Herşey yerle bir oldu
Hür-İş Başkanı Ahmet Çaluda, ekonomik krizin yerle bir ettiği KKTC’de çalışma hayatının bütün dengelerinin alt üst olduğunu ve insanların açlık sınırında yaşamak zorunda bırakıldığını dile getirdi
Çaluda, “Maaşlar aynı, hayat pahalı. Asgari ücrete onay verdik ancak vicdanımız sızlıyor. Bizim de yapacak bir şeyimiz yoktu. Tüccarın, işverenin durumu da vahim. Vergilerden ödemelerden onların da beli büküldü. Burada hükümetin devreye girmesi gerekir, ekonomistler ile ciddi şekilde köklü çalışmalar yapılarak, önlemler acilen hayata geçirilmelidir” dedi
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil de, maaşların alım gücü kaybını karşılayamayacak durumda olduğuna vurgu yaparak, “Örneğin bir öğretmen 3 yıl önce 2 bin 200 Euro maaş alırken, şu anda maaşlar Bin Euro’ya düştü” dedi
Kamu-Sen Başkanı Metin Atan ise, kaşıkla verilen artışın kepçeyle halkın cebinden alındığını belirterek, hep halktan bir şeyler beklenildiğini, siyasilerin elini taşın altına koymadığını söyledi
Özlem ÇİMENDAL
Hayat pahalılığının tavan yaptığı, vatandaşın ise alım gücünün kalmadığı KKTC’de ekonomik dengelerin alt üst olduğuna vurgu yapan sendika temsilcileri, yeni asgari ücrete onay vermek zorunda kaldıklarına işaret ederek, “İş veren ve tüccar da vergi ve ödemeleri yapamaz, dükkan kapatır hale geldi. Burada görev hükümete düşüyor, acilen kriz masası oluşturulmalı ekonomistlerle ciddi çalışmalar yapılarak, hem halk hem işverenlerin düştüğü durum düzeltilmeli” dedi.
Hür-İş Başkanı Ahmet Çaluda: Ekonomik dengeler alt üst oldu
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Ahmet Çaluda, ekonomik krizin yerle bir ettiği KKTC’de, çalışma hayatının bütün dengelerinin alt üst olduğunu ve insanların açlık sınırında yaşamak zorunda bırakıldığını dile getirdi.
“Tribünlere oynayıp, halkın gözünü boyamasınlar”
Hükümetin köklü, radikal çözüm ve tedbir yerine tribünlere oynadığının altını çizen Çaluda, ülkenin yangın yerine döndüğü ve vatandaşların alım gücünün kalmadığını söyledi. Çaluda, “Günden güne alım gücü eriyor. Para birimi hakkında acil önlem almamız gerekmektedir. TL’den artık vazgeçmemiz gerekmektedir. Ya da dövize bir düzenleme getirmemiz gerekmektedir. Serdar Bey’in bisiklet sürmesi ya da diğer koalisyon üyelerinin günlük çıkışları şovdan öte değil. İnsanların çözüme ihtiyacı var, şov değil, icraat gerekli bu ülkeye artık. Vatandaşın gözünü boyamadan vazgeçilmelidir” dedi.
“Ülkede her şey dövize endeksli”
Ülkeye yapılan ithalatın TL bazında gerçekleşmesi üzerine çalışmaların ciddi anlamda başlaması gerektiğine vurgu yapan Çaluda, “Ülkede her şey dövize endeksli vaziyette. Araba alma, ev kiralama, üretim girdi maliyetleri, tükettiğimiz enerjiler hep döviz üzerinden işlem görmektedir. TL’nin değer kaybı ve dövizin yükselişi de hal böyle olunca ülkeyi kasırga gibi vurdu geçti” ifadelerini kullandı.
Üretimin desteklenmesi şart
Ülkenin ayağa kaldırılması için öncelikli olarak üretimin desteklenmesi ve kendi kendine yetebilecek bir ekonomik yapı oluşturulması gerektiğine işaret eden Çaluda, “Yatırımların da önü açılmalı, ithalat-ihracatın işleyişi sağlam temeller üzerine oturtulmalı. Üretim güçlendirilmeli” dedi.
“Kriz masası oluşturulmalı, ekonomistlerle çalışmalar yapılmalı”
Hükümetin acilen kriz masası oluşturarak, radikal önlemler ile halkın alım gücü seviyesini yukarıya çekmenin formüllerini tartışması gerektiğini belirten Çaluda, “Bugün tüccarlar dükkanları kapattı, ülkede belli başlı ürünlerde sıkıntı yaşanmakta. Yumurta eksikliği baş gösterdi. Yarın ekmek, süt de bulamayacağız” ifadelerini kullandı.
“Yapacak bir şeyimiz yoktu, vicdanımız sızlıyor”
Çaluda şöyle konuştu: “Maaşlar aynı, hayat pahalı. Asgari ücrete onay verdik ancak vicdanımız sızlıyor. Ancak bizim de yapacak bir şeyimiz yoktu. Tüccarın, işverenin durumu da vahim. Vergilerden ödemelerden onların da beli büküldü. Burada hükümetin devreye girmesi gerekir, ekonomistler ile ciddi şekilde köklü çalışmalar yapılarak, önlemler acilen hayata geçirilmelidir.”
