Nüfus artıyor, sorunlar çoğalıyor
Yeni Bakış’a konuşan vatandaşlar, ada genelinde ne zaman nüfus sayımı yapıldığını hatırlamadıklarını dile getirdi. Nüfus sayımının yapılmaması yanında kaçak insan sayısının da her gün daha da çoğaldığına dikkat çeken vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak, acil denetim mekanizması oluşturulmasını istedi
KKTC’de yaşayan yerli vatandaş sayısının, adaya giren 3. Dünya ülkesi vatandaşlarından daha az olmasına vurgu yapan vatandaşlar, gün geçtikçe artan ve bilinmeyen nüfusun beraberinde işsizliği de getirdiğini söyledi. Vatandaşlar, her geçen gün ekonomik ve sosyal yapısı bozulan KKTC’de insanca yaşam koşullarından uzaklaşıldığını dile getirdi
Süreyya ÖZDEMİR
KKTC’ye girişlerde yıllardır oluşturulmayan denetim mekanizması nedeni ile ülke nüfusunun bilinmediğini, bu nedenle de baş gösteren sorunlara yönelik alınması gereken önlemler ve stratejik eylem planlarının hayata geçirilemediğini ifade eden vatandaş, acilen ülkenin giriş-çıkışlarına belli kriterler getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Vatandaş ne dedi?
Gürol Kızılyürek: Ülkeye giriş çıkışlar kolaylaştı
“Ülkede yaşayan insan sayısının ne kadar olduğunu bilmemekle birlikte tahminen ‘400-450 bin’ civarında olduğunu söyleyebiliriz. Bu adada insanların çoğalması, 1974 savaşından sonra meydana geldi. Baf, Limasol, Larnaka gibi köylerden insanlar bu tarafa yerleşti. Bununla birlikte, Türkiye’nin bazı bölgelerinden gelen insanlar oldu, bu şekilde yurdumuza sığındılar. Nüfusumuz bu sayede arttı. Böylece insanların hem kendileri hem de kültürleri birbirine asimile oldu. Bu konuyla ilgili nüfus sayımı uzun bir süredir yapılmamakta, nüfus artışında çalışma olmaması nedeniyle de yurdumuza gelen
3. dünya ülkeleri insanlarının girmesine kolaylık sağlandı. Bu da iş olanaklarının azalması, maddi gelir düzeyinin düşmesine ve çeşitli sıkıntılara sebebiyet verdi. Acilen yeniden sayım yapılarak, ülkede kaçak pozisyonda olanlar tespit edilmeli. Yetkililer bu konuda acil çalışma başlatmalı.”
Celal Kale: Türkiye buraya aktardığı vatandaşları için en azından para ödüyor
“Bu ülkenin nüfus oranı en az ‘400 bin’ küsurdur. Bunun 100 binini Kıbrıs’ın yerli halkı olarak görürsek, diğer kalanlar ise Türkiye’den buraya yerleşmiş insanlar ve 3. dünya ülkelerinden buraya kaçak olarak çalışmak için giren yabancılardır. Nüfusun bu kadar artış göstermesine paralel olarak yerli iş gücünün işsizlik oranı da arttı. Bu kadar insanın varlığıyla bu adanın kalkınmasının daha da güç duruma geldiğini görmekteyiz. Kuzey Kıbrıs’ta nüfus sayımı adına hiçbir faaliyet yok. Kaç bin insan olduğunu bilmedikleri için ada’mıza yapılan yardımlar da yeterli gelmiyor. Çünkü burada yaşayan insan sayısının hala ‘100-150 bin civarında’ olduğu düşünülmekte, bundan dolayı yapılan yardımlar ada halkına yetmemekte. Bizler eskiden hastaneye gittiğimizde en fazla 10 dakika beklerken, şimdi işlerimizi yoğunluk sebebiyle halledemez duruma geldik. Bu çoğalmaların olduğu gibi kalmadığı da aşikar, her gün belki de ada’mızda binlerce çocuk dünyaya geliyor. Sendikalar bile okulların çocuklara yetmediğini düşünerek sürekli ‘yeni okullar açılsın’ çağrısında bulunmaktadırlar. Bunları bizler görürken başkalarının fark etmemesi bizleri yıpratıyor. Hükümetimiz, bu kadar insanın fazlalığını görmezden geliyor. Hatta bu nüfus çoğalmasını Türkiye’nin yaptığını düşünerek oradan insanlarının refah seviyesi için para talebinde bulunmaktalar. Türkiye’nin buraya 300 bin kadar insanı göç ettirmesi sebebiyle yardım yaptığını da biliyoruz. Türkiye hükümeti kendi insanına bu kadar yardımı sağlarken, bizim hükümetimiz bizleri kalkındırmada sıkıntı çekiyor. Bu yüzden başımızda bir hükümetin olmadığını görüyoruz.”
