Bu iş böyle gitmez !

Soyer: Öncelikle polis teşkilatını güçlendirmek lazım, ardından muhaceret yasaları ivedilikle ellenmeli.  Ülkeye öğrenci diye gelip ancak  fiilen öğrenci olmayan 22 bin kişi var bu insanlar nerede?

 

Çeler: AB üyesi ülkeler arasındaki bilgi ağının benzeri Türkiye ile KKTC arasında da hayata geçirilmelidir. Gerek kimlik, gerekse pasaportla ülkemize gelecek olan kişilerin kontrolleri bu ağ sayesinde yapıla bilir, kaldı ki bu sadece Türkiye vatandaşları için değil Türkiye üzerinden gelen 3’üncü dünya vatandaşlarının da kontrolü içinde önemlidir

 

İzcan: İdari güvenlik tedbirlerine,  yasal düzenlemelere, kadın ve çocuk sığınma evlerine ihtiyacımız var. Bu suçların önüne geçmek için ülkeye girişlerde ciddi tedbirlerin yanında nüfus politikasına ihtiyaç var

 

 

 

Eniz ORAKCIOĞLU

 

Son dönemlerde patlama yaşanan suç oranları karşısında ülkede bir tedirginlik hakim. Konuyla ilgili Yeni Bakış’a konuşan siyasiler gelinen aşamada ülkeye girişlerden vatandaşlığa, iş gücünden yükseköğretimdeki öğrenci profiline  çok ciddi tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

 

 

CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer;

“Polis teşkilatın güçlendirilmelidir”

CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, arka arkaya meydana gelen kadın cinayetlerinin büyük bir hadise olduğunun altını çizerek, “Suçlar sadece cinayetlerle sınırlı değil, bunun yanında hırsızlık, soygun, uyuşturucu, yaralama, kavga olayları ve daha birçok suçların ülkemizde artışı söz konusudur. Dolayısıyla bununla ilgili her açıdan değerlendirme yapmak gereklidir. Öncelikle polis teşkilatının güçlenmesi şarttır. Özellikle  kadrosunda 800 açık olduğu söylenen bir polis teşkilatı bu memlekette büyük bir sıkıntıdır. Ama aynı zamanda muhaceret yasalarının kesinlikle ele alınması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

 

“Vatandaşlık ve muhaceret politikası neye göredir”

Türkiye’deki bir örnekten yola çıkarak vatandaşlık konusuna da değinen Soyer, şunları söyledi; “Türkiye’de Suriyelilerin vatandaş yapılması tartışması var. Bu konu ile ilgili birçok kişi değişik fikirler öne sürmektedir. Ama benim en çok ilgimi çeken nokta Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasıyla ilgili olarak kamuoyundaki tepkiler nedeni ile söylediği sözdür. Sayın Erdoğan diyor ki; ‘Biz nitelikli insanları vatandaş alacağız’. Bizde vatandaşlık ve muhaceret politikası nereye göredir sormak isterim?”

 

“Ucube gibi vatandaşlık dağıtılıyor”

Ferdi Sabit Soyer, ülkemizde iş gücü ihtiyacı çerçevesinde Pakistanlı, Bangladeşli, Afrikalı insanların da çalışma amaçlı KKTC’ye  geldiğini vurgulayarak, “Bunun yanında 22 bin civarında öğrenci olmayan kişinin üniversitelere kayıt olup memlekette yaşadığı basına yansımaktadır. Bu noktada esas hadise memlekette ucuz iş gücünü emeği ucuzlatarak bu çerçevede kar elde etmek isteyenlerin ve siyasi maksatlarla seçmen listeleri ile oynayarak ucube gibi vatandaşlık dağıtarak siyasi rant elde etmek isteyenlerin yarattığı bir hadise toplamı vardır. Bu bakımdan da bu cinayet olayları çok önemlidir, tepki gösterilmelidir. Ama konu konuşulacaksa ve tartışılacaksa çok yönlü ele alınmalıdır. Biri bana okullarda kayıt yapıp fiilen öğrenci olmayan 22 bin kişinin nasıl bu memlekette yaşadığını izah etsin. Memleketin muhaceret esasları nedir, vatandaşlık politikası nedir? Ama en önemlisi de polisin takviye edilmesi, devriyelerin artırılması ve suçun oluşmasını engelleyecek organizasyonlar içerisine girilmesi lazımdır.

 

 

TDP Milletvekili Zeki Çeler;

“Güvenlik ağı kurulmalı”

TDP Milletvekili Zeki Çeler, Türkiye ve 3’üncü dünya ülkelerinden ülkemize gelen kişilerin kontrollerini yapmak ve buna bağlı olarak artan suçların önüne geçebilmek için Türkiye ile KKTC arasına bir güvenlik ağının kurulması gerektiğini söyleyerek, “Nasıl ki Avrupa Birliği ülkeleri gümrük bilgileri konusunda bir ağ içerisindeyse Türkiye ile KKTC arasında da benzer bir güvenlik ağı uygulaması yapılmalıdır. Gerek kimlik, gerekse pasaportla ülkemize gelecek olan kişilerin kontrolleri bu ağ sayesinde yapıla bilir, kaldı ki bu sadece Türkiye vatandaşları için değil Türkiye üzerinden gelen 3’üncü dünya vatandaşlarının da kontrolü içinde önemlidir, nasıl olsa onlarda Türkiye üzerinden ülkemize gelmektedir” dedi.

