininden çok uzakta” dedi. “Rum tarafının federasyon konusunda ılımlı olduklarına inanmıyorum” Ayşegül Baybars, federasyon temelinde bir çözüm modelinin konuşulmamasının sadece Güney Kıbrıs’ın reddettiği bir şey olmadığını belirterek, 2020 yılından beri bir ilerleme yaşanmadığını, Kıbrıs Türk toplumu olarak uluslararası toplumun dışında çözüm sürecinden son derece uzakta kendi iç meselelerimizle bir toplumsal çürümeye doğru gitmekte olduğumuzu söyledi. Baybars, New York görüşmelerinden bir şey çıkacağını ummadığını belirterek, “Hristodulidis’in eline daha fazla koz verip biz masaya oturmaya hazır tarafız demesini sağlanacak. Güney’in samimi olduğuna ve bizlerin anladığı anlamda bir federasyon konusunda ılımlı olduklarına inanmıyorum” diye konuştu. “İTEM Yasası ile birlikte bu zemin çoktan kaydı” Baybars, “Taşınmaz mal konusunda yapılanlar, son dönemdeki tutuklamalar, taşınmaz mal konusunda ceza yasasını çalıştırmaları, ekonomik baltalama gibi son dönemde yaşanılanlara bakıldığında Rum tarafının gerçek anlamda federasyon istediğine inanmak zor geliyor. Rum mallarının üzerine inşaat yapılmalı mıydı? İTEM Yasası ile birlikte bu zemin çoktan kaydı. Rum malları üzerinde koçan dağıtılsa da ilk sahibinden sonra bu koçanlar çok el değiştirdi. Biz daha TMK’daki tazminatları ödeyemezken bu konuda parayı nasıl bulacağımızı düşünürken içinde bulunduğumuz durum, Rum tarafının da iyi niyetli olmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. “AİHM, TMK işlevini yitirdi gibi bir karar vermiş olsaydı biz iyice hukuksuzluğun içine gömülecektik” Baybars, 2018 yılından bu yana tazminatların ödenmesinde sıkıntı yaşandığını, hükümetin belki de en iyi yaptığı işlerden birisinin tapu devirlerinde alınan vergilerden taşınmaz mal komisyonuna kaynak yaratmak olduğunu kaydetti. Ayşegül Baybars, bir miktar ödemelerin bu şekilde yapıldığını söyleyerek, Taşınmaz Mal Komisyonunun etkin bir iç hukuk yolu olduğu tartışmalarını AİHM nezdinde bir miktar bu konunun tartışma dışı kaldığını söyledi. Baybars, şöyle devam etti, “AİHM, TMK işlevini yitirdi gibi bir karar vermiş olsaydı biz iyice hukuksuzluğun içine gömülecektik. Bu saatten sonra bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçime kadar ne Türkiye’nin politikasında ne de herhangi bir müzakere için bir yakınlaşma öngörüyorum. 2025 yılında değişecek bir cumhurbaşkanı olması halinde Kıbrıs Türk toplumunun iradesi yönünde değişebilir.” “Tatar hamasi söylemlerine devam ediyor” Baybars, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın nasıl ki dışarıda hamasi söylemlerde bulunuyorsa meclis içi kapalı toplantılarda da aynı şekilde ifadelerde bulunduğunu belirterek, “iki başlılık görünüyor. Birçok sivil toplum örgütü federasyon derken, Sayın Tatar iki toplumlu devlet diyor. Bu iki başlılık da bence Kıbrıs Türk tarafının pozisyon almasında ciddi bir engel teşkil ediyor. Kapalı toplantılarda Türkiye’nin tezi nedir diye sorgulamak istedik ama sorularımızın hiçbiri Tatar tarafından yanıt bulmadı” diye konuştu.
Benzer Videolar