Sorumlusu sistemsizlik

Yeni Bakış’a değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Yazar Hasan Kahvecioğlu, neredeyse ülkede her gün yaşanan adli olaylardan üzüntü duymakla birlikte bu tür olayların son günlerde artış göstermesini, dünyayla bütünleşmemeye ve doğru düzgün idare edilmemeye bağladı


 Kahvecioğlu, “Dünya bizi tanımasa da biz devletiz, bütün kurumlarımızla çalışıyoruz” denmekte olunduğunu, ancak kadına şiddet uygulanmayacak bir eğitimin verilemediğini belirtti. Ortadoğu’da yaşanılanların bizi de etkilemekte olduğuna vurgu yapan Hasan Kahvecioğlu, televizyon, internet ve sosyal medya dahil bütün iletişim araçlarının toplumu etkisi altına aldığını kaydetti


 Kahvecioğlu, 1963’ten 1974 yılına kadar Kıbrıslı Türklerin silahla dolaştıklarını anımsatarak, “Liseye giderken hepimizin elinde bir piyade tüfeği vardı, o dönem kimse kimseyi vurmadı. Demek ki sorun silah taşımak ya da barındırmakla ilgili değil” diye konuştu 


“Devletseniz, toplumsanız, bu tür olayları inceleyecek ve özüne inecek kadroları oluşturmanız gerekir” diyen Kahvecioğlu, ciddi anlamda araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti. Kahvecioğlu, silahlanmanın ne kadar kötü kullanıma açık olup olmadığının incelenmesi gerektiğine işaret ederek, ortaya çıkacak eğilimlere göre de politikalar oluşturulması gerektiğini belirtti 


Deniz ABİDİN

Ülke her gün yeni bir haberle sarsılıyor. Cinayetten tacize, çocuk yaşta doğum yapandan tecavüze kadar toplumu şok eden her haber ülkenin geldiği durumu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bireysel silahlanmaya bir kriter getirilmemesi ile birlikte av tüfeği kullanılarak artan ölümler dikkate alındığında artık bu konunun tartışmaya açılması kaçınılmaz görünüyor. 


“Devlete sorumluluk düşüyor”

Yeni Bakış’a değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Yazar Hasan Kahvecioğlu, bu noktada devlete önemli sorumluluklar düştüğüne vurgu yaptı. Kahvecioğlu, neredeyse ülkede her gün yaşanan adli olayları duyduğu zaman üzüntü duymakla birlikte bu tür olayların son günlerde artış göstermesini dünyayla bütünleşmemeye, Avrupa’da yer almamaya ve doğru düzgün idare edilmemeye bağladı. Kahvecioğlu, Kıbrıs Türklerinin geçmişine bakıldığında 1930’lu ve 1940’lı yıllarda da benzer olayların yaşandığına dikkat çekerek, “geçmişimizde bunlar yaşanmazdı” demenin doğru olmayacağını kaydetti. Kahvecioğlu, Kıbrıslı Türklerin 1963 ve 1974 yılları arasında önemli bir askersel dönemden geçtiğine dikkat çekerek, bunun da büyük ölçüde rolü olduğunu, sıkıyönetim benzeri bir dönemden geçildiğini, tarihsel kökene inerek tahliller yapmak gerektiğini belirtti. 


“Dünyayla bütünleşememe üzerimizde ciddi etki bıraktı”

Kahvecioğlu, her anlamda dünyayla bütünleşememenin ve ciddi bir idareye sahip olamayışımızın bugün büyük etkiler bıraktığını belirterek, şöyle devam etti, “bir yurttaş evinde bulunan av tüfeğini çekip eşini öldürebiliyorsa bunun nedenleri yanında, ‘bizim erkeklerimiz neden cinayet işleyebiliyor?’ sorusunu da sormak gerekir. Bir diğer deyişle ‘kadına karşı beslenen bu şiddet insanları nasıl bu duruma getiriyor?’ diye de sorarak bunun nedenlerini tartışmak gerekir.”


“Karnemiz düşüklerle dolu”

“Toplumun kalitesi açısından yaşanılanlar son derece üzüntü vericidir. Bir ülkenin dünya sıralamasında uygar olup olmadığına bakılırken bunlar da birer ölçüttür ve birer kriterdir. Çocuk, kadın ölümlerine bakılır ve toplumun kalitesi ancak o zaman ortaya çıkar. Dünyada Kıbrıslı Türkler olarak kaliteli bir toplum olarak ün yapmamız gerekiyor. Dünyanın küçük toplumlarının hangi özelliği ile tanınacağı önemlidir. Toplumsal tanınmadan söz edilecekse, demokrasi, ekonomi ve insan haklarına gösterilen ilgi ile tanınmamız gerekir. Ancak ne yazık ki çevreye, hayvan haklarına, engelli haklarına saygı göstermiyoruz. Karnemiz düşüklerle dolu.”


