Hükümetin önlemi çay-kahve içmek dışında işe yaramaz

İnşaat Taşeronlar Birliği Başkanı Amca: Yaşanan felaket karşısında belediyelerin ve hükümetlerin sorgulanması gerekiyor. Hükümetin kurduğu acil önlem birimi, çay, kahve içmek dışında bir işe yaramaz


İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yağcıoğlu: Bu felaketin en büyük nedeni altyapı eksikliğidir. Yol güvenliğiyle ilgili gerekli önlem alınmadı. Henüz tamamlanmamış olan Girne Yoluyla ilgili tedbirler yeterli değil. Bugüne kadar bu konularda önlem alınamamasının olayın başka bir siyasi boyutu olmasından kaynaklanıyor

 

İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Gürcafer: Altyapı makyaja kaçılarak yapılıyor. Derelerin içinde veya eteklerinde kaçak inşaat yapılması durumunda bunun en ağır şekilde cezalandırılmasının gündeme gelmesi gerekiyor


Şehir Plancıları Odası Başkanı Refikoğlu: Yolu, kanalizayonu, yağmur suyu ve kaldırımı olmayan yerlere binalar dikiliyor. Gelişmiş ülkelerde ilk önce altyapı hazırlanıyor.  Bizim ülkemizde tam tersi… Radikal kararlarla dere yataklarına yapılan yapıları kim izinlendirdiyse cezalandırılması gerekir


Deniz ABİDİN

Ülkede etkili olan sağanak yağışlar sonrasında altyapı eksikliği yeniden gözler önüne serildi. Ülkenin önde gelen birlik ve oda başkanları, yaşanan felakete, çarpık yapılaşma ve yanlış imar izinlerinin neden olduğuna dikkat çekerek, bugüne kadarki hükümetlerin sorgulanması gerektiğine işaret etti: 

Yeni Bakış Gazetesi’ne açıklama yapan birlik ve oda başkanları şu analizlerde bulundu: 


İnşaat Taşeronlar Birliği Başkanı Amca: Hükümetler de belediyeler de sorgulanmalı

Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronlar Birliği Başkanı Osman Amca, yaşanılanların felaket değil, beceriksizlik olduğunu ifade ederek, doğanın gereği yağmurun yağdığını, ülkenin batıp çıktığını, ölen insanların olduğunu belirtti. Amca, belediyelerin ve hükümetlerin sorgulanması gerektiğini belirterek, hükümetin acil önlem birimi kurduğunu, çay, kahve içmek dışında bir işe yarayacağını düşünmediğini söyledi. Amca, derelerin önüne üç tane bir metrelik duvar konulduğunu ifade ederek, doğal afet yaşıyoruz denildiğini, ancak bunun beceriksizlikten başka bir şey olmadığını söyledi. Amca, böyle bir durumun fakir zengin ayırmadığını belirterek, derelerin önü kapanırsa yağan yağmurun akacak yer bulamayıp taşkınlara neden olacağını, bu şekilde olumsuzluklar yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.


“Siyasilere ve devlete güven kalmadı”

Amca, yağmurun bereket olduğunu belirterek, şunları söyledi, “yağmur yağdığı zaman sevinmemiz gerekir. Altyapıyı düzeltemez miyiz? Her zaman bir şans vardır. Derelerin gidiş yolları bellidir. Eskiden insanlar buraları bilirdi ve buralara ev yapmazdı. Şimdi hiç bakmadan ev yapılıp, apartman dikiliyor. Kimse de çıkıp neden bunu buraya yaptın diye sormuyor. Belediyeler inşaat izninden alacakları paraya bakarlar. Devlet alacağı vergiye bakar. Memuru nasıl ödeyeceğiz dışında düşündükleri başka hiçbir şey yoktur. Yağmur yağar ve bereket getireceğine 4 tane cana mal olur. İnsanların artık ne siyasilere ne belediyelere ne de devlete güveni kalmadı.”

“Hepsi istifa etsin ve evine gitsin” diyen Amca, “hiçbirine ihtiyacımız yoktur. Bu önlemleri bu altyapıyı alacak olan vatandaş mı? Bir yağmur olur felaket derler, sonrasında bir sonraki yağmura kadar kimseden ses çıkmaz. Mallarımızdan olurduk geçmişte şimdi canımızdan da olmaya başladık” diye konuştu.


İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yağcıoğlu: Yol güvenliğiyle ilgili gerekli önlem alınmadı 

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, yağmurun doğa olayından çıkıp felakete dönüştüğünü belirterek, bunun en başında gelen nedenler arasında altyapı eksikliği olduğunu kaydetti. Yağcıoğlu, yol güvenliğiyle ilgili gerekli önlemin alınmadığını söyledi. Tamamlanmamış olan Girne yolu için de yeterli tedbirin uygulanmadığını kaydetti. Yağcıoğlu, ülkede tartışılması gereken çok ciddi sıkıntıların olduğunu belirterek, bu konularda çoğu kez oda olarak sel taşkınlarına yönelik projeler hazırladıklarını, yağışlı havanın ülkeyi terk edene kadar daha büyük olayların yaşanmasından endişe duyduğunu söyledi. Yağcıoğlu, Lefkoşa’yı koruyan Gönyeli Barajının yarısının dolduğunu, Kanlıköy Göleti’nin ise boş olduğunu, ancak dün itibarıyla Gönyeli Barajı’nın da Kanlıköy Göleti’nin de tamamının dolduğunu söyledi. Yağcıoğlu, aşırı bir yağışın olması durumunda bu suların Lefkoşa’nın içine girebileceğini kaydetti. 