 

“Yasa çıkarılmalı”

Yine suç artışlarının önüne geçmek ve ülkeyi güvenli bir yapıya getirebilmek için genel anlamdaki suç unsurlarına bakarak  devletin bir yasa çıkarması gerektiğini söyleyen Çeler, “Devlet, bu bağlamda bir politika üreterek kendi ülkesinde herhangi bir kriminal suç işlemiş bir şahsın kesinlikle bu adaya turist veya başka bir amaçlı gelmesini engelleyici bir düzenleme yapabilir ” şeklinde konuştu.

 

“Şiddet yanlılığı baş gösteriyor”

Kendi içimizde de bir şiddet yanlığının baş gösterdiğinin altını çizen Çeler; “Bunun sebeplerinin de araştırılması ve değerlendirmelerinin bilim insanları tarafından yapılması ve önüne geçilmelidir. Bu noktada çıkan sonuçlar üzerine devlet ve yetkililer olarak gitmeli ve çözüm üretmeliyiz. KKTC vatandaşlarının  da neden daha kriminal olaylara bulaştığı araştırılmalı ve önüne geçilmelidir” diye konuştu.

 

“Vatandaşlıklar çıkarlar için verilmektedir”

Çeler, sözlerine şu şekilde devam etti; TDP olarak yıllarca vatandaşlık konusunda ülkede yaşayan kişilerin vatandaşlık hakkını elde ettiği zaman  bunu  bir sınavla alması gerektiğini savunmaktayız. Örneğin; Avusturalya da vatandaşlık alabilmek için kişinin belli bir süre orada yaşaması, çalışma izni olması gibi şartlar koşulmaktadır. Bu şartların hepsi yerine getirildiğinde de vatandaşlık için sınava tabi tutulmaktadırlar. Bunun yanında Avusturalya’da 2 kez sınava girip de bu sınavı geçemeyenler tekrar 2 yıl sonra bu hakkı elde edebilmektedir. Bizde de bu sistem göz önünde bulundurulmalıdır. Ama maalesef ve maalesef bizdeki vatandaşlıklar siyasilerin kendi çıkarları için verilmektedir. 25 yıldır burada yaşayan veya burada doğup büyüyen kişilere vatandaşlık verilmezken, 3-5 yıldan beri  ülkede  olanlara ise  vatandaşlık veriyorlar. Yıllardır bu haksızlıkları yapanlar yine DP-UBP hükümetidir. Bu noktada da UBP ve DP vatandaşlık konusunda yaptığımız bu açıklamaları da çarpıtarak bunlar sizi ya da Türkiye’den gelen insanları istemez diye siyaset yapıyorlar”

 

 

BKP Genel Başkanı İzzet İzcan;

“Suçlar kontrolsüz ve denetimsiz artan nüfusa bağlı”

BKP Genel Başkanı İzzet İzcan da, ülkede son yaşanan kadın cinayetlerinden de yola çıkarak  suç patlaması yaşandığının altını çizerek, “Bu suç patlaması da büyük oranda kontrolsüz, denetimsiz artan nüfusa bağlıdır. Dolayısıyla da asayiş sağlanamamaktadır. Bu noktada yapılabilecekler arasında ülkeye girişlerin denetim altına alınması önemli bir noktadır” dedi.

 

“Devletin yasal tedbirler almalı”

Sorunu bir bütün olarak görmek gerektiğini anlatan İzcan, “Sadece gelenlerde değil burada yaşayan vatandaşlar arasında da huzursuzluk devam ediyor. Aile içi şiddet artmıştır. İstatistikler 5-10 yıl içerisinde 18 civarında kadın cinayeti işlendiğini gösteriyor. Bu nedenle devletin yasal tedbirler alması ve sosyal devlet anlayışına uygun bir şekilde insan hakları ihlallerini denetlemesi gereklidir. Özellikle kadın ve çocuklara yönelik istismar, saldırı, tecavüz gibi toplumun biyolojik olarak daha zayıf olan kesimlerine karşı dikkate değer bir artış var ve bu artış çok tehlikelidir. Bu noktada idari güvenlik tedbirlerine,  yasal düzenlemelere, kadın sığınma evlerine ve çocuk sığınma evlerine ihtiyacımız var. Kısacası bu suçların önüne geçmek için hem ülkeye giriş, hem güvenlik, hem de nüfus ve bunların yanında da yasal tedbirlerin acilen alınması şarttır. Ama ortada bunların hiçbiri yoktur, bu nedenle de KKTC bir suç patlaması yaşıyor ve insanlarında büyük oranda morali bozuluyor, bunalıma giriyorlar.

Benzer Videolar