“Kadına şiddeti önleyen bir eğitim şart”

Hasan Kahvecioğlu, “Tüm bunların toplumun aydınını, ortalama değerler sistemini etkiliyor” diyerek, toplumun giderek cemaatleştiğini gösterdiğini söyledi. Kahvecioğlu, “Dünya bizi tanımasa da biz devletiz, bütün kurumlarımızla çalışıyoruz” denmekte olunduğunu, ancak kadına şiddet uygulanmayacak bir eğitimin verilemediğini belirtti. Ortadoğu’da yaşanılanların bizi de etkilemekte olduğuna vurgu yapan Hasan Kahvecioğlu, televizyon, internet ve Facebook’un dahil bizi etkisi altına almakta olduğunu söyledi. 


“Kültürel alt yapımızda da ciddi eksiklikler var”

Hasan Kahvecioğlu, şunları kaydetti, “Toplum olarak silaha karşı olan bir tutum içinde miyiz? Silahtan nefret eden bir toplum haline gelebildik mi? Neredeyse her 10 evin 8 tanesinde silah var. Ben her zaman silahsızlanmadan yana bir politik çizgi güttüm. Bunlar sizin bulunduğunuz toplumda siyaseten olduğunuz çizgiyi gösteren unsurlardır. Demek ki bizim ideolojik yapılanmamızda ve kültürel alt yapımızda da ciddi eksiklikler var. Okullardan başlayacak bir bilinç dönüşümüne ihtiyaç var.” 


“Sorun silah barındırmakta değil”

Kahvecioğlu, 1963 yılından 1974 yılına kadar Kıbrıslı Türklerin silahla dolaştıklarını ifade ederek, mücahitlik dönemi olduğunu, ancak işlenen cinayet sayısının çok az olduğunu vurguladı. “Liseye giderken hepimizin elinde bir piyade tüfeği vardı” diyen Kahvecioğlu, o döneme ait kimsenin kimseyi vurmadığını, demek ki sorunun silah taşımak ya da barındırmakla ilgili olmadığını söyledi. 


“Ustalık silaha karşı eğitim verebilmektedir”

Kahvecioğlu, Amerika’nın da bu konuyu çok sık konuştuğunu, herkesin çok kolay gidip dükkanlardan silah satın alabildiğini kaydetti. Kahvecioğlu, seçim dönemi Amerika’da Trump’ın hedefinin silahlı alanları daha da silahlandırmak olduğunu belirterek, Hillary Clinton’un temel hedefinin ise silahsızlanmak olduğunu anımsattı. Kahvecioğlu, ustalığın, bir eğitim sistemi içinde silahın kullanılmaması yönünde bir eğitim verebilmek olduğunu kaydetti. 


“Ne yediğimizi bilmeyen bir toplum olduk”

 “Bu değerler neden sadece batı’da yer alıyor?” diye soran Kahvecioğlu, “Kıbrıslı Türkler olarak neden AB’ye girmek istedik? Bu kıstaslardan biz de yararlanalım diye değil midir? Ancak biz sadece bu konularda değil, tarım alanında ne yediğimizi bile bilmiyoruz” diye konuştu. 


“Toplum kalitesiyle ilgili”

Kahvecioğlu, Doğancı Köyü’nün oldukça modern bir köy olduğunu belirterek, böyle bir köyde modern bir evde yaşayan modern insanların birbirini öldürmesinin korkunç bir şey olduğunu kaydederek, bunun toplum kalitesiyle ilgili bir şey olduğunu belirtti. “Devletseniz, toplumsanız, bu tür olayları inceleyecek ve özüne inecek kadroları oluşturmanız gerekir” diyen Kahvecioğlu, ciddi anlamda araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti. Kahvecioğlu, silahlanmanın ne kadar kötü kullanıma açık olup olmadığının incelenmesi gerektiğini söyleyerek, çıkan eğilimlere göre politikalar oluşturulması gerektiğini belirtti. Siyasi partilerde de bu zafiyetin olduğuna dikkat çeken Hasan Kahvecioğlu, bu tür politikaların oluşamadığını söyledi. 


“Ülkede nüfus ve demografik yapı değişti”

Hasan Kahvecioğlu, nüfus ve demografik yapının değişmesinin yaşanılan üzücü birçok olayda etkili olduğunu belirtti. 

Kahvecioğlu, Kıbrıslı Türkler olarak kabahatimizin büyük olduğunu söyleyerek, 1974 yılı sonrasında ülkede nüfus ve demografik yapı değişiminin yaşandığını belirtti. “Biz bu demografik yapı değişimini bu ülkede ele alamadık” diyen Kahvecioğlu, “ne biz, ne merkezi yönetim ne de belediyeler alabildi” diye konuştu. 

Kahvecioğlu, başka yerde belediyelerin yeni gelen nüfuslarla ilgili olarak kendi bölgelerindeki demografik değişikliklerle ilgili uyum çalışması yaptıklarını belirterek, “bunlar bizde yaşanmıyor, 30 yıldır arkamıza dönüp bakmadık. Nüfus değişimlerini incelemedik. 

Bazı köylerimize yeni gelen nüfuslar kendi alışkanlıklarımızı kabullenip benimserken tersi olan çok yer de oldu. Kıbrıs Türk kültürünün başka kültürlerin etkisi altında başka anlayışlara yöneldiğini görüyoruz. Kültürümüzün son derece değiştiğini görebilmekteyiz” şeklinde konuştu. 

Benzer Videolar