Bakan Şimşek’ten ‘tedarik sorunu yok’ mesajı!
Mazotun 89 lira olmasına izin verilmedi
Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması sonrası küresel ekonomideki dalgalanmayı ve Türkiye'ye yansımasını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, atılan adımlar ile ekonomik şokun etkisinin vatandaşa yansıtılmadığını ifade etti. Savaş ile oluşan küresel ekonomik sarsıntının 1970'lerden bu yana yaşanan en büyük şok olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, "Eşel mobil uygulaması olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olacaktı. Enerjide tedarik sorunumuz yok" dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran-ABD savaşı sonrası meydana gelen küresel ekonomik dalgalanmayı, Türkiye'ye yansımasını ve ekonomi alanındaki son gelişmeleri değerlendirdi. TRT Haber'de gündeme ilişkin konuşan Bakan Şimşek, Hürmüz Boğazı'nın kapanması sonrası küresel ekonomide büyük bir şok yaşandığını dile getirdi.MAZOTUN 89 LİRA OLMASININ ÖNÜNE GEÇİLDİ
Atılan adımlar ile ekonomik şokun etkisinin vatandaşa yansıtılmadığını ifade eden Bakan Şimşek, "Eşel mobil uygulaması olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olacaktı. Enerjide tedarik sorunumuz yok" şeklinde konuştu. Şimşek konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Yani esas itibarıyla biz vatandaşımızın alım gücünü, ülkemizin rekabet gücünü önemli ölçüde korumak için bu fedakarlığı yaptık. Nasıl bir fedakarlık? İlk 2 ayda bize maliyeti -yani gelir kaybı söyleyeyim- yapılmasaydı ki senaryoya oranla yaklaşık 90 milyar lira. Yani ciddi bir rakam; 2 milyar dolar. Yılın tamamında benzer durum devam ederse etki yaklaşık 600 milyar lira civarında bir şey olacak. Yani bugünkü fiyatlarla 13-14 milyar dolarlık bir rakamdan bahsediyorsunuz. Bunun bir de finansman maliyeti var. Uzun bir süredir bütçede disiplini tesis etmeseydik, kamuda tasarruf yapmasaydık, gelirlerimizi arttırma çabasına girmeseydik, harcamaları kontrol altına almasaydık, bütçe açığını geçen sene düşüremeseydik bunu yapma imkanımız olmayacaktı. Dolayısıyla bütçede ciddi bir disiplini, iyi bir performansı yakaladığımız için de eşel mobil sistemini devreye aldık ve bunun sayesinde de şokun etkisini sınırlamış olduk."SON 56 YILIN EN BÜYÜK ŞOKU!
Yaşanan küresel ekonomik sarsıntının 1970'lerden bu yana yaşanan en büyük şok olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, "1970'lerden beri -yani biliyorsunuz 73 savaşı vardı, 78'deki bir arz şoku vardı, sonra 90'lı yılların başında birinci Körfez Savaşı var, 2000'li yılların başında ikinci Körfez Savaşı var, Rusya-Ukrayna savaşı var- bütün bunlarla karşılaştırdığınız zaman bu şok çok büyük bir şok. Hatta bütün bu bahsettiğim, zikrettiğim şokların tamamından daha büyük bir şok. Dolayısıyla o anlamda bakarsanız büyük bir şok ve küresel ekonomiye etkisi de tabii ciddi boyutlarda olacak" dedi.
SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİ BÜYÜK!
Savaşın neden olduğu krizin ilk olarak enflasyona etki edeceğinin altını çizen Bakan Şimşek "Bunun birinci etki kanalı enflasyon. Enflasyon beklentilerindeki bozulma ve enflasyondaki yükselmeyle birlikte finansal koşullarda da sıkılaşma var. Çünkü küresel emtia fiyatlarında bir ciddi artış var; özellikle enerji fiyatlarında ama sadece enerji değil. Yani petrolden, doğalgazdan üretilen birçok ürünün -gübre gibi, helyum gibi- fiyatlarında dramatik artışlar var. Fiyatlara bakarsanız Brent petrolü savaş öncesine göre %57 yukarıda, doğalgaz fiyatları Avrupa'da %44 yukarıda. Ama bazı ürünlere bakarsanız, örneğin üre gübresi %120'nin üzerinde artmış durumda veya jet yakıtına bakarsanız %130'un üzerinde bir artış var" sözlerini kullandı.
İran-ABD arasındaki savaşın doğurduğu küresel ekonomik dalgalanmanın ve Hürmüz'ün kapalı olmasının birçok ülkeye yansıdığını ifade eden Şimşek, "Küresel enflasyon yükselecek. Tabii ülkemizde de maalesef birtakım etkiler söz konusu. Birinci konu bu. Tabii enflasyon beklentilerindeki bozulma, enflasyondaki yükselmeyle birlikte dikkat ederseniz finansal koşullarda da sıkılaşma var. Amerika Birleşik Devletleri'ne bakarsanız 10 yıl vadeli, 30 yıl vadeli tahvillerin faizlerinde ciddi artış var; İngiltere'de de artış var, Avrupa Birliği'nde de artış var. Dolayısıyla bütün bunlar aslında orta-uzun vadeli finansal koşullarda da bir sıkılaşmaya işaret ediyor. Kısa vadeli faiz indirimleri büyük ihtimalle duracak" dedi.