“Halimiz duman”
Süreyya ÖZDEMİR
Türk Lirasının değer kaybetmesi ve dövizin son günlerde ciddi şekilde yükselişe geçmesi, halkın korkulu rüyası oldu. Geçim sıkıntısı çektiğini ifade eden vatandaş, yetkililerin önlem almamasına ise isyan etti. Vatandaşlar bu durum karşısında göç etmeyi bile düşünmeye başladığını belirtti. Özel okulların ve bankaların kuru sabitlemesi gerektiğini dile getiren vatandaşlar, bu durumun halka biraz da olsa kolaylık sağlayacağını ifade etti.
Vatandaş ne dedi?
Sadettin Demir: Geçim sıkıntısını dibine kadar çekiyoruz
“Döviz artık altın oldu, bu durum ne kadar daha devam edecek, bunun cevabını da Sn. Erdoğan verecek çünkü bunu ancak kendisi yanıtlayabilir. Aynı zamanda bu duruma ancak o dur diyebilir. Bankalardan kredi çekiyoruz fakat bunu da ödemeye imkânımız olmuyor. TC Ziraat Bankası zaten tefeci oldu, 1000 TL alıyorsak bunu 3000 TL olarak ödüyoruz. Geçim sıkıntısını dibine kadar çekiyoruz, sağlıktan yana sıkıntılarım var ben bypass ameliyatı oldum, aynı zamanda bir gaziyim, ilaç parası ödeyemiyorum. 7 farklı ilaç kullanıyorum, bu yüzden yardım istediğim yerler beni geri çeviriyor. T.C yardım heyeti bile buranın hükümeti yardım etsin şeklinde kendini ifade ederken ben kimin yanına gideyim.”
Halil İbrahim Dede: Enflasyona doğru gidiyoruz
“Bizler sonunda aç kalacağız, enflasyon bizi günden güne eritiyor. Eğitimini tamamlamamış torunlarım var, kendi babaları haricinde bir de ben yardım etmezsem okuyamayacaklar. Dövizin yükselmesi devam ederse halimiz daha da kötü olacak, bu önlemi halkın değil devletin başındakilerin alması gerek, fakat umudum yok gün geçtikçe zaten enflasyona doğru gidiyoruz, bu gidişata bir dur denilmesi gerek. Bir gazın üstüne 12 TL birden zam mı olur? Artık kurlar sabitlensin insanlara yardım edilsin. Ben bir şey alırken Euro yada Sterlin para birimini duymak istemiyorum. Allah bize acısın.”
Ege Özengin: Paranın sabitlenmesini düşünürsek bu durum ancak parası olanlara pansuman olacaktır
“TL ortadan kalksın yeni bir para birimine geçilsin. Stabil para birimine geçilmesi şart. Geçim kaygısı çekiyoruz, mutfağımıza bir şey alamaz duruma geldik. Okuyan bir evladım var, Allah’tan onun da bursu var. Bir de bursun olmadığını düşünsek herhalde aç kalacağız. Okulların para birimi TL üzerinden değil ki bunu karşılayabilelim. Çocuğumun burslu olmasına rağmen yine de okul ihtiyaçları var. Bunları karşılarken de sıkıntı çekiyoruz. Diğer para birimleri enflasyona yenik düşmüyor, bizim paramız her türlü enflasyona yenik düşüyor. Paranın sabitlenmesini düşünürsek bu durum ancak parası olanlara pansuman olacaktır.”
Osman Tosun: "Böylede devam ederse İngiltere’ye geri döneceğim”
“Ekonomik şartlarımız iyi değil, konu böyle olunca insanlar göç yolunu tutacak gibi görünüyor. Buna önlemi tek başımıza alamayız, bunun önlemini ancak bizimle birlikte Türkiye Devleti’nin de alması gerek. Ben Avrupa’dan yeni geldim, böyle de devam ederse göç edip tekrardan İngiltere’ye geri döneceğim.”
Pembe Ertuğ: TL bazında ödenirken bu durum bizi aşağıya çekiyor
“İyi ki döviz borcum yok diyorum, biliyorum ki şuanda insanların gidişatı çok kötü durumda. Dışardan aldığımız her şeyi döviz olarak ödemeye başladık, bizler TL bazında ödenirken bu durum bizi aşağıya çekiyor. Çocuğu özel kurumlarda okuyan insanların durumu kötüdür. En azından bankalar, okullar kuru sabitlesin. TL’nin değer kaybetmesi işlerimizi olumsuz şekilde etkiledi, yetkililer buna bir çare bulsun.”
Alpay Liman: Türkiye’nin önlem alması gerek
“Döviz borcu olanların durumu kötü. Çok şükür döviz borcumu TL’ye çevirdim. O zamanlar döviz bu denli yükselmemişti. Şu anda insanlarda akıllılık edip döviz olarak borçlanmasınlar. Eskiden sadece insanların geçim sıkıntısı vardı tek kaygıları buydu. Gün geçtikçe olumsuzluklar birbiri ardına geldi. Bir de şu dövizin ortaya çıkışı insanlarda büyük yaralar açtı. Bizim kendi para birimimiz yok, Kuzey Kıbrıs’ın parası yok. Bu durumda buna ancak Türkiye’nin önlem alması gerek. Biz parayı oradan alıyoruz, en azından halk için bankalar kuru sabitlesin istiyoruz. Fakat onlarda kendi çıkarlarını düşündükleri için bu durumda zor görünüyor.”
Hakan Alioğlu: Hükümetin amacı bizi başkalarına muhtaç etmek
“Bu durum bir devlet politikasıdır. Dövizle bir ilişkimiz yok. Bu mevcut olan devletin beceriksizliğidir. Bizim KKTC olarak ne bir gelirimiz ne de bir giderimiz var. Türkiye Cumhuriyeti ile iyi geçinmemiz şarttır. Mevcut olan hükümet bizi Rum hükümetine muhtaç edebilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ayda 3 kez zam uygunlaması insanların durumunu olumsuz şekilde etkilerken, bu duruma bir çare bulunmuyor. Hükümetin amacı, bizi başkalarına muhtaç edip el açtırmaktan başka bir şey değil. Durumun düzelmesini istiyorsak söylediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti ile iyi geçinmemiz, onların bize yardım etmesini sağlamamız lazım. Hala daha “Türkiye Cumhuriyeti’nin, ne suyunu ne paranı” diye ithamlarda bulunup, “Ankara elini üstümüzden çek” diye sokaklarda bağırırsak düzelme hayalimiz suya düşer. Çıkarlarımız için iş birliği yapıp, aramızı iyi tutmak zorundayız. Buranın elçiliği zaten hiçbir şeyi karşılamazken, her şeye zam gelmesini istemiyoruz. Fakat bunlara elçiliğin el atması lazım. 1500 TL’lik bir mazot alıyorsak, 400 TL civarını elçiliğin karşılaması %1 veya daha uygun görünen miktarını da devletin zam olarak yansıtması lazım. Çünkü çiftçimizin de, elektriğimizin de işi mazot ile dönüyor. Havalimanlarımızın 4 hafta önce tekelleştirilmesi, kast şirketlerinin havaalanlarını kapatması bilet fiyatların yükselmesi bizleri olumsuz etkiledi. Bir yere gittiğimizde aldığımız maaşımızın neredeyse tamamını zaten biletlere ödüyoruz. Elimizde bir şey kalmıyor. Mevcut hükümetin tamamen bir Türkiye düşmanlığı var. Aynı zamanda bu ülkeye başbakan olacak olan partinin 3-5 değil de en az 17 milletvekili çıkması gerek. Bu konuda da bir yasa çıkartılması lazım.”