“Seçimden seçime hatırlanıyoruz”

Deniz ABİDİN /Özlem ÇİMENDAL 

Alaniçi Köyü sakinleri, siyasilerin bölgeye uğramamasından şikayetçi… Alaniçi sakinleri, sadece seçim dönemi hatırlanmak istemediklerini belirterek, köyde gençlerin çoğunluğunun yurtdışına kaçtığını, kalanların ise geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini ifade ederek, siyasilerden bölgeye daha çok icraat yapılmasını istedi.

Kıbrıs’ta olası bir anlaşmanın Türkiye’nin garantörlüğünde ve iki eşit devlet temelinde olması gerektiğini savunan köy sakinleri, ülke genelini kapsayan zamların düşen alım gücüne tuz biber kattığını belirterek, “kaşıkla verip, kepçeyle alıyorlar” dedi.

Alaniçi Köyü sakinleri, Kıbrıs’ta olası bir anlaşmanın Türkiye’nin garantörlüğünde ve iki eşit devlet temelinde olması gerektiğini savunurken, siyasilerin köyü sadece seçimden seçime ziyaret ettiklerini belirtti. Yeni Bakış’a konuşan köy sakinleri, “Bu siyasiler başımızda olduğu sürece bir şey olmaz. Bize ülke olarak daha genç nesil ve iş yapan insanlar lazım. Köyde gençler başka bölgelere yerleşiyor çünkü buralara yatırım yok. Ev yapıp kalanlar olsa da çoğunluk yurtdışında” dedi.

Vatandaş Ne Dedi?

Türksel Sevilir: Kuraklıktan dolayı bu yıl beklediğimizi alamadık

“Kıbrıs sorununda bir anlaşma olacağından ümitli değilim. Rum tarafı Türkiye’nin garantörlüğünü  kabul ederse bu iş olur. Garantörlük çok önemlidir. Toprak konusunda da anlaşma olmalı. Rum tarafı yüzde 28 toprak verir. Ben umutlu değilim. Bir plan ortaya konur ve referanduma bile gidilse anlaşma olmaz, çünkü referandumdan hayır çıkar. Köyümüzde hayvancılık ve çiftçilikle uğraşırız. Ancak bu yıl yaşanan kuraklıktan dolayı beklediğimizi alamadık”

Ömer Nizam: Sil baştan olmazsa memleket düzelmez

“Taraflar halkı ikna edebilirlerse ve olası bir durumda referanduma gidilir, evet çıkabilir. Önce planı görmemiz anlamamız gerekir. Şimdi bir yorum yapmak doğru olmaz. Olası bir anlaşma durumunda Türk ve Rum tarafı hazırlanan planı iyi bir şekilde halka anlatır ve ikna ederlerse iki taraftan da evet çıkabilir. Ben anlaşma olsun istiyorum. Gençlerimiz bu ülkede kalmadı, ileride hiç kalmayacak. Anlaşma olmazsa mahvoluruz. Bizim siyasilerimize gelince sil baştan olmazsa memleket düzelmez. Köyde gençler başka bölgelere yerleşiyor. Ancak buraya ev yapıp kalan da oluyor.  Çoğunluk yurtdışında.

Mehmet Zeki: Siyasilerin bir eli yağda bir eli balda

“Türkiye anlaşma isterse bu adada olur. Menfaatimize olan bir anlaşma olacaksa olur, referandumdan da geçer. Bu siyasiler başımızda olduğu sürece bir şey olmaz. Bize ülke olarak daha genç nesil ve iş yapan insanlar lazım. Bizdeki siyasiler sabah Meclis’e gider, akşam evine. Bunlar bal yapmaz arıdırlar. Artık bıktık, usandık. İcraat yok. Bu şartlarda erken seçim olmalıdır. Zaten azınlıkla geldiler. Akova’dan köye gelirken Rum’dan kalma eski aspestli boru var. Yıllardır bu boruyu değiştirmiyorlar. Bunların bir eli yağda bir eli balda.  Bizim köyümüzde kanserden ölüm vakaları fazladır. Kimse ilgilenmez. 5 yılda bir sadece seçim döneminde hatırlanırız”

Hasan Ruso: Gençlerin ev yapacak durumu yok

“Kıbrıs’ta çözüm olması yönünde umudumuz yoktur. 50 yıldır bir şey olmadı. En önemli konularda anlaşma sağlanmadı. Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa,  siyasi eşitlik olmazsa olmaz.  Azınlıkta olmaz. Ülkede ise bir kriz yaşanmakta. Vatandaşın alım gücü düştü. Krizden dolayı gençlik yurtdışına kaçtı. Ülkenin düzgün bir altyapısı yok. Maddi olanaksızlıklardan dolayı gençlerin ev yapacak durumu yok. Hayat her geçen gün zorlaşıyor,  döviz ise tavan yapmış durumda”

Hayrettin Durak: Bizi sadece seçim dönemlerinde hatırlamasınlar

“Adada kalıcı bir çözüm olacağından umutlu değiliz. Bunun ötesinde dövizin her gün yükselmesi vatandaşın da alım gücünü düşürüyor. Her şeye zam geldi. Elektrik, tüp gaz, akaryakıt. Gençler hayat kurmakta zorlanıyor. Ülke şartları eskiden böyle değildi, şimdi çok kötü. Siyasilerimizden ise daha çok icraat istiyoruz. Bizi sadece seçim dönemlerinde hatırlamasınlar”

Necdet Tuğcu: Eşit şartlarda bir anlaşma olsun istiyoruz

“Eşit şartlarda bir anlaşma olsun istiyoruz. Rumlar toprağın çoğunluğunu ister kendinde olsun. Kendi kendimizi kandırmayalım. Rum tarafı bizim de hükmedebileceğimiz bir anlaşmayı onaylamaz. 1964 yılında yaşadıklarımızı yaşamak istemiyoruz”

Ahmet Zahlül: Kaşıkla verip, kepçeyle alıyorlar

“Bu ülkede her şey döviz üzerine kurulmuş. Ancak maaşlarımız Türk Lirası. Döviz artınca akaryakıta da tüp gaza da elektriğe de zam geldi. Alım gücü azaldı. Vatandaş anca bu borçlarını kapatıyor. Asgari Ücret ile geçinen insanlar var. Asgari ücreti yükseltmeden zamlar geldi. Bu insanlar ne yapacak, nasıl geçinecek. Kaşıkla verip, kepçeyle alıyorlar”

Benzer Videolar