ABD Dışişleri Bakanı Rubio’dan Türkiye açıklaması! “Umut verici haberler aldık”
Türkiye’nin üstlendiği anahtar role dikkat çeken ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze’de ateşkes sürecine ilişkin Ankara ile yürütülen diplomasi trafiğinde ilerleme sağlandığını söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği'ndeki suikast girişiminin ardından Fox News’ten Trey Yingst’e verdiği özel röportajda, Washington’daki güvenlik krizinden İran’la savaşa, Lübnan ateşkesinden Gazze’deki son duruma kadar kritik açıklamalarda bulundu."BAŞKAN ŞEFFAFLIK KONUSUNDA ISRARCIYDI"
Cumartesi gecesi yaşanan saldırı anında komuta merkezinde Başkan Trump ile birlikte olduğunu belirten Rubio, o anları şöyle anlattı:"Başkan Trump’ın liderliği takdire şayandı. Şeffaflığa olan inancı gereği, saldırı anına ait görüntülerin derhal halkla paylaşılmasını istedi. Bazıları soruşturma nedeniyle bunun beklenmesi gerektiğini düşünse de Başkan, komplo teorilerini susturmak ve ulusu sakinleştirmek için görüntüleri hemen yayınlattı. O gece gerçekten büyük bir liderlik sergiledi."
TÜRKİYE VE MISIR İLE GAZZE MESAİSİ
Gazze’deki ateşkesin kalıcı hale gelmesi için Hamas’ın tamamen silahsızlanması gerektiğini belirten Rubio, Türkiye’nin bu süreçteki etkisini şöyle anlattı: "Hamas'ın silahsızlanması ve askerden arındırılması süreci henüz tamamlanmadı ancak hafta sonu çok umut verici işaretler aldık. Mısır ve Türkiye'deki ortaklarımızın bu sürece aktif olarak dahil olduğunu biliyorum. Hamas’ın askerden arındırılması konusunda bir anlaşmaya yaklaştığımıza dair somut belirtiler var. Önümüzdeki birkaç gün içinde Ankara ve Kahire ile yürüttüğümüz bu diplomasiden iyi haberler almayı umuyoruz."İRAN’A "EKONOMİK NÜKLEER SİLAH" BENZETMESİ
İran ile olan gerilime dair Rubio, Tahran’ın Boğazları kapatma tehdidi hakkında şunları söyledi:"Boğazlar uluslararası su yollarıdır. İran’ın buraları 'haraç kesilen bir sistem' haline getirmesini tolere edemeyiz. Bu, dünyaya karşı kullanmaya çalıştıkları ekonomik bir nükleer silahtır. Mevcut rejim nükleer silaha erişirse tüm bölgeyi rehin alır. Amacımız İran halkına zarar vermek değil, rejimin terörizmi ihraç etme kapasitesini yok etmektir. İran'a uygulanan yaptırımların seviyesi olağanüstü, İran'a uygulanan baskı seviyesi olağanüstü ve bence daha fazla baskı uygulanabilir."
"KIYAMETÇİ SERTLİK YANLILARI MUTLAK GÜCE SAHİP"
Rubio, İran sistemindeki bölünmelere dikkat çekerken, pragmatik düşünen siyasi sınıfa karşı "apokaliptik" bir dünya görüşünü benimseyen radikal grubun baskın geldiğini açıkladı: “Ne yazık ki, geleceğe apokaliptik bir vizyona sahip sertlik yanlıları o ülkede nihai güce sahip. Teolojiyle hareket eden bu sertlik yanlıları sadece Devrim Muhafızları yetkilileri değil. Aynı zamanda yüce lideri çevreleyen konseyin ta kendisidir.MÜCTEBA HAMANEY BİLMECESİ: "SESİNİ DUYMADIK"
Artık yeteneği hala test edilmemiş, erişimi şüpheli, görünür bir şekilde, halka açık olarak görülmemiş, konuşmamış bir yüce lider var. Sesini bile duymadık. Hayatta olmakla iktidarda olmak iki farklı konudur. Kararları gerçekten kendisi mi alıyor, yoksa onun adına başkaları mı işleri yürütüyor bilmiyoruz. Bu belirsizlik, İran sisteminde büyük bir işlev bozukluğuna neden oluyor ve müzakereleri zorlaştırıyor."
"SAVAŞ LÜBNAN'LA DEĞİL, HİZBULLAH'LA"
Lübnan’daki operasyonlar hakkında Rubio, asıl hedefin devlet değil, örgüt olduğuna vurgu yaptı: "İsrail'in Lübnan'la bir sorunu yok, toprak iddiası da yok. Sorun, Lübnan içindeki Hizbullah ile. İdeal sonuç, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin güçlenerek Hizbullah’ı kendi başına silahsızlandırmasıdır. İsrail’in Lübnan’da kalıcı bir tampon bölge oluşturmak istediğini sanmıyorum."KÜBA VE ÇİN TEHDİDİ
Rubio, Küba’nın "başarısız bir devlet" olduğunu ve Çin ile Rusya gibi rakiplere ev sahipliği yaparak ABD kıyıları için büyük risk oluşturduğunu söyledi.Çin’in teknoloji hırsızlığına da değinen Bakan, "Ekonomik güvenliğimiz ulusal güvenliğimizdir. Çin’in fikri mülkiyetimizi çalma çabaları görmezden gelinemez bir tehdittir" şeklinde konuştu.
BARIŞ KURULU NEDİR?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu önde gelen 8 Müslüman lider, 23 Eylül 2025'te ABD Başkanı Donald Trump ile Gazze'de ateşkesin ve barışın sağlanması amacıyla görüşme yapmıştı. Görüşmenin ardından Trump tarafından Barış Planı açıklanmıştı. Barış Planı çerçevesinde 13 Ekim 2025'te düzenlenen Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi'nde, Türkiye, ABD, Katar ve Mısır tarafından imzalanan ortak bildiriyle ateşkesin sağlandığı duyurulmuş, ateşkes Barış Planı'nın ilk aşamasını oluşturmuştu.14 Ocak'ta Gazze'nin idaresini üstlenmek üzere 15 Filistinli teknokratın yer aldığı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesinin oluşturulduğu açıklanmıştı. Aynı gün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un açıklamasıyla Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçildiği ilan edilmişti.
16 Ocak'ta Barış Kurulu'nun teşkili ve ilgili organlarda yer alacak isimler duyurulmuş, bu kapsamda Barış Kurulu, Yürütme Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi, Gazze Yürütme Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi kurulmuştu.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika