KTTB: “Sahte diplomaların hesabı sorulurken, denetim görevini yapmayanların hesabı da sorulmalı”
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, sahte diploma düzenleyen ve alanların yargı önünde hesap vermesinin gerekli olduğunu belirterek, "Yükseköğretimi denetlemekle görevli kurumların sorumluluğunun da bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini” savundu.
KTTB açıklamasında, sahte diploma düzenleyen ve alanların ve sistemdeki olası sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiği belirtildi.
Birlik açıklamasında, sahte diploma iddiaları kapsamında Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun (YÖDAK) denetim sorumluluğunun da değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, üniversitelerdeki öğrenci sayıları ile mevcut akademik kadroların yeterliliği, açılan fakültelerin ve programların gerekli öğretim üyesi altyapısına sahip olup olmadığı, diplomaların geçerliliği, akademik unvanların doğruluğu ve ilgili mevzuata uygunluğu konusunda denetimlerin nasıl yapıldığına dair bazı sorular yöneltildi. Açıklamada, “Bu kadar ciddi usulsüzlük iddiaları ortaya çıkana kadar denetim mekanizmaları neden etkili biçimde çalışmadı?” sorusu da soruldu.
-“Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur….”
Yükseköğretimi denetlemekle görevli kurumların sorumluluğuna işaret edilen açıklamada, “Denetim görevini gereği gibi yerine getirmeyen, gerekli kontrolleri yapmayan veya tespit ettiği usulsüzlüklere müdahale etmeyen yetkililerin sorumluluğu da bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmalıdır.” denildi.
“Denetlemekle görevli kurumun denetim zaafı, sistemin en büyük sorunudur. Denetleme doğru olanla yanlış olanı ayırandır” ifadelerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:
“Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur. Tıp, diş hekimliği, uzmanlık ve doktora programlarını, öğrenci sayılarını ve akademik kadroları denetlemekle görevli YÖDAK’ın görevini yapmadığını da açıktır.
Aylardır yükseköğretimde etkin denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik için sürdürdüğümüz mücadelenin haklılığı bugün bir kez daha görülmektedir. Tıp, diş hekimliği, uzmanlık ve doktora programlarının; öğrenci sayıları, akademik kadroları ve eğitim altyapıları bakımından titizlikle denetlenmesi gerektiğini ısrarla dile getirdik. Bu mücadeleyi toplum sağlığını, nitelikli eğitimi ve mesleki saygınlığı korumak için verdik. Adalet, yalnızca suçu işleyeni cezalandırmak değil, denetim görevini kimin ve neden yerine getirmediğini de ortaya çıkarmaktır. Yükseköğretimin itibarı, akademik unvanların değeri ve toplumun adalete güveni için hesap verebilirlik herkes için geçerli olmalıdır.”