Piyasalar için yeni risk! 19 yıldır böylesi görülmedi

Küresel finans sisteminin temel göstergelerinden olan ABD tahvil getirilerinde dikkat çeken hareketler yaşanıyor. 10 yıllık tahvilin getirisi yüzde 5,10'u aştı. 30 yıllık ABD tahvil faizi ise yüzde 5,40’a dayandı. Rakamlar, 2007'den bu yana en yüksek seviyelere işaret etti. ABD tahvil getirilerinin 19 yılın zirvesine çıkması, küresel para ve sermaye akımlarını etkileyebilecek düzeyde sinyal olarak algılanabiliyor.

Küresel piyasalarda ABD tahvil piyasasında yaşanan son gelişmeler dikkatle takip ediliyor. FED politikasına duyarlı olan 2 yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 4,89'a yaklaştı. Böylece Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Uzun vadede ise daha belirgin hareketler dikkat çekti. 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,10'u aşarak Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık ABD tahvil getirisi ise yüzde 5,40’a dayandı. Burada da Haziran 2007'den bu yana en zirve nokta görüldü. Bu tablo ABD Hazine tahvillerinde satış dalgasına işaret ederken, küresel piyasaları da yeniden alarma geçirdi.

DÜNYAYI İLGİLENDİRİYOR

Dünya finans sisteminin temel fiyatlama göstergelerinden biri olan ABD tahvil getirilerinin 19 yılın zirvesine çıkması, küresel para ve sermaye akımlarını etkileyebilecek düzeyde sinyal olarak algılanabiliyor.

Buradaki yükseliş dünyanın geri kalanında da borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açabiliyor. Krediler, şirket tahvilleri, gelişmekte olan ülke borçlanmaları ve hisse senedi değerlemeleri üzerinde doğrudan veya dolaylı baskı oluşabiliyor.

DOLAR ENDEKSİ DE…

Bu arada dolar endeksi de 101,00 seviyesini aşarak son iki ayın en yüksek seviyelerine yöneldi. ABD tahvil faizleri ile birlikte doların da güçlenmesi, gelişmekte olan ülkeler açısından finansal koşulları daha da sıkılaştırabiliyor. Yatırımcıların daha yüksek getiri sunan dolar varlıklarına yönelmesi, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Bunun yanında yüksek ABD faizleri, küresel şirketlerin ve hükümetlerin dolar cinsinden borçlanma maliyetlerini de artırabiliyor. Daha yüksek faiz ortamı yatırımları ve kredi talebini yavaşlatırken, yüksek borç taşıyan ekonomilerin finansman yükünü ağırlaştırabiliyor.

NEDEN YÜKSELDİ?

Tahvil faizlerindeki yükselişte ABD ekonomisine ilişkin güçlü PMI verileri ve yüksek petrol fiyatları enflasyonist baskılar etkili oldu. Her iki gelişme ile birlikte ekim ayında FED'in bir faiz artışına daha gidebileceği tahminleri yüzde 70’e yaklaştı. ABD'de yükselen tahvil getirileri Hazine'nin faiz giderlerini artırarak bütçe üzerindeki baskıyı da büyütüyor. Özellikle 10 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5'in üzerinde kalıcı olup olmayacağı kritik önem taşıyor. yenibakış gazetesi-kktc son dakika
Benzer Videolar