Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’na bazı sorular sordu: “Kıbrıs Türk halkının net ve samimi gerekçeleri bilmeye hakkı var”
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın ziyareti öncesinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a netlik ve samimiyet çağrısı yaparak, bazı sorular yöneltti.
Ertuğruloğlu yaptığı yazılı açıklamada, Holguin’in adaya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde, Kıbrıs Türk halkının geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati soruları Cumhurbaşkanı’na yeniden yöneltmenin “kaçınılmaz bir zorunluluk” haline geldiğini belirtti.
“Sayın Cumhurbaşkanı, 31 Mayıs’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ‘çözüm için diyalog ve diplomasinin önemine’ dikkat çekerek; sürece ‘sabır, soğukkanlılık ve kararlılıkla’ hazırlandıklarını ifade etmiştir” diyen Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkının artık edebiyattan, süslü ama içi boş ifadelerden uzak, net ve samimi gerekçeleri bilmeye hakkı olduğunu” kaydetti.
-" 'Çözüm' ile ne kastediliyor?"
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı’ndan, sorularına “şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta” cevap vermesini talep eden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı, ‘çözüm’ derken hangi sorunun çözümünü işaret ediyorsunuz? Rum tarafının devlet, bizim ise yalnızca bir ‘toplum’ olarak muamele görmemizi mi; yoksa Rum siyasetinin temelini oluşturan sözde ‘Türk işgal ve istilası’ tezini mi kastediyorsunuz?” sorusunu sordu.
Diyalog ve diplomasinin, ancak bu dilden anlayan eşitler arasında ve mütekabiliyet temelinde yürütüldüğünü, ancak Rum tarafı ile böyle bir eşitlik zemininde olunmadığını belirten Bakan Ertuğruloğlu, “Eşitliğin bulunmadığı bir ortamda yürütülen süreç diyalog değil, ancak ‘teslimiyet” olarak adlandırılır. Eşitlik yoksa, teslimiyet, diyalog ve diplomasi diye lanse edilir ve birileri de buna inanır maalesef… Sizce, gerçekten Rum tarafı ile eşit bir zeminde miyiz?” diye sordu.
-“Kıbrıs Türk halkı 60 yıldır fazlasıyla sabır gösterdi”
Cumhurbaşkanı’nın, “sabır, soğukkanlılık ve kararlılık” dediğini ancak Kıbrıs Türk halkının 60 yıldır fazlasıyla sabır gösterdiğini kaydeden Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:
“Rum’un keyfini bekleyecek sabırdan mı bahsediyorsunuz? Kıbrıs Türk halkının, Rum tarafının keyfini bekleyecek tek bir saniyesi bile kalmamıştır. Soğukkanlılığımızı ve kararlılığımızı ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni korumak ve yüceltmek için koruduğumuzu da hatırlatmak isteriz. Sayın Cumhurbaşkanı, bu devleti yüceltme görev ve kararlılığınıza namusunuz ve şerefiniz üzerine siz de and içmediniz mi? Unuttunuz mu? Yoksa, laf ola mı and içtiniz?”
-“Hangi süreçten bahsediliyor?”
Cumhurbaşkanı’nın hangi süreçten bahsettiğini de soran Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:
“Siz kiminle sözde müzakere edeceğinizi sanıyorsunuz? Eşitler olarak görüştüğünüz masalına mı inanıyorsunuz? İstediğiniz algı operasyonunu oynayın, istediğiniz laf cambazlığını uygulayın, Rum lider masaya sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’ olarak otururken, siz o sözde devletin Türk Toplumu ‘Lideri’ konumuna itiliyorsunuz. Üzerimizde hakimiyet iddia eden, istediklerini alabilmek için her türlü insanlık dışı ambargo ve izolasyonu uygulatan zihniyetten bir de ‘dönüşümlü başkanlık’ talep ediyorsunuz. Sizin gibi düşünen, sizden öncekiler de talep etmişti. Rum da ‘eşit değiliz ki’ diyor. ‘Ben egemen bir devletim, sen de bir toplum’ diyor. Hade gelin de diyalog ve diplomasiyle bu sorunu çözün. Ama yine soralım hangi sorunu? Bizim tarif ettiğimizi mi? Rum’un yalan yanlış propagandasını mı? Rum tarafı açıkça ‘Biz egemen bir devletiz, siz ise bir toplumsunuz’ derken, bu statülerle hangi sorunu çözeceksiniz?”
-“Egemen eşitliği mi, eşit egemenliği mi savunuyorsunuz?”
Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar verdiği mesajların, egemen eşitliğe karşı olduğunu gösterdiğini belirten Bakan Ertuğruloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Şu bir gerçek ki bu yaklaşım eşitlik değil, Rum boyunduruğu altına girmektir. Bunu, böyle değilmiş gibi çarpıtmaktan vazgeçin artık Sayın Cumhurbaşkanı. Üstelik bu siyaseti yürütürken de, her adımınızı Türkiye ile birlikte attığınızı iddia ederek algı yaratmaya çalışıyorsunuz, çok yazık. Ankara net ve kararlı bir şekilde ‘Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü’; yani iki komşu devlet diyor ve demeye de devam edecektir. Sizin savunduğunuz dönüşümlü başkanlık ve tek uluslararası kimlik modeli ise Ankara’nın çizgisiyle taban tabana zıttır.
Dönüşümlü başkanlık demek, tek devlet, tek uluslararası kimlik, toprak bütünlüğüne saygı demektir. Kaldı ki Rum tarafı bunu bile kabul etmiyor. Çok net cevap veriniz lütfen; Egemen eşitliği mi savunuyorsunuz? Eşit egemenliği mi?”
“İki halk arasındaki gerçek durum ve zemin taban tabana ters iken, size göre ise tam bir uyum söz konusu… Bunun neresi devlet ciddiyetiyle bağdaşıyor ki?” diye soran Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:
“Sonra da bu konuları kamuoyuyla paylaşıyoruz diye bizi devlet ciddiyetine davet edebiliyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı, bulunduğunuz makamın gereklerine ve ulusal dava parametrelerine bağlılık sergileyemediğiniz sürece, kimseye ‘devlet ciddiyeti’ dersi verecek haliniz yoktur.”
-“BM, AB veya Rum tarafından yanıt aldınız mı?”
“Ayrıca, öve öve bitiremediğiniz yönteminizle bugüne kadar BM, AB veya Rum tarafından yanıt aldınız mı? Eğer bir yanıt aldıysanız, bunu halkla paylaşınız” diyen Bakan Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:
“Yuvarlak ifadelerle olayı geçiştirmeyin lütfen. Eğer 8 aydır hiçbir yanıt alamadıysanız, Kıbrıs Türk halkının bunları da bilme hakkı var Sayın Cumhurbaşkanı, 8 ay geçmiş; daha kaç ay, ya da kaç yıl bekleyeceksiniz acaba?
Kıbrıs Türk halkı artık gerçekleri bilmek durumundadır. Omurgalı bir siyaset mi yürütülmektedir, yoksa teslimiyet mi? Oyun bitmiştir; halkımıza net ve dürüst bir cevap vermek sizin en temel görev ve sorumluluğunuzdur.”