AB’den Türkiye’yi ilgilendiren yeni plan!
Avrupa Birliği'nden Türkiye dahil aday ülkeleri yakından ilgilendiren yeni bir plan geldi. Avrupa Komisyonu'nun üzerinde çalıştığı taslağa göre aday ülkelere tam üyelik gerçekleşmeden AB tek pazarına kademeli erişim sağlanabilecek. Ancak yeni sistem önemli şartlar da getiriyor. Dış politikadan yaptırımlara, hassas teknolojilerden Rusya ve Çin gibi ülkelerle ilişkilere kadar birçok başlık, ekonomik ayrıcalıkların sürdürülmesinde belirleyici olabilecek.
Avrupa Birliği, yıllardır üyelik kapısında bekleyen aday ülkeler için mevcut sistemi değiştirebilecek yeni bir model üzerinde çalışıyor. Politico'nun elde ettiği Avrupa Komisyonu taslak teklifine göre aday ülkelere tam üyelik öncesinde AB tek pazarının bazı imkanlarından yararlanma fırsatı sunulması planlanıyor.ÜYELİK BEKLENMEDEN TEK PAZARA ERİŞİM
Taslakta "kademeli entegrasyon" modeli öne çıkmakta. Buna göre aday ülkeler üyelik müzakereleri devam ederken sürtünmesiz ticaret, araştırma ve inovasyon programları, endüstriyel iş birliği ve daha geniş pazar erişimi gibi imkanlardan yararlanabilecek. Komisyon taslağında, "Tek pazar, ekonomik yakınlaşma için ilk önceliktir" ifadesi kullanıldı.Yeni sistemle aday ülkelerin AB ekonomisine tam üyelikten önce aşamalı olarak dahil edilmesi amaçlanıyor.
AB'nin tek pazarın bazı imkanlarını üyelikten önce aday ülkelere açması yeni bir ekonomik entegrasyon modeli anlamına geliyor. AB'nin tek pazar ve genişlemeye ilişkin daha önceki çalışmalarında da aday ülkelerin belirli alanlarda üyelikten önce tek pazar avantajlarından yararlanabileceği kademeli bir model üzerinde durulmuştu.TÜRKİYE DE LİSTEDE
Politico'nun aktardığı taslakta Türkiye de süreci uzun süredir devam eden aday ülkeler arasında yer alıyor. Ukrayna, Moldova, Arnavutluk ve Karadağ için üyelik sürecini hızlandırmaya yönelik yol haritaları hazırlanması planlanırken Türkiye, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna-Hersek ve Sırbistan'ın süreçlerinin daha uzun sürdüğüne yer verildi.Politico, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelerle ilgili, "Brüksel, bu ülkelerin AB ile bağlarının zayıflamasından ve Rusya ya da Çin'e daha fazla yaklaşmasından endişe ediyor" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE NASIL ETKİLENECEK?
Türkiye açısından planın en önemli taraflarından biri tek pazara erişimin yalnızca teknik ve ekonomik şartlara bağlanmaması. Taslağa göre daha geniş ekonomik erişim için aday ülkelerin AB düzenlemelerine uyumu ve bunları uygulama kapasitesi değerlendirilecek. Bunun yanında yatırım taraması, ihracat kontrolleri, yaptırımların uygulanması ve hassas teknolojilerin korunması gibi alanlardaki iş birliği de dikkate alınacak. Türkiye halihazırda Gümrük Birliği aracılığıyla AB ekonomisiyle kapsamlı ticari ilişkilere sahip. Yeni model hayata geçirilirse araştırma, inovasyon, sanayi ve belirli alanlarda daha geniş pazar entegrasyonu için yeni imkanlar gündeme gelebilecek.Ancak hangi imkanların Türkiye'ye açılacağı ve Ankara'nın bunlardan hangi şartlarla yararlanabileceği taslakta henüz kesinleşmiş değil.
"RUSYA VE ÇİN İLE İLİŞKİLER KRİTİK HALE GELEBİLİR"
Taslağın en önemli şartlarından biri ekonomik entegrasyon ile stratejik uyum arasında kurulması planlanan bağlantı. Aday ülkelerin hassas teknolojileri AB'nin "düşman devlet" veya ticari rakip olarak değerlendirdiği ülkelerle paylaşmaması istenecek. Taslakta şu ifadelere yer verildi: "Endüstriyel ve pazar entegrasyonu derinleştikçe, hassas sektörlerdeki katılıma yatırım taraması, ihracat kontrolleri, yaptırımların uygulanması ve hassas teknolojilerin korunması konularında iş birliği eşlik etmelidir."Söz konusu şart Türkiye açısından Rusya ve Çin ile ekonomik ve teknolojik ilişkilerin de değerlendirme konusu olabileceği anlamına da gelmekte. Ancak taslak, Türkiye'ye özgü olarak bu iki ülkeyle ilişkilerin hangi somut sonuçları doğuracağını belirtmiyor.
YAPAY ZEKA, UZAY VE ÇİPLER LİSTEDE
AB'nin aday ülkelerle daha yakın iş birliğine gitmeyi değerlendirdiği stratejik sektörler de ortaya çıktı. Bunlar arasında yarı iletkenler, kuantum teknolojileri, biyoteknoloji, yapay zeka ve uzay bulunuyor. Komisyon, aday ülkelerin AB düzenlemelerine uyumu ve uygulama kapasitesine göre araştırma, inovasyon ve endüstriyel iş birliğine daha fazla katılım sağlayabilmesini planlayacak.AB'DE KARAR SİSTEMİ DE DEĞİŞEBİLİR
Taslak yalnızca aday ülkeleri değil AB'nin kendi karar mekanizmasını da kapsıyor. Üye sayısının artması halinde tek bir ülkenin önemli kararları engellemesinin önüne geçmek amacıyla bazı alanlarda oy birliği yerine nitelikli çoğunlukla karar alınmasının kapsamının genişletilmesi değerlendiriliyor.Özellikle yaptırımlar, insan hakları krizlerine verilecek yanıtlar ve çatışma bölgelerine sivil misyon gönderilmesi gibi konularda bu yöntemin kullanılması gündemde.