Günlerdir süren krizin ardından madenciler polislere çiçek verdi
Ankara'da 9 gündür eylemde olan Doruk Madencilik işçileri, İçişleri Bakanlığı'ndaki toplantıda uzlaşma sağlanmasının ardından grevlerini sonlandırdı. Maden işçileri, eylemin son bulmasıyla polislere çiçek vererek jest yaptı.
Ankara'da bir süredir eylem yapan maden işçileri, işveren tarafı ve bazı bakan yardımcılarının katılımıyla İçişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilen toplantı uzlaşmayla sona erdi. Maden işçileri işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıkladı.İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDA MADEN İŞÇİLERİYLE TOPLANTI
İçişleri Bakanlığı'nda maden işçilerinin Ankara'daki eylemlerini değerlendirmek amacıyla işçi ve işveren tarafları arasında görüşme yapıldı.UZLAŞMA SAĞLANDI
Yaklaşık 1,5 saat süren toplantıda, grev ve eylemlerin sona erdirilmesi için uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler yapıldı. İçişleri Bakanlığı, toplantının tarafların uzlaşmasıyla sonuçlandığını ve işçilerin, işverenle anlaşarak eylemi sonlandırdıklarını açıkladıklarını bildirdi."EYLEMİMİZİ SONLANDIRDIK"
İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, toplantının olumlu geçtiğini belirterek, şunları kaydetti: "Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. Bizden 15 gün süre istediler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Ankara Emniyet Müdürü de bu garantörlüğü benimsedi. Bizler de bu saatten itibaren eylemimizi sonlandırdık.POLİSLERE ÇİÇEK VERDİLER
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de, krizin çözülmesinin ardından açıklama yaptı. Çiftçi, şunları söyledi: "Ankara’da günlerdir devam eden madenci eyleminin sağduyu ve nezaket içinde sona ermesi, hepimiz adına anlamlı bir tablo ortaya koymuştur.
Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur.
'İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.' anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağduyunun hâkim olduğu bu sürece katkı sunan tüm taraflara teşekkür ediyorum."