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil: Hiper enflasyon geliyor
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil de, krizin en büyük sebebinin ülkenin dövize endeksli olmasına rağmen, TL kullanılması olduğuna vurgu yaptı.
“KKTC’de maaşlar 3 yılda yarı yarıya düştü”
Türkiye’de yükselen enflasyon oranı ile doğru orantılı olarak KKTC’de de geçimin zorlaştığının altını çizen Elcil, “Cebimizdeki para resmen çalınıyor. Artırılan asgari ücret artırdım demeyle olmuyor. Hayat da bir yandan gün geçtikçe pahalılaşıyor. Maaşların alım gücü, kaybı karşılayamayacak durumdadır şu an. Örneğin bir öğretmen 3 yıl önce 2 bin 200 Euro maaş alırken, şu anda maaşlar bin Euro’ya düştü. Öğretmenlerin maaşları yarı yarıya düştü” dedi.
“Türkiye battı, KKTC’de arkasından sürükleniyor”
Asgari ücrette de durumun çok farklı olmadığına dikkat çeken Elcil, KKTC’de TL kullanılmaya devam edildiği sürece mevcut durumun düzelemeyeceği ve her krizde aynı senaryonun yaşanacağını ifade etti. Elcil, “Bugün iki asgari ücret bir ev kirasına denk. Bunlar daha iyi günlerimiz, bir tsunami olacağı zaman bir deprem olur, sular çekilir ve sonra dev dalgalar siler süpürür her şeyi. Türkiye’de şu anda batmış bir ekonomi var. Her ne kadar yetkililer bunu yalanlıyorsa da, iflas etmiş bir Türkiye var, satacak bir şey de kalmadı. biz de KKTC olarak arkalarından sürükleniyoruz. Türkiye’yi artık hiper enflasyon bekliyor” diye konuştu.
Kamu-Sen Başkanı Metin Atan: Sokaklara döküleceğiz
Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Başkanı Metin Atan da, sendikaların sesini yükselteceğine vurgu yaparak, ülkenin içinde bulunduğu durumun ve asgari ücretlinin durumunun asla kabul edilebilemeyeceğini kaydetti.
“Kaşıkla verilen zammın fazlası kepçeyle alındı”
Bir hafta içerisinde temel gıda maddelerinden enerji giderlerine kadar her şeyin iki katı fiyatına fırladığına dikkat çeken Atan, asgari ücrete verilen kaşıkla zammın, kepçe ile vatandaşın cebinden fazlasıyla alındığını dile getirdi.
“Ellerini çalışanların cebine atmaya devam ediyorlar”
Atan, “Dövizin artışı ile birlikte Türkiye’de gerçekleşen ekonomik savaş bize de katmerli şekilde yansıyor. Artık halkımız, perişan bir durumda. Maliye Bakanı bizi önlemler için çağırdı. Ancak kararnamelerle ellerini çalışanların cebine atmaya devam ediyorlar. Bu kabul edilebilir değil. Ek mesailer ile ilgili yılbaşına kadar süre istendi. Bunu kabul edemeyiz. Siz bir işçiyi çalıştırıyorsanız, ödemek zorundasınız” dedi.
“Hep halktan alınıyor, siyasiler de elini taşın altına koymalı”
Hükümetin sendikalardan beklentisinin hep halk odaklı olduğunu söyleyen Atan, “Neden hep halktan bir şey beklendiğini sorduk, neden siyasilerin ellerini taşın altına koymadıklarını sorduk. Eğer ülkede bir kriz varsa sadece halka yönelik kesintiler kabul edilemez, siyasiler ya da üst katmandan da ödün vermesi istenmelidir. Ortaya liste konulmalı ve tek tek kimden ne kesinti yapılarak, kimlerin elini taşın altına koyduğu ortaya çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Önlemler hep halkın sırtından hayat bulamaz”
Önlem adı altında atılan adımların halkın sırtından hayat bulamayacağına vurgu yapan Atan, “Halk sıfır noktasına geldi, önlem aldıklarını söylüyorlar ama ortada bir şey yok. Sıkıntılar çözülmeyecek gibi görünüyor” diye konuştu.
“Sendikalar sokaklara dökülecek”
“Sendikalar artık sokaklara dökülecek, çünkü halkın da insanların da gücü kalmadı” diyen Atan, herkesin aynı gemide olduğu söylemlerine karşın, birinden 3 alınırken, diğerinden 10 alınmasının da kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Elektriğe yüzde 18’lik bir zam daha gelecek
Atan, “Bu nedenle bu konuda biz de üzerimize düşeni yapacağız. Elektriğe de yüzde 18’lik bir artış daha geleceği duyumunu aldık” dedi.
“Ezilen kesim çalışan ve halk oluyor”
Önlem adı altında atılan adımların halka değil, sermayeye yansıdığına vurgu yapan Atan, “Ezilen kesim hep çalışan ve halk oluyor. Bunlarla ilgili tedbir almak da hükümetin üzerine düşüyor ancak gördüğümüz kadarı ile önlem de alınmıyor. TL kullanmamız nedeni ile önlemin alınmayacağı gerçeği de ortada dururken, kalıcı köklü çözümlerin yapılacağına inancımız da kalmıyor” şeklinde konuştu.