“Hedef; terörle barışa engel olmak”
Deniz ABİDİN
Soyer: Ekonomideki kırılmalar daha da derinleşebilir. 2017 yılı ekonomik olarak Kıbrıs Türk halkını mahvedecek bir pozisyondadır. Bunu izlemek isteyenler bunun üstüne milliyetçi bir örtü örtmeye çalışıyorlar. Kıbrıs konusu bu bakımdan istismar edilmektedir
Şahali: Kıbrıs sorunu BM nezdinde yıllardır müzakere ediliyor. Sorunun tartışılmamış hiçbir unsuru kalmadı. 12 Ocak ile birlikte yeni bir çözüm planının ortaya çıkış ihtimalini ıskalamamak gerekir.
Gürçağ: Temennilerle yaşanılanlar taban tabana zıt. Terör olaylarına sebebiyet verenlerin nasıl bir vicdan taşıdığının sorgulanması gerekir. Barışın olması yönünde çaba gösterilirken terörün ayaklanması üzücü bir olay.
Arabacıoğlu: 12 Ocak’ta beşli bir toplantı öngörülüyor. Bu bile tam olarak netleşmiş değil. Kafamda bir takım soru işaretleri var. Cenevre’deki zirveden sonuç alınacağına inanmıyorum.
Bazı milletvekilleri önceki gün İzmir’de yaşanan terör olayını, tırmanışa geçen dövizi ve ülkenin 9 Ocak’ta Cenevre’de başlayacak olan Kıbrıs Zirvesi’ne odaklanmasını Yeni Bakış’a değerlendirdi.
CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, Türkiye’deki terör olaylarının artışının kabul edilemez ve üzücü olduğunu belirterek, terörün karşılanmasının yolunun toplumun demokratik hukuk devleti ilkeleri temelinde ortak paydada buluşması olduğunu kaydetti. Soyer, Türkiye’nin ateşkesi sağlamasının ve Rusya ile birlikte ateşkesin garantörü olmasının aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs sorunu dahil çözüm siyasetinin sağlıklı bir noktaya doğru gelişmesinin terörün artış nedeni olduğunu belirtti. Soyer, Kıbrıs sorununun 9 Ocak’ta başlayacak olan zirvede çözüm yönünde inisiyatiflerin geliştiği bir aşamada terörün gündeme gelmesinin Türkiye’nin Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs sorunu konusunda demokratik ve barışçıl siyasetinin önünü kesmek için olduğuna inandığını söyledi.
Soyer: Ekonomideki kırılmalar daha da derinleşebilir
Soyer, Kıbrıs sorununun çözüm sürecine odaklanmak gerektiğini ifade ederek, “Kendimize ve Türkiye’ye yapabileceğimiz en büyük katkı budur” dedi. Soyer, Cenevre’deki zirveyle ilgili içerik olarak olumlu gelişmeler olduğuna vurgu yaparak, bunun sağlıklı sonuçlanmasını beklediğini belirtti. Soyer, Kıbrıs sorununun sağlıklı gelişmesinin hem bize hem de Türkiye’ye büyük katkı sağlayacağını kaydetti. Soyer, tıkanıklık olması halinde hem ülkemizde hem de Türkiye’de başta ekonomik ve sosyal sorunların teşvik edileceğine inandığını söyledi. Soyer, özellikle ekonomideki kötü gelişmelerin insan yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek, barış ve demokrasinin ekonomik sorunların çözümünün temeli olduğunu savundu. Soyer, “Bu temel sağlanmazsa ekonomideki kırılmalar daha da derinleşecektir. 2017 yılı ekonomik olarak Kıbrıs Türk halkını mahvedecek bir pozisyondadır. Bunu izlemek isteyenler bunun üstüne milliyetçi bir örtü örtmeye çalışıyorlar. Kıbrıs konusu bu bakımdan istismar edilmektedir” diye konuştu.
