Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan FETÖ ile mücadelede kararlılık mesajı: Rehavete düşemeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, örgütün zayıflamış görünmesine rağmen tehlikenin sona ermediğini söyledi. Erdoğan, "FETÖ ile mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. Tehlike tamamen ortadan kalkana kadar mücadelemizi hukuk zemininde sabırla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında konuştu. Şehitlerimizi rahmetle anan Erdoğan, 10 yıl önce yazılan destanın büyüklüğünden söz ederek Türk milletine teşekkür etti.
FETÖ tehlikesinin sona ermediğini belirten Cumhurbaşkanı, "Her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ'nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz" dedi. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

"Aziz milletim, Milliyetçi Hareket Partisi'nin değerli genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin kıymetli genel başkanları, şehitlerimizin muhterem yakınları, kahraman gazilerimiz, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere, başkent millet bahçemizde sizlerle bir aradayız. "İrade bizim, zafer bizim" diyerek programımıza teşrif eden, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor şükranlarımı sunuyorum.

Sizlerin vasıtasıyla 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşıma, farklı platformlar üzerinden bizleri takip eden vatan ve bayrak sevdalısı tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sözlerimin başında o kanlı ihanet gecesinde, istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yad ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.

"TARİHE GEÇEN MUHTEŞEM BİR DESTAN YAZDILAR"

Sevgili kardeşlerim, o şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammedî'ler özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar. Gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16'lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.

Onlar iman varsa imkan da vardır dediler. Biz seferle mükellefiz, zafer Allah'tandır dediler. Bu ülkeyi, ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz dediler. Hani şair diyor ya, tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir. İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.

Vatanımızın ebedi varlık mühürleri olan bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum. Yine burada 15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına, jandarması, polisi, özel harekatçısıyla, tüm güvenlik kuvvetlerimize, ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum.

"İHANET, SİNSİ BİR VİRÜSTÜR"

O gece İstiklal Savaşı'nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı bir asır önce olduğu gibi yine "ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım, yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım" dedik. Buradan aziz milletimi bir kez daha tebrik ediyor, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğumu, kıvanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum.

Kıymetli misafirler şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır taşımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar. Tarih boyunca bu millete, bu devlete ihanet edenlere baktığınızda karşınızda ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünü görürsünüz. Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında milli ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir.

FETÖ'cüler Ankara'da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığı'mızı, Özel Harekat Başkanlığı'mızı, Havacılık Daire'mizi, MİT Başkanlığı'mızı, TRT ve TÜRKSAT'ımızı hedef aldılar. İstanbul'da ellerinde Türk bayraklarıyla direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar. Marmaris'te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara'da 149 kardeşimizi şehit verdik. 1508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16'ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik.

"HEPSİNİN AYRI BİR DESTANI VAR"

O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere "emniyet binasını vurun" diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere toplam 13 kahraman Ankara emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu. Şehitlerimizin hepsinin ayrı bir destanı var. O gece şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikayesi var. Özellikle yarınlarımızın teminatı gençlerimiz için bu hikayelerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum. Sevgili gençler bakın o gece burada şehit düşen vatan evlatlarından biri polis memuru Varol Tosun kardeşimizdi. Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, sen hiçbir şeyden korkmaz mısın? Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu. Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.

Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum demişti. Annesine devleti bu çapulculara mı bırakacağız demişti. Babasına ben şehit olmaya gidiyorum, çocuklarım size emanet diyerek evden fırlamıştır. Yolda nereye gidiyorsun diye soranlara benim safım belli, ben hakkın safındayım, namusumu korumaya gidiyorum diyordu.

Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Volkan Canöz kardeşimiz 29 yaşında henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ'cüler tarafından katledildi. Annesinin Allah ve peygamber sevgisiyle büyüttüğü babası da emniyet teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammed Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2737 gazimizin her birinin daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak, inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabbim askeri polisi ve ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin diyor.

"KÖRPE DELİKANLILARIMIZI TOPRAĞA VERDİK"

Genci, yaşlısı, kadını erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır. Davetimize icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkan tüm kardeşlerimden razı olsun. Çok acı çektik. Çok canımız yandı, yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden, Cenab-ı Allah'ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız, o gece Türkiye için seferber oldular, ellerini açıp bizim için Yüce Allah'a niyazda bulundular. O gece Türkiye'ye zeval gelmesin diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.

Bakınız burada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür. Şunu herkes bilsin ki İstiklal Marşı "korkma" ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegane millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Suriye'ye, Arakan'dan Sudan'a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa, kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz.

"BUGÜN DE DÜNYA BİZE BAKIYOR"

Müslüman Türk'ün yolunu gözleyenlere tüm imkanlarımızla destek olmaya devam edeceğiz. Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum. 10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Şam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze'nin, Batı Şeria'nın masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu'dan Balkanlara Kafkasya'dan Afrika 'ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye'ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah'ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız.

Birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.

"REHAVETE KAPILMA LÜKSÜNE SAHİP DEĞİLİZ"

Kıymetli kardeşlerim bu milletin hafızası güçlüdür. Bu milletin hafızası bin yıllara saridir. Bu aziz millet şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren terörist başlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri de alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim; her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ'nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadelede olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ'yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz. Nitekim emniyetimiz ve yargımız aynı şekilde istihbarat dilimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyor. Bu süreçte suçlu ve suçsuz aralarındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor.

"ÇOK NET SÖYLÜYORUM..."

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor. Türkiye Maarif Vakfı'mız dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza atıyor. Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına izin vermiyoruz. FETÖ'nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz. En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içerden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye'ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gerekene yapmaktadır. Ama her kim ilegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye'nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum. Bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir. Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir.

Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak, hainlerin başını ezecek kudrete fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah'ın izniyle, Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık öyle dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yeniapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye'nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak.

Demokrasimize kastedenler, milli iradeye, gazi meclisimize, seçilmiş hükümete kastedenler, bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabbim her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun diyorum. Rabbim bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın diyorum. 15 Temmuz'da ebedi aleme uğurladığımız 253 şehidimizi bir kere daha kemali hürmetle yad ediyor, gazilerimize bereketli ömürler diliyorum.

10. yılında 15 Temmuz irade bizim, zafer bizim anma programımızı teşrif eden siz kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor. 15 Temmuz Demokrasi ve milli birlik gününüzü kutluyor. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla." yenibakış gazetesi-kktc son dakika
Benzer Videolar