TL’nin Yeni Dibi ve Borsa İstanbul’un Sessiz Çöküşü

Yusuf KISA, Türk Lirası, dolara karşı uzun süredir sistematik bir değer kaybı yaşıyor. Bugün 48 bandında seyreden kur, birçok kişiye “kontrollü” gibi gösterilmeye çalışılıyor. Oysa gerçek farklı. TL’nin dolara karşı çok daha sert bir erime yaşayacağı, 1 doların 80-83 TL bandına yükselmesinin artık bir “felaket senaryosu” değil, güçlü bir olasılık olduğu gün gibi ortada. Bu sadece bir kur tahmini değil. Ekonominin temel dinamiklerinin, enflasyonun, rezervlerin, dış finansman ihtiyacının ve güven erozyonunun kaçınılmaz sonucudur. Yıllardır “geçici” denilen kayıplar kalıcı hale geldi. Her yeni denge, bir öncekinin üzerine inşa ediliyor; her yeni seviye, bir sonrakinin hazırlığı oluyor. Borsa İstanbul’da tablo daha da acı. Yatırımcılar yıllardır nominal kazançlarla avunurken, reel olarak büyük kayıplar yaşadı. Endeks TL bazında yükselirken, dolar bazında ya yerinde saydı ya da eridi. Bu sefer ise en büyük kayıp kapıda. Çünkü kurun 80’li seviyelere çıkması, borsadaki birçok hissenin gerçek değerini bir anda silip süpürecek. Şirketlerin bilançoları, borçları, karlılıkları ve büyüme hikâyeleri bu yeni kur gerçeğiyle yeniden yazılacak. TL ile şişirilmiş değerler, sert bir şekilde deflate olacak. Mantıklı yatırımcı artık bunu görüyor. Yerel piyasaya olan güvenin yerini, daha istikrarlı ve derin piyasalara yöneliş alıyor. Amerika borsasına, özellikle de dolar bazlı varlık sınıflarına kayış artıyor. Bu bir “ihanet” değil; rasyonel bir korunma refleksi. İnsanlar birikimlerini korumak istiyor. Yıllarca “yerli ve milli” söylemlerle teselli edilen tasarruflar, enflasyon ve kur karşısında erirken, akıllı sermaye sessizce dışarı çıkıyor. Bu tabloyu sadece “küresel koşullar” ya da “geçici dalgalanma” ile açıklamak, gerçeği örtbas etmektir. Yerel politikaların, para politikasının, mali disiplinin ve güven unsurunun yıllardır ihmal edilmesi, bu sonucu hazırladı. TL’nin değer kaybı hızlanırken, Borsa İstanbul’daki yatırımcının yaşayacağı kayıp, geçmiştekilerden daha derin olacak. Çünkü bu sefer hem kur hem de risk priminin aynı anda yükselme ihtimali yüksek. Kimileri hâlâ “yükseliş devam eder” diyecek. Kimileri “uzun vadede her şey düzelir” diyecek. Oysa uzun vade, birçok yatırımcı için artık lüks. Birikimlerin eridiği, alım gücünün eridiği, geleceğe dair belirsizliğin arttığı bir ortamda, mantıklı olanı görmek ve ona göre hareket etmek gerekir. TL’nin 80-83 bandına doğru yolculuğu başlarsa, Borsa İstanbul’da yaşanacak kayıp, yalnızca rakamlarda değil, güven duygusunda da büyük bir yarık açacak. Mantıklı yatırımcı ise çoktan rotasını değiştirmeye başladı. Bu bir kehanet değil; mevcut dinamiklerin mantıksal uzantısıdır.
Benzer Videolar