Mehmet Aldemir: Ülkemizde nüfus sayımı önemsenmemekte
“Kıbrıs’ın toplam nüfusunun şu an da ‘300-350 bin’ olduğunu düşünmekteyim. Ada halkı 100-150 bini oluşturuyorsa diğer kalanlar Türkiye ve 3. Dünya ülkeleri vatandaşlarıdır. Bu nüfus artışında gerekli bir çalışma olmadığını görüyoruz. Ada’ya giren insan sayısının bilinmediği ortada, kesin bir yargıyla şu kadar insanımız var diyemiyoruz. Zaten senelerdir nüfus çalışmasına gidilmedi. Bundan dolayı da kaçak işçilerin burada çoğalmasıyla karşı karşıya kaldık. Nüfus sayımının en son 2016 yılında olması, şu ana kadar bir faaliyet gösterilmemesi sıkıntıları beraberinde getirdi. Görüyoruz ki nüfus sayımı bu ülkede önemsenmemekte, ülkenin kadın ve erkek oranı, çocuk, yaşlı, okuryazar oranları bile bilinmiyor. Bu nedenlerden dolayı da okumuş insanlarımız iyi işlerde çalışamıyor,
3. Dünya ülkeleri insanları, vatandaşlarımızın ellerinden işlerini alıyorlar, bilinçsiz bir topluluk çoğalmaya başladı.”
Nurettin Gürkut: Gerekli denetimin olmaması nedeniyle gün geçtikçe nüfus artıyor
“Ada genelinde yaklaşık ‘600 binlik’ bir nüfusun olduğunu düşünmekteyim. En son yapılan nüfus sayımını bile hatırlamıyorum. Nüfus sayımı önemsenmediği için elini kolunu sallayan her insan adamıza girebiliyor. Bunun beraberinde çeşitli sıkıntılar ortaya çıkıyor. Bu ülkeye öğrenci olarak giren yabancı uyrukluların bile okumadığını çeşitli işler yaptığını görmekteyiz. Ortada denetim adına bir şey olmamasından dolayı, her geçen gün bir artış yaşamaktayız. Ada’mızın bu kadar insanı kaldıramayacağını da bilmemize rağmen hala nüfus sayımı yapılmadığını görüyoruz. Ada’nın yerli halkı, bu sebepler dolayı ülkelerini yavaş yavaş terk etmeye başladı. KKTC’nin genelini 2. ve 3. dünya ülkeleri oluşturmaya başladı artık. Gerekli çalışmalarla ülkenin nüfusunun netleştirilmesi gerekiyor.”
Mutallip İlhan İncirlili: Yerli halktan çok 3. dünya ülkesi vatandaşı var
“Ada genelinin nüfusunun yaklaşık ‘380 bin’ olduğunu düşünüyorum. En son nüfus sayımının 2016 yılında olduğunu hatırlıyorum. Ondan sonra yapılmayan nüfus sayımıyla birlikte ada genelinde kaçak insan ve kaçak çalışan sayısının arttığını görmekteyiz. Bunların beraberlerinde işsizliği getirdiğini ve maddi gelir düzeyimizin düştüğünü görmekteyiz. Yetkililerin bu konuda herhangi bir önlem almaması karşısında bu çoğalmaların artıp daha da kötüye gittiğini göreceğiz.”
