Hem suçlu hem güçlü BAKANLAR

Bizde bir laf vardır, “üstünden kaçtı” diye Tam da son 4 yılda, bizim ülkede yaşananlar için en uygun laftır bu söylenen Ardı ardına ülkede, her alanda rezaletler yağmur gibi ortaya çıkıyor Ve rezaletlerin kaynağı da sözde ülkeyi daha yaşanır hale getirmek için köhünle para verdiğimiz hükümet yetkilileri Ama bu rezaletlere imza atanlar asla da hatalı olduklarını kabul etmiyorlar Her işleri yarım yamalak Hiçbir işlerinde plan yok, program yok, detay yok Atılan bir adımın sonucunun ne olacağı ise umurlarında bile değil Devlet okulları hayırlısı ile açıldı Depreme dayanıklı olmayan okullar dahil hiç birisine çivi bile çakılmadı Dayatma ders kitapları rezaleti Öğretmen alımındaki rezaletler Eksik malzemeler Ve daha birçok sorunla çocuklar eğitim için okul yolunu tuttu Eğitim’deki sorumlu padişah Nazım Çavuşoğlu hazretleri okullar açılmadan bir de buyruk yayınlayarak, “Tam gün eğitimi başlatıyoruz” dedi Ama tam gün eğitimle ilgili hiçbir detay çözülmedi, hiçbir düzeltme yapılmadı Yani buyruk verildi herkes uyacak modunda bir açıklama yapıldı Şimdi öğleden sonra eğitim olacak günlerde, çocuklar nasıl yemek yiyecek sorunu konuşuluyor Bakan Çavuşoğlu önce, “Çocukların ne yiyeceğini biz de düşünüyoruz” dedi Ardından, “Aileler çocuklarının yemek sorununu çözsün” açıklamasını yaptı Yani, “Ben emri verdim çocuklarınızı ister yediriniz isterseniz aç kalsınlar” dedi Eğitim Bakanı hazretleri Peki, bakanı, bakanlık müdürü, daire müdürleri, özel kalem, danışman ve daha nice sorumlular, tam gün eğitimde yemekle ilgili sorunun nasıl çözüleceğini düşündü mü, planladı mı, farklı çözümleri velilere sundu mu? Cevap hayır Hiçbir detay düşünmeden, “öğleden sonra da eğitim var” dediler ve ortadan kayboldular Sayın Çavuşoğlu, her çocuğun sizin gibi, etrafınızdaki planlayıcılar gibi, öğle aralarında 6 yaşındaki çocuğuna yemek götürme veya okuldan alıp yeniden okula götürme gibi lüksü yok Okullarda açlıktan midesine kramp giren hatırı sayılır miktarda öğrenci varken şimdi de 6, 7 yaşındaki çocuklara, “Aç kalınız ama eğitim devam edecek” diyorsunuz Kısacası, tam gün eğitime geçilecek diyenler, sonuçlarının ne olacağını düşünmeden, planlamadan, çözüm üretmeden bu kararı verdiler Ve ilgili bakan bunları yaparken, suçu ailelere atarak hiçbir kusuru olmadığını açıklıyor Bir diğer garip açıklama da Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’dan geldi Arıklı, “Ortadoğu’nun en güzel ve en görkemli havaalanlarından birini yaptık. Bin bir zorlukla hizmete de açtık. Ama gelgör ki, orada yeterli muhaceret polisi görevlendiremediğimiz için, uzayan pasaport işlemleri yüzünden her gün yüzlerce şikayet alıyoruz” açıklamasını yaptı Sayın Arıklı, 10 yıl gecikmeli açılan bu havalimanında muhaceret görevlisi eksikliği olacağını bilmiyor muydunuz? Nasıl bir planlama yaptınız? Nasıl detay çalıştınız? Muhaceret görevlisi eksikliğinin olacağını ben mi bilecektim? Ve öve öve bitiremediğiniz yeni havalimanındaki sorunlardan, sanki de başkaları suçluymuş gibi açıklama yapıyorsunuz Tüm bakanlara söylüyoruz, bakanlıklar ağlama yeri değildir, bakanlıklar mazeret üretme yeri hiç değildir Sizlere de, sizlere bağlı dairelerdeki üst düzey bürokratlara da, sefalet hayatı yaşayanlar dahil toplanan paralarla köhünle maaş ödüyoruz Bu paraları mazeret üretmeniz için değil, iş yapmanız için veriyoruz Ülkede öyle bir hale geldik ki ağlaması gereken vatandaşlar, ağlayan bakanları, bürokratları teselli ediyor Eğitimde sıkıntı varsa sorumlusu Nazım Çavuşoğlu’dur Ulaşımda sıkıntı varsa sorumlusu Erhan Arıklı’dır Prostat kanseri olanların kullandığı iğne yoksa, sorumlusu ilgili bakan Hakan Dinçyürek’tir Ülkede kaçak varsa sorumlusu Dursun Oğuz’dur KKTC bir türlü tanınmıyorsa sorumlusu Tahsin Ertuğruloğlu’dur Ve tüm bu bakanlıklardaki sorunların hepsinden de Ünal Üstel sorumludur Lütfen ağlamayı kesiniz Lütfen salağa yatıp suçu başkalarına atmayınız Lütfen hem suçlu hem güçlü gibi davranmayınız Bu ülkenin vatandaşları sizlere düzgün iş yapasınız diye bu kadar yüklü maaşlar ödüyor.  
Benzer Videolar