“Sunduğumuz hiçbir proje dikkate alınmadı”

Yağcıoğlu, sivil toplum örgütleri olarak, odalar ve birlikler olarak her türlü hizmeti vermeye hazır olduklarını belirterek, bugüne kadar bu konularda önlem alınamamasının olayın başka bir siyasi boyutu olduğunu kaydetti. Yağcıoğlu, Lefkoşa Sanayi Bölgesi ile ilgili de bir takım projeler sunduklarını ancak hiçbirinin hayat bulmadığını söyledi. Yağcıoğlu, Kıbrıs’ta yağıştan dolayı can kaybının olacağı, arabaların savrulacağı, insanların öleceğinin akıllara dahi gelmediğini, ancak ne yazık ki bugün bunların yaşandığını belirtti. 

Yağcıoğlu, bugün yeni imara açılan yerlerde bunlar yaşanıyorsa bunun düşündürücü olduğunu kaydetti.


İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Gürcafer: En ağır şekilde cezalandırılmaları gerekir

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, kamyon ve dozerlerle dün olay yerinde çalışmalara destek verdiklerini belirterek, altyapıdan kaynaklanan eksikliklerin olduğunu, bu olaylardan ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Altyapının en kötü koşullara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Gürcafer, bunun çok süratli yapılması gerektiğini kaydetti. Gürcafer, altyapının makyaja kaçılarak yapıldığını belirterek, derelerin içinde veya eteklerinde kaçak inşaat yapılması durumunda bunu en ağır şekilde cezalandırmanın gündeme gelmesi gerektiğini kaydetti.


“Derelerin, sulak alanların korunması gerekir”

Cafer Gürcafer, şöyle devam etti, “Buraya inşaat yapan zarar görmez. Bütün ülke zarar görür. Suyun akışını sağlayan güzergahlarda doğaya yardımcı olmamız gerekir. Doğanın önünün açılması lazımdır. Derelerin, sulak alanların korunması gerekir. Küresel ısınmadan dolayı iklim şartları değişti. Altyapı bana göre yeni koşullara göre düzenlenmelidir. Bir metre çapında yağmur suyu drenajı düşünülüyorsa demek ki bundan sonra 2 metre olarak düşünmemiz gerekmektedir. Dere koruma alanlarını daha da genişletmemiz lazımdır. Dereleri daraltmak değil büyütmemiz gerekir. Bütün bunları ve insan hayatını göz önünde bulundurmamız lazımdır.”

Gürcafer, mühendislerin yapmış oldukları hesaplara saygı duymayı da öğrenmeleri gerektiğine dikkat çekti. 


Şehir Plancıları Odası Başkanı Refikoğlu: Radikal kararlar alınmalı

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu ise ülkedeki küresel ısınma ve iklim değişikliği ile yağışların bir nebze olsun arttığını belirterek, yaşananları sadece buna bağlamanın doğru olmadığını kaydetti. Refikoğlu, yıllardır konuşulan plansız büyüyen şehirlerin, hiçbir altyapısı olmayan şehirlerin inşa edilmesi sonucunda bu hale geleceğimizin önceden belli olduğunu ifade ederek, daha önce defalarca söylendiğini kaydetti. Refikoğlu, yeni yapılan yolun trafiğe kapatıldığını belirterek, yolun eski Girne yolundan verildiğini kaydetti. Refikoğlu, yıllar önce yapılan yolda herhangi bir sorunun yaşanmadığını belirterek, yeni yapılan yoldan geçişlerin kapatıldığını söyledi. Refikoğlu, 1974 yılından sonra yapılan yerlerin zarar gördüğünü belirterek, müşterilerini Dome Otel’e aktardığını kaydetti. Refikoğlu, 60 yıl önce yapılan bir otelde herhangi hasarın olmadığını, müşterilerin buraya aktarıldığını, ancak yeni yapılan otellerde hasarın olduğunu söyledi. Refikoğlu, radikal bir biçimde altyapı ve üstyapıyı düzenlemek için çalışmamız gerektiğini belirtti. Refikoğlu, birinci önceliğin asfalt yol değil, altyapının mevcut durumda nasıl geliştirileceğinin olması gerektiğini kaydetti.

Refikoğlu, bunlar için bir bütçenin ayrılması gerektiğinin altını çizerek, ilk başlarda bunları yapmanın ekonomik olarak daha ucuz olduğunu, bu aşamadan sonra çok daha maliyetli olduğunu söyledi. 


“Altyapıdan önce yapılaşma yapılıyor”

Refikoğlu, yolu, kanalizayonu, yağmur suyu ve kaldırımı olmayan yerlere binaların dikildiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde ilk önce altyapının yapıldığını, ancak burada ilk önce yapılaşmanın yapılarak sonrasında altyapı için uğraş verildiğini kaydetti. 

Yıllardır planlı şehirler derken tüm bunlardan bahsetmekte olduklarını belirten Refikoğlu, “önceleri hiç anlaşılamadık. Ancak şimdi anlaşılıyoruz. 

Radikal kararlarla dere yataklarına yapılan yapıları kim izinlendirdiyse cezalandırılması gerekir” diye konuştu. 

Benzer Videolar