Şahali: Çözüm planının ortaya çıkış ihtimalini ıskalamamak gerekir
CTP Milletvekili Erkut Şahali de ülke olarak, yakıcı sorunlar arasında çıkış arayan bir pozisyonda olduğumuzu ifade ederek, bu çıkışın da Kıbrıs sorununun çözümüne bağlandığını söyledi. Şahali, gerek Türkiye’de gerekse Kıbrıs’ı çevreleyen coğrafyada yaşanmakta olan istikrarsızlığın moral olarak sıkıntılı bir dönemden geçilmesine yol açtığını kaydetti. Şahali, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın son hazırlıklarını yaparak Pazar günü adadan ayrılacağını söyleyerek, 9 Ocak’ta başlayacak olan sürecin 12 Ocak’ta Kıbrıs sorununa doğrudan taraf olan diğer unsurlarla birlikte beşli bir zirve halinde devam edeceğini kaydetti. Şahali, şunları söyledi, “Müzakere süreçlerinde beşli konferans her zaman olan bir durum değildir. Dolayısıyla bunun önemini anlamak lazım. Geçmişte Annan Planı örneğinde olduğu gibi bunun da referandumun başlangıç adımı olduğunu unutmamak gerekir. Böylesi bir arife döneminden geçiliyor. Gerek ekonomide yaşadığımız sıkıntıyı gerekse siyasal anlamda yaşadığımız istikrarsızlığı Kıbrıslı Türkler olarak 1974 yılından beridir maruz kaldığımız izolasyonun aşılmasını sağlayacak önemli bir gelişmedir. Kıbrıs sorunu BM nezdinde yıllardır müzakere ediliyor. Sorunun tartışılmamış hiçbir unsuru kalmadı. 12 Ocak ile birlikte yeni bir çözüm planının ortaya çıkış ihtimalini ıskalamamak gerekir”
“Ekonomik dinamikler dünyadaki gelişmelere direnebilecek durumda değil”
Şahali, ülke olarak ekonomik dinamiklerin dünyadaki ekonomik gelişmelere direnebilecek durumda olmadığını belirterek, Türk Lirası kullanıyor oluşumuz nedeniyle ve izolasyonlar nedeniyle bizi ciddi anlamda zora soktuğunu kaydetti. Şahali, bizim dışımızda meydana gelen gelişmelerden doğrudan etkilenmemize neden olduğunu belirtti. Şahali, bunun aşılabilmesinin yolunun Kıbrıs sorunun çözümlenmesi ve normal bir ülkeye dönüşmemiz olduğunu kaydetti. Şahali, Türkiye’deki terör saldırılardan dolayı ülkenin ekonomik göstergeler tarafından etkilenmesinin en önemli sebeplerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin jeo stratejik olarak çok önemli bir ülke oluğunu ifade ederek, Doğu ve Batı’nın tam da ortasında köprü vazifesi gören bir ülke olduğunu belirten Şahali, özellikle enerji eksendi yeniden yapılanmada önemli olduğunu vurguladı. Şahali, Kıbrıs’ın coğrafik olarak bölgeye çok yakın olduğunu söyleyerek, Kıbrıs’ta sağlanabilecek bir çözümün Kıbrıs’ın çevresinde istikrarın sağlanmasına dönük girişimlerde de Uluslararası güçlerin işbirliği zeminini artırdığını kaydetti. Şahali, “Umarım 12 Ocak hem bizim için hem de bölge için yeni bir dönemin başlangıcı olur” diye konuştu.
Gürçağ: AB’nin birincil hukuku olma kaydı son derece önemli
UBP Milletvekili İzlem Gürçağ, temennilerle yaşanılanların taban tabana zıt olduğunu ifade ederek, terör olaylarına sebebiyet verenlerin nasıl bir vicdan taşıdığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Gürçağ, barışın olması yönünde çaba gösterilirken terörün ayaklanmasının üzücü bir olay olduğunu söyledi. Gürçağ, tüm yaşanılanlarla birlikte dövizin tırmanmasının dar olan ekonomik koşulların daha da daralmasına itici bir güç olduğunu belirtti. Gürçağ, Cenevre’ye doğru gidilirken herkesin yüreğinde bir umudun olduğunu ifade ederek, barış olsun da nasıl olursa olsun diye de bir tutumun olmadığını kaydetti. Gürçağ, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün gündem maddesi olmasının dahil söz konusu olmadığını belirterek, kademeli olarak askerin adadan ayrılmasının söz konusu olamayacağını söyledi. Gürçağ, var olacak bir anlamanın AB’nin birincil hukuku olma kaydının son derece önemli olduğunu vurgulayarak bunun hayati önem taşıdığını belirtti.
Arabacıoğlu: Zirvenin bir açılım getireceğini düşünmüyorum
DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, doların yükselişinin bizim ülkemizle ilgisi olmadığını belirterek, Türkiye’deki terör olaylarının bitecek gibi görünmediğini söyledi. Arabacıoğlu, Türkiye’nin gerek içte gerekse dışta bir takım sıkıntılar yaşamakta olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi, “Suriye’de ayrı bir mücadele, yurt içinde de ayrı bir mücadele veriyor. Temennimiz son bulmasıdır. Türkiye’deki iç cephedeki savaşın bir şekilde son bulmasını diliyorum”
Arabacıoğlu, Cenevre’de yapılacak olan zirvenin büyük bir açılım getireceğini düşünmediğini belirterek, Aralık ayında arka arkaya iki toplantı yapıldığını ve müzakereci sürecin bir takvimlendirme yaptığını ve süreci bitirme çabası içinde olduğunu kaydetti. Arabacıoğlu, 12 Ocak’ta beşli bir toplantının öngörüldüğünü belirterek, bunun bile tam olarak netleşmediğini söyledi. Arabacıoğlu, “Kafamda bir takım soru işaretleri var” diyerek, Cenevre’deki zirveden sonuç alınacağına inanmadığını kaydetti.