Küresel işbirliği şart

Deniz ABİDİN

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevki Kıralp, Orta Doğu’da  etnik, mezhebi ve siyasi çatışmaların son derece yaygın bir hale geldiğine dikkat çekerek,  bölgenin tam anlamıyla yangın yerine döndüğünü kaydetti.

“İnsanlık derin bir kaos içerisinde yaşıyor” diyen Kıralp, adına yanlışlıkla “Arap Baharı” denilen sürecin aslında insanlık adına son derece şiddetli bir “kara kışın” başlangıcı anlamına geldiğini belirtti

Kıralp, Türkiye’yi hedef alan bazı terör örgütlerinin toplumda etnik köken temelli ayrışmaları tetiklemeyi amaçlarken, bazılarının da yaşam tarzı ve inanç temelli ayrışmaları tetiklemeyi hedeflediğini belirtti

Kıralp, “Terörizmle mücadelede küresel işbirliğinin ve devletlerarasında terörizme karşı demokrasi ve hümanizm temelli bir kenetlenmenin çok ciddi yararları olacaktır” dedi.

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevki Kıralp, insanlığı tehtid eden  terörist  saldırıları Yeni Bakış’a değerlendirdi. Kıralp, Dünya’nın pek çok yerinde, insanların yeni yıla girerken ortaklaşa en büyük dileğinin savaş, terörizm ve şiddetin olmayacağı bir yıl olduğunu belirterek, Türkiye’de yaşananların 2017’ye de üzüntüyle başlanmasına vesile olduğunu söyledi.  Terörizmin sadece Türkiye’nin ya da komşu ülkelerin sorunu olmadığını ifade eden Kıralp, bunun evrensel bir sorun olduğunu belirtti. Kıralp, terörizmin sadece insanlarda yılgınlık yaratmayı ve devletlerin siyasetlerini etkilemeyi amaç edinmediğine vurgu yaparak,  bunun yanında devlet içi ve devletlerarası, toplum içi ve toplumlar arası etnik köken, siyasi görüş, inanç ve yaşam tarzı gibi unsurlara dayalı ayrışmaları körüklemeyi de amaçladığını kaydetti.

“Arap Baharı değil, insanlığın kara kışı”

Kıralp, geçtiğimiz yıllarda AB ülkelerinin “aman mülteciler bize gelmesin” şeklinde bir tutum içerisine girdiklerine dikkat çekerek,  Türkiye’ye “aman mülteciler sende kalsın, bize yollama” dediklerini anımsattı.  İslamofobi (İslam’dan korku), Ksenofobi (yabancıdan korku) ve aşırı-sağcı ırkçı oluşumların  Avrupa içerisinde yaygınlaştığını dile getiren Kıralp,  ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın söylemlerinde de Müslümanları ötekileştiren çıkışlar olduğunu belirtti. Kıralp, Orta Doğu’da ise etnik, mezhebi ve siyasi çatışmaların son derece yaygın bir hale geldiğine dikkat çekerek,  bölgenin tam anlamıyla yangın yerine döndüğünü kaydetti. “İnsanlık şu an derin bir kaos içerisinde yaşıyor” diyen Kıralp, adına yanlışlıkla “Arap Baharı” denilen sürecin aslında insanlık adına son derece şiddetli bir “kara kışın” başlangıcı anlamına geldiğini belirtti.  

“Terör örgütleri gelişi güzel saldırmıyor”

Kıralp, dünyanın terörizmi yoğun biçimde tartışmaya ve sosyolojik boyutlarını kavrama çabası içine girmeye 11 Eylül 2001 saldırılarıyla başladığını ifade ederek, bunun nedeninin farklı bir tehdit olmasından kaynaklandığını söyledi.  “Sizi tehdit eden bir devletse yerini bilirsiniz, askeri gücünü bilirsiniz ve siyasetinizi ona göre inşa edersiniz. Ancak bir terör örgütü her yerde olabilir, farklı ülkelerde yerleşmiş olabilir” diyen Kıralp,  silahlı gücünün ne olduğunu, ne zaman, nerede, nasıl ve kime saldıracağının bilinmediğini kaydetti. Kıralp, “Terör örgütleri gerek bir devletin kendi içinde, gerekse devletler arası ilişkilerde huzuru ve işbirliğini zedelemenin bazı yollarını da ararlar. Gelişi güzel saldırmazlar. Saldırılarının nasıl daha fazla yankı uyandırabileceğinin ve nasıl daha fazla huzursuzluğa sebep olabileceğinin hesaplarını yaparlar” dedi.

“Orta Doğu politikasında AB ve ABD, Türkiye’yi hayal kırıklığına uğrattı”

Kıralp, şöyle devam etti, “Başlangıçta ABD, AB ve Türkiye’nin ortak hedefleri Suriye’deki Baas rejiminin devrilmesiydi. AB ve ABD bir süre sonra bu siyasetten vazgeçtiler, ancak Türkiye Suriye’nin sınır komşusu olduğu için böylesi bir siyaset değişikliğine onlar kadar hızlı gidemedi. Türkiye böylelikle bir ateş çemberi içinde batılı müttefikleri tarafından yalnız bırakılmış oldu. Bunun yanında Türkiye ABD’den Suriye içerisinde güvenli bölge oluşturulmasını talep etti, ABD bunu yerine getirmedi. AB, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahati için Türkiye’ye “terörle mücadele yasalarını gevşet” diyerek şart koştu. Sonrasında Washington Gülen’i Türkiye’ye iade etmedi. Bütün bunlar Ankara’ya AB ve ABD’nin Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına cevap veren siyasetler izlemekten uzak olduğunu gösterdi. Türkiye bunun üzerine Moskova ile ilişkilerini düzeltme ve Suriye siyasetinde Rusya ile birlikte hareket etme kararına vardı”

“Hem Türkiye hem insanlık terörizme karşı kenetlenmeli”

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kıralp, Türkiye’yi hedef alan bazı terör örgütlerinin toplumda etnik köken temelli ayrışmaları tetiklemeyi amaçladığına dikkat çekerek, bazılarının da yaşam tarzı ve inanç temelli ayrışmalarının tetiklemeyi amaçladığını söyledi. Kıralp,  farklı terör örgütlerinin Türkiye’yi farklı amaçlarla hedef aldığını ve dış politikasını da farklı biçimlerde etkilemeye çalıştığını kaydetti. Kıralp, böylesi bir dönemde hem devlet-toplum ilişkilerinde, hem de toplumun farklı kesimleri arasındaki ilişkilerde terörizme karşı demokratik ve hümanist değerler etrafında kenetlenmenin son derece önemli olduğunu belirtti. Kıralp, “ Bunun yanında, terörizmle mücadelede küresel işbirliğinin ve devletlerarasında terörizme karşı demokrasi ve hümanizm temelli bir kenetlenmenin çok ciddi yararları olacaktır” diye konuştu.

Benzer Videolar