Ali Sayan: Vatandaşımızın hakkını kaçak çalışanlar yiyor
“Nüfusumuzun kaç bin olduğu konusunda hiç kimsenin bir bilgisi yok. Tek bildiğimiz bir şey var oda bu adada tüm milletlerden insan barındırdığımızdır. En son nüfus sayımının ‘2012’ yılında olduğunu hatırlıyorum. Daha sonradan böyle bir çalışma yapılmadı. İnsanların, kaçak halde bu memlekete girdiklerine tanık oluyoruz. Hatta 14 senedir kaçak halde yaşayan insan biliyorum. Ada’da yaşayan vatandaşlarımızın hakkını onların aldığının farkındayız. Paralarımızı kayıt dışı çalışan insanlar yiyor. Bu yüzden bu ülkenin hali daha da perişan olacak. Çalışmak için bu ada’ya giren Türkmen, Vietnam gibi yabancı uyruklu insanlar, Kuzey Kıbrıs adasının seyrini değiştirdi. Hükümetimiz bu ülke adına hiçbir denetim çalışması yapmadığı için daha fazla kötü günler yaşayacağız. Halkımızın daha refah seviyede yaşamasını istiyorlarsa bu denetimlerin uygulanması gerek. Ada’ya giriş çıkışlar kontrollü olsun. Bu memleket insanı için ülkede yer açılsın. Bunlar olmadığı takdirde daha fazla göç alacağız.”
Ahmet Taşçı: Denetleme yok, nüfus artışı kontrolsüz
“Genel olarak ada’da yaşayan insan sayısını baz alırsak, ülkenin nüfusunu ‘800 bin’ kişinin oluşturduğunu düşünmekteyim. Yerli halk belki de bu sayının çeyreğidir. Bu Ada her yerden göç almaktadır. Bunun için hükümetimiz hiçbir şekilde denetleme getirmemiş durumda. Ben bu ada’da ’43 senedir yaşam mücadelesi’ vermekteyim, bununla beraber 43 senedir bu Ada’da nüfus sayımı olduğunu görmedim. Bu yüzden bu ülkede hükümet olduğunu düşünmüyorum, burada halk kendi kendine çoğalıyor. Bununla ilgili herhangi bir denetleme yapılmıyor.”
Nazim Dağlı: Ülkenin huzuru için denetleme şart
“Ada’da yaşayan nüfus sayısı ‘330-350’ bin arasında değiştiğini görüyoruz. Yerli halk bunun çeyreğini oluşturuyorsa geriye kalan kısmını ise ada’ya gelen yabancı topluluklar oluşturmaktadır. 1985 yılında, bu nüfusun ‘100-120 binini’ yerli Kıbrıs halkı oluştururken, o dönemde geriye kalan ‘40-50 bin’ nüfusunu Türk vatandaşları oluşturuyordu. Daha sonraları bu Ada’ya göçmenlerin gelmesiyle toplumda farklı kültürlerin çoğalması bununla birlikte ortaya çıkan akrabalıklar söz konusu oldu. Ben 2014 yılından beridir burada yaşamaktayım o dönemden bu yana henüz bir nüfus sayımı olduğunu görmedim. Bu durum denetlenmenin olmamasıyla birlikte kaçak insanların Ada’ya girmesine neden oldu. Bu ülkede ne oranda yerleşik insan sayısı olduğu, ne oranda turist geldiği belirlenmeli, çünkü Ada’ya giren çoğu insan geri dönmüyor. Burada kaçak halde yaşamaya devam ediyor. Bu durumda Ada halkının yaşamını zorlaştırıyor, gerek iş konusunda gerek huzursuzluklar karşısında etkilenmeye başlıyorlar. Yetkililerin bu konuda bir önlem yoluna gitmeleri lazım. Gidilmediği takdirde Ada’ya giren kaçak insanlar beraberlerinde huzursuzlukları da getirecekler. Bu yüzden nüfusa bir denetleme şart.”