“Rum Tarafı federasyon istemiyor”
Meclis Eski Başkanlarından Sibel Siber, müzakerecilerin Crans Montana’ya son gidişlerinde yönetim ve güç paylaşımı konusunda Rum Liderin adım atmadığının ve atmayacağının bir kez daha görüldüğünü belirterek, federasyonun değişmez koşulunun siyasi eşitlik olduğunu, bunun da al-ver konusu olmaması gerektiğini belirtti
Siber, Kıbrıs konusunda son gelinen aşamada Rum liderin açık bir dille azınlığın çoğunluğa hükmedemeyeceğini söylediğini belirterek, bunun federasyon istememek anlamı taşıdığını kaydetti
Siber, “Varılacak olan anlaşma iki tarafın da ortak arzusuyla olmalıdır. BM bize baskı yapsın, AB bize baskı yapsın denilmektedir. Biz bunun tecrübesini yaşadık. 1960 yılında olan anlaşma Rum tarafının gönüllü rızasıyla olan bir anlaşma değildi, baskıyla olan bir anlaşmaydı. Federasyonda gönüllülük esastır. Siyasi eşitliği kabul etmiyorum demek federasyonu kabul etmiyorum demektir. Bizim bunu BM’ye anlatmamız gerekir” diye konuştu
Deniz ABİDİN
Meclis Eski Başkanlarından Sibel Siber, Yeni Bakış Web TV’de yayınlanan Çiğdem Dürüst ve Derviş Gezer’in sunduğu “Sansürsüz” programına konuk olarak açıklamalarda bulundu. Siber, Meclis Başkanı olduğu dönemde üç ya da dördüncü dönemdeki tutanakları okuduğu zaman federasyon olarak nitelendirilenin ve görüşülmekte olanın iki tarafın birbirinden çok uzak bir devlet modelini olduğunu gördüğünü söyledi. Sibel, Cumhurbaşkanının o dönem ilk Cenevre’ye gidişinden önce Rum tarafının aslında bir üniter devlet üzerinde tartıştığını ve siyasi eşitliği, yönetimi ve güç paylaşımını kesinlikle kabul etmeyeceği şeklinde bir intiba edindiğini belirtti. Sibel, umudun her zaman olduğunu, müzakerelerin yeni başladığı dönem bu şekilde düşündüğünü, ancak müzakerecilerin Crans Montana’ya son gidişlerinde yönetim ve güç paylaşımı konusunda Rum Liderin adım atmadığının ve atmayacağının açıkça görüldüğünü söyledi. Siber, bunun anlamının federasyon olmadığını ifade ederek, federasyonun değişmez koşulunun siyasi eşitlik olduğunu vurguladı. Siyasi eşitliğin al-ver konusu olmaması gerektiğini ifade eden Siber, Türk tarafının da eleştirildiğini, federasyon adı altında aslında bir konfederasyonun talep edildiği yönünde bir algının oluştuğunu kaydetti.
“Siyasi eşitlik kabul edilmiyor”
Siber, Kıbrıs konusunda son gelinen aşamada Rum liderin açık bir dille azınlığın çoğunluğa hükmedemeyeceğini söylediğini belirterek, bunun federasyon istememek anlamı taşıdığını kaydetti. Sibel Siber, Türk tarafının ısrarı statükonun devamını sağlar. Yıllardır görüşülen müzakerelerde federasyon görüşülüyor. Ancak bir çözüme ulaşamadık. Demek ki federasyonun olmazsa olmazı siyasi eşitlik kabul edilmiyor. Bu çok net ortadadır. Rum tarafı açıkça ‘ben devletimi sizinle paylamamam’ diyor. Kanatları güçlü merkezi daha zayıf veto anlamına gelen en az bir Kıbrıslı Türk’ün karar almada evet demesinin kabul edilmez olduğu her zaman belirtiliyor” dedi.
“Çözüm mü istiyoruz yoksa federasyon mu?”
Siber, konfederasyonun konuşulmaması için tabular yaratıldığını ifade ederek, sorulması gereken sorunun, “çözüm mü istiyoruz yoksa federasyon mu?” olması gerektiğini kaydetti. Sadece tek yolun federasyon olduğu üzerine vurgu yapıldığını belirten Siber, federasyonun iki tarafın isteğiyle olacak bir şey olduğunu, iki tarafın da aynı isteği duyması gerektiğini söyledi. Siber, konfederasyondan ürküldüğünü, yıllardır yaratılan tabularla kendimizi hep federasyona hazırladığımıza dikkat çekerek, şunları ifade etti, “Varılacak olan anlaşma iki tarafın da ortak arzusuyla olmalıdır. BM bize baskı yapsın, AB bize baskı yapsın denilmektedir. Biz bunun tecrübesini yaşadık. 1960 yılında olan anlaşma Rum tarafının gönüllü rızasıyla olan bir anlaşma değildi, baskıyla olan bir anlaşmaydı. Federasyonda gönüllülük esastır. Siyasi eşitliği kabul etmiyorum demek federasyonu kabul etmiyorum demektir. Bizim bunu BM’ye anlatmamız gerekir.”