Alışkanlıklar değişmeye başladı

Melin DOBRAN


Özkan Öke, Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesinde baba mesleği olan Kıbrıs’ın simgelerinden hasır iskemle yapımını yıllardır sürdürüyor. Öke, kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği severek ve gururla yaptığını söylüyor. Öke, Ökeler İskemle Yapım ve Tamirat isimli dükkânı yıllardan beridir işletiyor. Bu tür el emeği ürünlere gençlerin ilgi göstermesi gerektiğini ifade eden Öke, Kıbrıs kültürünün yaşatılmasını istedi. Küçük yaştan bugüne kadar baba mesleğini devam ettirdiğini dile getiren Özkan usta, iskemle yapmaktan büyük haz duyduğunu belirtti. Geçmişe göre iskemlelere olan ilginin düştüğünü kaydeden Öke, bunun üzücü bir durum olduğunu söyledi.


“Dükkânın içinde doğdum”

 Özkan Öke, hasır iskemlenin hem sağlam hem de sağlıklı olduğunu belirterek, “Her evde olması lazım” dedi. Öke, “Mesleğim baba mesleğidir. Kendimi bildim bileli bu işi yapıyorum. Dükkânın hemen yanındaki evde, 1959 yılında doğdum. 1949 yılında ise babam bu dükkânı açtı. Babam konuşamazdı çünkü işitme engelliydi. Dükkânı evin yanına açtı ki annem ona iletişim sağlayabilsin. Annem, babama yardımcı olurdu. Dükkânın içinde doğdum desem yalan olmaz. Tahtanın ve hasırın kokusunu çocuk yaşta aldım. Biz 3 erkek kardeşiz hepimiz de bu kokuyu çocuk yaşta alarak büyüdük” ifadelerini kullandı.


“İskemle yapmayı çocuk yaşta öğrendim”

“Hasır örmeyi ilkokul çağında öğrendik. Ortaokul çağında ise cam kâğıdı, sisra ve cila işi yapmayı öğrendik. Lise çağımızda ise tomrukları bıçkı makinesinde şekillendirip, doğramayı öğrendik. İskemlenin çatısını kurmayı, gerekli yuvaları açarak öğrendik. Yüksek tahsilimin ardından geri dönmek zorunda kaldım ve döndükten sonra bankacılık yaptım. Kıbrıs’a özgü bir iş olan hasır iskemle, 1970’li ve 1990’lı yıllar arasında evlenen herkesin evinde mutlaka vardı. Özellikle evlerin mutfağında yeşil veya sade renkler tercih edilirdi. 4 veya 12 adet alınırdı. Bölgelerdeki kahvehanelere, yazlık ve kışlık sinemalara da hasır iskemle yapardık. Geçmiş yıllarda devlet kurumlarında da bu sandalyeler tercih edilirdi.”


“Eskisi gibi ilgi görmüyor”

“1949 yılında üretilen sandalyeler tamire geliyor. Bu beni mutlu ediyor. 1 sandalyeyi 1 günde sıfırdan yapabiliyorum. Ara ara talep oluyor ama eskisi gibi ilgi görmüyor. Hem yetişkinler için hem de çocuklar için iskemle yapıyorum. Fiyatı 250 ile 300 lira arası değişiyor. Sandalyenin yapımında kullanılan ağacın türünü müşteri kendi tercih ederdi. Daha çok ceviz, çınar, dut veya zangalak ağacı tercih edilirdi. Mayıs ayından eylül ayına kadar dereleri gezerek saz keseriz ve hasırı bu şekilde elde ederiz. Sandalyenin fiyatı ise 1974 yılının öncesinde 15 şilin ve 25 şilin arası değişirdi.”


“Zamanla işler düştü”

“O dönemlerde işler çoktu. Şu ankinin 20 katı diyebilirim. Daha sonra çeşitli demir ve plastik sandalyeler piyasaya çıkınca, bizim işlerimizde düşüş yaşandı. Bu düşüşe çırak ve kalfanın da yetişmemesi eklendi. Geçmiş yıllarda 8-10 kişiyle çalışırken, şu an atölyede tek başıma çalışıyorum. Bu güzel mesleğe ne yazık ki şu an sahip çıkan yok. Merak salan da yok. Bu üzücü bir durumdur. Ben hasır iskemleyi yaparken çok mutlu oluyorum. 

Bu Kıbrıs kültürüne ait el emeğidir. Bu ülke değeridir. Gençlerin bu meslekle ilgilenmesi gerekir diye düşünüyorum. Gençlere çağrımdır, evde oturup bilgisayar ya da telefonla vakit geçireceklerine, bu tür meslek dallarına yönelsinler. Kıbrıs kültürünün yaşatılmaya ve unutturulmamaya ihtiyacı var.”

Benzer Videolar